Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/1648 E. 2023/1897 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1648
KARAR NO : 2023/1897
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2019 tarihli ve 2019/82 Esas, 2019/150 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2019/1077 Esas ve 2019/868 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının(aleyhe) temyiz istemi özetle;

1. Sanık hakkında CMK’nın 223-a veya b bentlerine göre beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

3. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,

4. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,

5. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

6. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,

7. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,

8. Sanığın kastı bulunmadığından hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

9. Örgüte müzahir sendika üyeliğinin 07.10.2015 tarihine kadar üyeliği süren sanığın, talimat sonrası döneme denk gelecek şekilde hesap açması nedeniyle eyleminin silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım suçunu oluşturduğuna(aleyhe)

10. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK’nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, somut olay değerlendirildiğinde; sanık …’nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı

olduğu bilinen … Katılım Bankasında 24.02.2014 tarihinde hesap açtırdığı, 25.03.2014 tarihinde açılan katılım hesabının bulunduğu, … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetildiğinde; sanığın Bank Asyadaki hesap hareketlerinin olağan bankacılık faaliyeti dışında örgüt liderinin çağrısı üzerine bankayı finansal açıdan desteklemek amacıyla oluşturulduğuna dair mahkumiyet hükmü kurmaya elverişli delillerin de dosyada bulunmadığı, atılı suçun değerlendirilmesinde aynı dönemde örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankaya para yatıran örgüt üyeleri ile bu durumun bilincinde olmadan bankacılık ve bireysel tasarruf işlemleri doğrultusunda söz konusu bankaya para yatıranların diğerlerinden ayrılmasının önem arz ettiği, sanığın hesabında olağan bankacılık işlemleri bulunduğu gibi kısa bir süre hesabını kullandığı, ByLock kullanıcısı olmadığı, örgüte müzahir Aktif-Eğitim Sendikasına yönetim birimlerinde yer almaksızın sadece üye olmasının örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın örgüt üyesi olmadığı yönündeki savunması ve şahit C. C.’nin sanığın örgüt üyesi olmadığına ilişkin anlatımları da dikkate alındığında savunmasının aksine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna yönelik cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, her hukuk devletinde kabul edilen ve masumluk karinesi ile sıkı bir ilişkisi bulunan şüpheden sanık yararlanır ilkesine göre yapılan ceza muhakemesinin sonunda fiilin sanık tarafından işlendiğinin yüzde yüz açıklığa ulaşmadığı durumlarda mahkumiyet kararının verilemeyeceği hususu Anayasa’nın 38/4, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 11, İnsan Hakları ve Avrupa Sözleşmesinin 6/2, Medeni ve Siyasi haklar sözleşmesinin 14/2 maddelerinde açıkça belirtilmiş olup, atılı suçun işlendiği yönünde iddianın şüpheli kaldığı anlaşılmış, şüpheden sanık yararlanır evrensel hukuk kuralı gereğince sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz talebinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2019/1077 Esas ve 2019/868 sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE BERAATE İLİŞKİN HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.