YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5880
KARAR NO : 2023/92
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; murisleri …’ın 08.07.2006 tarihinde vefat ettiğini, terekesinde aktif malvarlığının bulunmadığını ancak, murisin ortağı olduğu Akpak Giyim A.Ş.’nin vergi dairesine borcu olduğunu belirterek murisin ödemeden aczinin tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunmuşlar ise davanın reddinin gerektiğini, murisin ölüm tarihi itibarıyla aktif ve pasifinin belirlenmesi ile re’sen belirlenecek hususlarla birlikte davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2018 tarih ve 2018/333 Esas, 2018/428 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 04.06.2020 tarih ve 2019/2880 Esas, 2020/3345 Karar sayılı ilâmı ile borcun murisin şahsi borcu olmadığı, ortağı ve temsilcisi olduğu Akpak Giyim Ticaret Anonim Şirketinden kaynaklanan vergi borcu olduğunu bu nedenle şirketin aktif ve pasifine ilişkin kayıt ve belgelerin istenilerek bilirkişiler aracılığıyla miras bırakanın ortağı olduğu şirketin defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak şirketin aktif ve pasifinin saptanması ve miras bırakanın şirketin kamu borcundan dolayı sermaye hissesi oranında şahsen sorumlu olacağı miktarın bu suretle belirlenmesi, öte yandan miras bırakanın motosikletinin değeri uzman bilirkişi vasıtası ile ölüm tarihine göre belirlenmeli, tüm bankalardan miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla hesap bilgileri ve varsa hesap hareketlerinin sorulması, borçların ölüm tarihi itibarıyla sorularak tespit edilmesi ve ölüm tarihi itibarıyla terekenin aktifi ve pasifinin tereddütsüz hesaplanması için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile terekenin borca batık olduğu kanaatine ulaşılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; bozma ilâmında belirtilen eksiklikler giderilmeden sadece motor ile ilgili bilirkişi raporu alınarak karar verildiğini, şirketin defter, kayıt ve belgeleri üzerinde araştırma yapılmadığını, terekenin borca batık olduğu ve mirası kabullenme anlamına gelecek davranışlarda bulunup bulunmadığı ile ilgili yeterince araştırma yapılmadığını ve re’sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı TMK’nın 605/2 nci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
a.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 435 inci maddesinin birinci fıkrası ile 436 ve 437 inci maddeleri.
b. 4721 sayılı TMK’nın 605/2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz eden kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.