YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7955
KARAR NO : 2023/300
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, ıslah ile ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili, davacı ve davalıların kardeş olduğunu, murisleri …’in 27.09.1988 tarihinde vefat ettiğini, dava dışı …’ün, …’e 913-914 parsel 29 No.lu özel bölüm sayılı taşınmazı (imar uygulaması sonrası 4725 ada 15 parsel sayılı taşınmaz) bedeli nakden ve peşin olarak satmayı vaad ve kabul ettiğini, fiilen hissesini de muris Ayşe’ye teslim ettiğini, murisin de iş bu taşınmaz üzerine dükkan ve 2 katlı bina inşa ettiğini, satış sözleşmesi uyarınca taşınmaz tapuda devredilmeden evvel Sami ve Ayşe’nin vefat ettiğini, Sami’nin mirasçılarının satış sözleşmesinde tanık olarak imzası bulunan … ile görüşerek 22.04.2005 tarihinde dava konusu taşınmazı tapuda Bilal’e devrettiklerini, davacıların taşınmazdaki miras haklarını terekeye iade etmesini davalıdan istedikleri halde davalının iadeye yanaşmadığını belirterek Türk Medeni Kanunu’nun 637 ve devamı maddeleri uyarınca Samsun ili, Merkez ilçesi, Hasköy Köyü, 4725 ada 15 parsel sayılı taşınmazın veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılar adına tescilini talep ve dava etmiştir.
2. Davacılar vekili 17.06.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile tapu iptali ve tescil talebi kabul edilmediği takdirde ikinci kademede taşınmazın dava tarihindeki değerinin veraset ilamındaki hisseleri oranında davalıdan tahsili ile davacılara verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, tapuda davalıya yapılan devrin bedeli karşılığında olduğunu, 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, taşınmaz üzerindeki binanın yapımı için tüm ödemelerin davalı tarafından yapıldığını, davalının üvey kızkardeşinin de bu duruma tanık olduğunu, diğer aile üyelerinin de haberdar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; “…’in dava dışı Sami ile yaptığı sözleşme uyarınca dava konusu taşınmazın parasını peşin ödeyerek fiili kullanımını devraldığı, üzerine iki katlı bina inşa ettiği, sözleşmenin yapıldığı tarihte hisse devrinin yapılamadığından tapunun muris üzerine devredilemediği, sözleşmenin her iki tarafının da vefatı üzerine Sami mirasçılarının taşınmazı …’ya devrettikleri, ancak sözleşmenin muris tarafından yapılıp paranın tamamının muris tarafından ödenmesi nedeniyle tüm mirasçıların taşınmazda hak sahibi oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne; Samsun ili, Merkez ilçesi, Hasköy Köyü, 4725 ada 15 parseldeki davalı … üzerine olan tapu kaydının davacıların Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/823 Esas ve 2011/964 Karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında iptali ile aynı veraset ilamındaki pay oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, murisleri Ayşe ile Sami arasında yapılan satış vaadi sözleşmesinin resmi şekilde yapılmamış geçersiz bir sözleşme olduğunu, davaya konu taşınmaz tapuda devir aldığında ve alınmadan önce davacıların durumdan haberdar olduğunu, 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, tarafların üvey kardeşi Sevgi Keten’in mirasçılık durumunun da incelenmesi gerektiğini, Sevgi Keten davanın her ne kadar tarafı olmamışsa da murisin kızı olduğunu, bu durumunda ayrıca davaya ve paylara konu edilmesi gerektiğini, tanıklardan Ramazan’ın arsa üstünde bulunan yapının davalı tarafından yapıldığını açıkça belirttiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde beyanlarını tekrar dile getirmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bilindiği üzere; tapulu taşınmazların satışı, TMK’nın 706, BK’nın 213 (6098 sayılı TBK’nin 237.), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri gereğince, resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve satın alana herhangi bir mülkiyet hakkı bahşetmez. TMK’nın 706 ncı maddesinde öngörülen resmi şekil bir ispat şartı olmayıp bir geçerlilik şekil şartıdır. Bu husus 6098 sayılı TBK’nın 237 nci maddesinde “Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için resmi şekilde düzenlenmesi şarttır.” şeklinde açıklanmıştır. Bu sebeple resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemez ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz.
2. “Senede karşı tanıkla ispat yasağı” kenar başlıklı 201 inci maddesinde, “(1) Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.” hükmü bulunmaktadır.
3. Değerlendirme
Somut olaya gelince, davacılar ve davalı murisi Ayşe ile Sami arasında akdedilen adi yazılı 14.04.1992 tarihli sözleşme uyarınca taşınmaz, muris Ayşe’ye tapuda devredilemeden Ayşe ve Sami vefat etmiştir. Ayşe’nin mirasçılarından bir kısmı olan davacılar; taşınmazın Ayşe’ye ait olduğunu, davalı mirasçının taşınmazı terekeye iade etmesini ve miras hakları oranında adlarına tescili talebinde bulunmuş ise de; resmi senedin aksinin tanıkla ispatı mümkün olmadığından dava konusu taşınmazı tapudan devralan …’ya karşı açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan davacı ıslah dilekçesinde, ikinci kademede tazminat isteminde bulunduğundan tazminat talebi hakkında İlk Derece Mahkemesince değerlendirme yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.