YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3378
KARAR NO : 2023/2027
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2017 tarihli ve 2017/268 Esas, 2017/418 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, TMK’nın 7/1 maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi,
5237 sayılı Kanun’un 62, 53, 58/9 ve 63 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.01.2018 tarihli ve 2017/2607 Esas, 2018/50 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunda hüküm fıkrası 1 inci bendindeki “3713 sayılı TMK’nın 7/1 maddesi yollamasıyla” ibaresinin hükümden çıkarılmak suretiyle ve hüküm fıkrası 1 inci bent 2 nci paragrafında artırım maddesi olarak gösterilen “3713 sayılı TMK’nın 5 maddesi gereğince” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “3713 sayılı TMK’nın 5/1 inci maddesi gereğince” ibaresi eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliyesi Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi Başkanlığının 05.12.2018 tarihli ve 2018/4441 Esas, 2018/4851 sayılı kararı ile özetle; “ByLock kullanıcısı olan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğunun kabulü isabetli ise de ByLock programı üzerinden iletişim kurduğu anlaşılan kişilerle ilgili soruşturma ya da kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılıp, örgüt içindeki konumu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptandıktan sonra ceza tayini hususunun değerlendirilmesi gerekirken ByLock kullanıcı listesinde asker şahıslar bulunan sanık hakkında ‘asker kişinin mahrem abisi olduğu’ şeklinde somut dayanakları araştırılmayan gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiği” gerekçesiyle dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliyesi Mahkemesi 4. Ceza Dairesi 05.02.2020 tarihli ve 2019/325 Esas, 2020/152 sayılı kararı ile Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2017 tarih, 2017/268 Esas ve 2017/418 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 280/2 nci maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 5/1, 5237 sayılı Kanun’un 62, 53, 58/9 ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.09.2020 tarihli ve temyizin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1. ByLock verileri usulüne uygun ele geçirilmediği için delil olarak kullanılamayacağına;
2. Bank Asyadaki para hareketliliğinin ya da hesap bulunmasının suç teşkil etmeyeceği,
3.Suçun unsurlarının oluşmadığı ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamından; sanığın, ayrıntıları ve hukuki mahiyeti yukarıda işaret edilen Yargıtay kararlarında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock’u örgütsel amaçla yoğun olarak kullanan, tanık beyanlarına göre silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunmak suretiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit olan sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 05.02.2020 tarihinde tefhimle verilen karara karşı, sanık müdafii tarafından 12.02.2020 tarihinde temyiz sebeplerini içermeyen süre tutum dilekçesi verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının sanık müdafiine 30.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin 17.06.2020 tarihinde gerekçeli temyiz dilekçesini CMK’nın 295 inci maddesinde belirtilen 7 günlük süreden sonra sunduğu görülmüş ise de, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının hüküm fıkrasında ve sanık müdafiine gerekçeli kararı tebliğ eden tebligat zarfında CMK’nın 295 inci maddesinde düzenlenen 7 günlük süreye ilişkin bir ihtaratın bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki temyiz talebinin reddine karar verilmesi yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütün hiyerarşik yapısının içinde olduğunu gösterir örgütün gizli haberleşme aracı olan ByLock programını kullanan, dosyada dinlenen tanık beyanlarına göre örgüt yapılanması içinde bulunan ve kod adı kullanan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliyesi Mahkemesi 4. Ceza Dairesi 05.02.2020 tarihli ve 2019/325 Esas, 2020/152 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan
temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …