Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/2854 E. 2023/2435 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2854
KARAR NO : 2023/2435
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği
KARAR : Seçenek yaptırımın değiştirilmesine

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince 37 gün süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına yönelik seçenek tedbire çevrilmesine dair Erbaa Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2015 tarihli ve 2014/687 Esas, 2015/43 Karar sayılı kararının Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 09.01.2019 tarihli ve 2016/17953 Esas, 2019/700 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2022 tarihli ve 2022/188 sayılı yazısı ile, sanığın ceza infaz kurumunda başka suçtan hükümlü olması nedeniyle seçenek

yaptırımın infaz edilemediğinden bahisle kararda değişiklik yapılıp yapılmayacağının bildirilmesi talebi üzerine, sanık hakkında Erbaa Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2015 tarihli kararı ile hükmedilen 2 ay 15 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci bendi gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmesine ilişkin Amasya İnfaz Hâkimliğinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/560 Esas, 2022/563 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.02.2023 tarihli ve 94660652-105-60-10826-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve 2023/17886 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve 2023/17886 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“İnfaza ilişkin hususların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında hükmedilen 2 ay 15 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince 37 gün süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrilmesine ilişkin kararın kesinleşmesini müteakip, infaz edilmek üzere gönderildiği Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, hükümlünün başka bir suçtan hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunması sebebiyle yaptırımın infazına başlanamadığı gerekçesiyle Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 45 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine atıfla denetimli serbestlik kararının değiştirilmesi, kaldırılması veya uygun olan başka karar verilmesi talebinde bulunulması üzerine, Amasya İnfaz Hâkimliğinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/560 Esas, 2022/563 Karar sayılı kararı ile seçenek tedbirin 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası olarak değiştirilmesine karar verilmiş ise de, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 45 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin;”Yükümlünün tutuklanması, hapis cezasının infazına başlanması veya askere alınması nedeniyle infazının imkânsız hale gelmesi….durumunda kanunda aksine bir düzenleme yoksa, vaka sorumlusunun önerisi üzerine komisyon tarafından ilgili mahkemeden denetimli serbestlik kararının değiştirilmesi, kaldırılması veya uygun olan başka karar verilmesi talep edilebilir.” şeklinde olduğu, bu durumda hükümlü hakkında verilen denetimli serbestlik kararlarının değiştirilmesi, durdurulması veya kaldırılması için sadece yükümlünün tutuklanması, hapis cezasının infazına başlanması veya askere alınması yeterli olmayıp aynı zamanda bu hususların denetimli serbestliği imkânsız hale getirmesinin de gerektiği, bu itibarla denetimli serbestliğe konu teşkil eden seçenek yaptırımın infazının imkânsız hale gelmesi için anılan seçenek yaptırıma ilişkin mahkûmiyet hükmünün ceza zamanaşımının dolması veya Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 45 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan yükümlünün tutuklanması, hapis cezasının infazına başlanması veya askere alınması durumlarının seçenek yaptırımın infazına hiç başlanamamasına veya başlandıktan sonra tamamlanamamasına sebep olmasının gerektiği, örneğin; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107 nci maddesinin 16 ncı fıkrası uyarınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım,

“Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar” başlıklı Dördüncü Bölüm, “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı Beşinci Bölüm, “Milli Savunmaya Karşı Suçlar” başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü bir şahıs hakkında denetimli serbestlik tedbirine hiç başlanamayacağı veya başlandıktan sonra mahkûm olunması halinde tamamlanamayacağı için artık bu tedbirin infazının imkânsız hale geleceği, aynı durumun ilgili Yönetmelikte sayılan engel hallerin seçenek yaptırımın ceza zamanaşımını dolduracak kadar uzun bir süre devam etmesi durumunda da söz konusu olacağı,
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun’un 15 inci maddesinin birinci fıkrasının “Birden fazla mahkumiyeti olan kişi bu mahkumiyetlerden birine ilişkin cezayı infaz kurumunda çektiği sürece, diğer cezaları açısından ceza zamanaşımı işlemez.” hükmüne amir olduğu nazara alındığında, somut olayda birden fazla mahkûmiyeti bulunan hükümlünün hakkında hükmedilen seçenek yaptırımın infazına başlayamama sebebinin başka bir suçtan Gümüşhacıköy Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmasından kaynaklandığı, hükümlünün ceza infaz kurumunda bulunacağı şartla tahliye tarihine kadar, seçenek yaptırıma ilişkin diğer cezası açısından 5320 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza zamanaşımının işlemeyeceği, bu durumda şartla tahliye tarihinden sonra seçenek yaptırımın infazına başlanabileceği cihetle anılan seçenek yaptırımın infazının imkânsız hale gelmediği gözetilmeden hükümlü hakkında hükmedilen 37 gün kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına dair seçenek yaptırımın Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 45 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine dayanılarak 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası olacak şekilde değiştirilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 45 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi; “Yükümlünün tutuklanması, hapis cezasının infazına başlanması veya askere alınması nedeniyle infazının imkânsız hale gelmesi….durumunda kanunda aksine bir düzenleme yoksa, vaka sorumlusunun önerisi üzerine komisyon tarafından ilgili mahkemeden denetimli serbestlik kararının değiştirilmesi, kaldırılması veya uygun olan başka karar verilmesi talep edilebilir.”

3. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun’un 15 inci maddesinin birinci fıkrası; “Birden fazla mahkumiyeti olan kişi bu mahkumiyetlerden birine ilişkin cezayı infaz kurumunda çektiği sürece, diğer cezaları açısından ceza zamanaşımı işlemez.”
Şeklinde düzenlenmiştir.

4. İçtimalı 23 yıl 22 ay hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ve şartla tahliye tarihi 11.07.2027, bihakkın tahliye tarihi 26.04.2039 olarak belirlenen hükümlü hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen 2 ay 15 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince 37 gün süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına yönelik seçenek tedbirin, hükümlünün başka suçtan hükümlü olması nedeniyle infaz edilemediğinden bahisle kararda değişiklik yapılıp yapılmayacağının bildirilmesi talebi üzerine, mahkemece seçenek tedbirin 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.

5. Somut olayda; birden fazla mahkûmiyeti bulunan hükümlü hakkında hükmedilen seçenek tedbirin infazına başlanamama sebebinin başka bir suçtan Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunması olup, seçenek tedbirin infazının imkansız hale gelmediği, seçenek tedbire ilişkin cezası açısından 5320 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza zamanaşımının işlemeyeceği, bu durumda halen infazı devam etmekte olan cezasından dolayı şartla tahliye edildikten sonra seçenek tedbirin infazına başlanabileceği, seçenek tedbirin değiştirilmesi için gerekli yasal koşulların gerçekleşmediği gözetilmeksizin seçenek tedbirin değiştirilmesine dair İnfaz Hakimliğince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Amasya İnfaz Hâkimliğince verilen 23.02.2022 tarihli ve 2022/560 Esas, 2022/563 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.