Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/2501 E. 2023/1926 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2501
KARAR NO : 2023/1926
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

¸

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 2017/451, 2019/88 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 06.01.2020 tarihli ve 2019/799 Esas, 2020/6 sayılı Kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.01.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi;
Sanığın Esnaf grubu mütevelli heyeti içerisinde yer alması, bu bağlamda mütevelli istişare toplantılarına katılmış olduğu ,tanık beyanlarına göre 17/25 Aralık sürecinden sonra da sohbet adı altındaki toplantılara katıldığı,FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu ve sanığın eyleminin silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanık hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan iddianame tanzim edilmiş ve yargılama yapılmış ise de; yapılan yargılama neticesinde, tanıkların soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarının birbirleriyle çelişmesi, bu nedenle tanık beyanlarına itibar edilemediği, sanığın Osmancık İş Adamları Derneğine üye olmasının Yargıtay içtihatları dikkate alındığında delil olarak değerlendirilemeyeceği, yine sanığın örgüte müzahir Bank Asyada hesabı bulunmakta ise de sanığın hesabı 2008 yılında açmış olması örgüt liderinin talimatı sürecinde katılım hesabı açmadığı ve arttırım yapmadığının sabit olması bu sebeple talimat üzerine para yatırdığını gösterir bir delilin bulunmaması, tepe yönetimi ile irtibatı tespit edilmiş ise de söz konusu irtibatın 12.08.2012 tarihinde gerçekleşen 16 saniyelik bir görüşme olması bu hususun terör örgütü üyesi olarak cezalandırılması için yeterli olmadığı hususunun değerlendirildiği, yanı sıra sanığın örgüt üyelerinin haberleşme sistemi olan ByLock adlı programı kullanmamış olması, adliye önü protestolara katılmamış olması hususları da göz önünde bulundurulduğunda sanığın cezalandırılması açısından örgüt üyeliğini teşkil edebilecek herhangi bir somut kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, bu şekliyle terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılabilmesi için eylemlerinin çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk bulunmadığı, her ne kadar sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de sanığın üzerine atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı kanaatine varılarak sanığın 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesi 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (… özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Dosyada dinlenen örgüt içerisinde sohbet adı altında toplantılara katılan etkin pişmanlıktan faydalanan tanık T. Ş.’nin müdafii huzurunda soruşturma aşamasında alınan beyanında; Eczacı olan sanığın 2014 yılında Esnaf Mütevelli Heyeti Üyesi olduğunu, ilçe imamlarının oluşturduğu sohbetlere katıldığını, ilçe imamlarının talimatları doğrultusunda mali olarak örgüte destek olduğunu, burs ve himmet verdiğini beyan ettiği, tanık H. F. A.’nın mahkemede alınan beyanında aradan uzun süre geçmesi nedeni ile ayrıntılarını tam hatırlayamadığını emniyet ifadesinin daha ayrıntılı ve anlattıklarının doğru olduğunu beyan ettiği tanığın emniyette alınan beyanında sanığın ilçe imamı V. K. ve ismini bilmediği Zaman gazetesi muhabirine himmet adı altında para verdiğine, 16 Temmuz 2016 günü akşam saatlerinde cemaatin düzenlediği bir toplantıya katıldığını, sanığın eşinin kendisine örgüt içi katalog evliliği yaptıklarını söylediğini beyan ettiği dikkate alındığında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından suçun sübutu bakımından belirleyici delil olan tanık H. F. A.’nın tanık olarak mahkemede ayrıntılı dinlenilmesi ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, olanaklı değil ise beyanlarının CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olduğundan sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.01.2020 tarihli ve 2019/799 Esas, 2020/6 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinini ikinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …