YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7781
KARAR NO : 2023/299
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. (…) Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.10.2015 tarihli ve 2015/43556 Esas, 2015/36969 İddianame numaralı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi gereğince cezalandırılması ve 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. (…) … Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/578 Esas, 2016/320 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, katılan ile uzlaşarak zararını karşıladığına ve mağduriyetini giderdiğine, mahkemece takdiri ve iyi hal indirimlerinin uygulanmadığına, ailesinin ve çocuğunun mağduriyetinin göz önünde bulundurulmasını istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılana ait markete katılanın yeğeni tanık …’nin emaneten baktığı olay günü saat 18.15 sıralarında, tanığın başka müşteriler ile ilgilendiği esnada sanığın markete gelerek koli halinde bulunan … 35’lik (24 adet), 3 şişe 100’lük …, 3 şişe 70’lik … ve 1 adet 100’lük … marka içkileri alıp çıktığı, iş yerine ait güvenlik kamera görüntüleri ve tadım ibrareli çerez paketi üzerinden elde edilen parmak izi ile sanığa ulaşıldığı, tanık …’nin de sanığı teşhis ettiği, ilk ifadesinde suçlamayı kabul etmeyen sanığın tanık beyanı üzerine suçu ikrar ettiği ve kovuşturma aşamasında katılanın zararını giderdiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı suç yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek, mahkemece “Sanığın geçmişteki hali, sosyal ilişkileri de dikkate alınarak cezadan takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerde takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak,
Sanığın adli sicil kaydına göre … Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2012 gün ve 2011/116 E – 2012/556 K. sayılı ilamında yer alan kasten yaralama suçundan verilip 26.01.2015 tarihinde kesinleşen 2 yıl 1 ay hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerekirken, … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2013 gün ve 2009/2 E – 2013/815 K. sayılı ilamına konu 1 yıl 8 ay hapis cezasının tekerrüre esas alındığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … (…) … Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/578 Esas, 2016/320 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2012 gün ve 2011/116 E – 2012/556 K. sayılı ilamında yer alan kasten yaralama suçundan verilip 26.01.2015 tarihinde kesinleşen 2 yıl 1 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına, ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2013 gün ve 2009/2 E – 2013/815 K. sayılı ilamına konu 1 yıl 8 ay hapis cezasının esas alınarak belirlenmesine karar verilmesi suretiyle hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.