YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6097
KARAR NO : 2023/99
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen muhdesat aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı … ile … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava, muhdesatın aidiyetinin tesbiti istemine ilişkindir.
2. Davacı, mülkiyeti Hazineye ait Batman ili, Merkez ilçesi, Suçeken Köyü 126 sayılı parsel üzerinde 2002 yılında iyiniyetli olarak 100 m2’lik ev, 30 m2’lik araba garajı 20 m2’lik odunluk, bir adet su kuyusu ve 30 adet meyve ağacı diktiğini, taşınmazın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma kapsamına alındığını, bu nedenle de belirtilen parsel üzerinde bulunan muhdesatların ve belirtilen yapıların, ağaçların kendisi tarafından meydana getirildiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili, Batman ili, Merkez ilçesi, Suçeken Köyü 126 sayılı taşınmazın Hazine adına tescilli olduğunu, söz konusu taşınmazın intifa hakkı İmar ve İskan Bakanlığına ait olmak üzere satın alındığını, davacı tarafın söz konusu taşınmaza ev, bodrum, ağaçlar vs. yaptığı/diktiği ispat edilse dahi bunun haksız elatma olarak değerlendirilmesi gerektiğini, zira davacının söz konusu yerin Hazineye ait olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığını, davacının bu haksız elatmaya dayanarak hak iddia etmesinin hukuka aykırı olduğunu, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … yargılamaya katılmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR
Mahkeme, 03.03.2016 tarih ve 2014/76 Esas, 2016/121 sayılı Kararı ile davanın kısmen kabulü ile Suçeken Köyü 125 ve 126 No.lu parseller üzerinde bulunan ve 110,00 m2 1 adet ev, 10,00 m2 1 adet eklenti ev, 20,00 m2 yer betonu, 20,50 m2 1 adet su havuzu, 20,00 m2 1 adet sundurma, 2,55 m2 1 adet kümes, 1,80 m2 1 adet tandır, 20,50 m2 1 adet balkon, 52,00 metre taş duvar, 21,00 metre 1 adet çardak, 1 adet demir bahçe kapısı, 1 adet sondaj su kuyusu ile Ziraat bilirkişi Kübra Sedef İraz tarafından düzenlenen 28/06/2015 tarihli raporda belirtilen 25-30 yaşlarında 2 adet ceviz, 25-30 yaşlarında 10 adet incir, 25-30 yaşlarında 12 adet nar, 25-30 yaşlarında 1 adet çam ağacının, davacı tarafından meydana getirilğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk derece Mahkemesinin ilk kararı Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2016/11538 Esas, 2020/609 Karar sayı ve 23.01.2020 tarihli kararı ile; “davacı vekili dava dilekçesinde 126 parsel üzerinde …. muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitini talep etmişse de harcını yatırmak suretiyle ayrı bir davanın konusu olan 125 parsel üzerinde bulunan muhdesatların ıslah yoluyla davaya katılması mümkün değildir. …. Hüküm fıkrasında Mahkemece ıslahla dahil edilen 125 parsel de belirtilerek muhdesatın tespitine karar verilmiş olup hangi muhdesatların hangi parseller üzerinde kaldığı belirtilmeksizin HMK’nın 297 inci maddesine aykırı, infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiştir. Mahkemece dava dilekçesinde belirtilen 126 parsel üzerindeki 100 m2 ev, 20 m2 odunluk, 30 adet meyve ağacı ve 30 m2 araba garajına ilişkin talep gözetilerek hüküm kurulması gerekmektedir…. kamulaştırma hukuki nedenine dayalı muhdesatın tespiti davalarında kamulaştırmayı yapan idarenin dahi taraf sıfatı yoktur. Davanın sadece tapu malikine karşı açılarak görülmesi yeterli olup somut olayda tapu maliki Hazinedir. Mahkemece hüküm kurulurken bu durumun gözetilmemesi de doğru olmamıştır” gerekçesi ile bozulmuştur.
2. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi bozma kararına uyarak davanın davanın kısmen kabulü ile;
A-…. Suçeken Köyü 126 No.lu parsel üzerinde bulunan …. 1 adet 65,00 m2 betonarme ev, 1 adet 20,50 m2 odunluk (beton balkon), 1 adet 10,00 m2 araba garajı (eklenti yapı) ile…. 10-12 yaşlarında 2 adet ceviz, 10-12 yaşlarında 1 adet çam ağacının, davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine fazlaya ilişkin talebin reddine,
B-Davalı köy tüzel kişiliği yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
C- Batman ili, Merkez ilçesi, Şikeftan (Su çeken) Köyü 125 parsel sayılı taşınmaz dava konusu olmadığından bu taşınmaz üzerinde yer alan muhtesatlar yönündeki tespit talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçların yaşlarının tespitinde bilimsel metotlardan uzak belirleme yapıldığı,
2. İnşaat bilirkişi raporunda da dava konusu yer üzerindeki yapıların yaşları ve bedeli teknik yöntemlerle belirlenmediği, taraflı beyanlara ve sadece gözleme dayanılarak yapılan tespitin kabulünün mümkün olmadığını,
3. 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 03.07.2003 tarih ve 4916 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile değişik 5 inci maddesinin son fıkrasında; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesisler başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal eder. Yapı ve tesisleri yapanlar herhangi bir hak ve tazminat talep edemezler.” hükmü uyarınca davacının talepleri hukuka aykırı olup, bu doğrultuda kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
4. Davacılar iş bu davanın açılmasında kötü niyetlidirler. Davacılar dava konusu taşınmazın Hazine arazisi olduğunu bilmelerine rağmen işgal etmek sureti ile dava konusu taşınmaz üzerinde yapı yapmışlar ve ağaç ekmişlerdir. Hukuk sistemimizde kötü niyet korunmaz. Bu nedenle, açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması hukuka aykırıdır.
5. Değinilen ve resen tespit edilecek nedenlerle, hukuka ve yasalara aykırı Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.03.2016 tarih ve 2014/76 Esas, 2016/121 sayılı Kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık Hazine adına kayıtlı 126 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tesbiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, birarazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklindedikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğinikaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespitdavası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.).
Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden dava konusu 126 parsel sayılı taşınmazın Ilısu Barajı ve HES gölü alanı nedeniyle yapılan kamulaşırma kapsamında kaldığını, muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiği tespit edilmiştir.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle uyulan bozma kararı gereğince tesis edilmiş İlk Derece Mahkemesi kararınında hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik olmamasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmamasına göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı kurumlar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.