Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16021 E. 2023/1972 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16021
KARAR NO : 2023/1972
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2018 tarihli ve 2018/7 Esas, 2018/282 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/1637 Esas, 2019/70 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Sanığın Yurduşen Ana Apartta çalışma sebebinin geçimini sağlamaya yönelik olduğuna,
2.İddianame içeriğinin 5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesindeki unsurları içermediğine,
3.Savunma hazırlığı için ileri sürülen 3 aylık süre talebinin mahkemece reddedilerek savunma hakkının kısıtlandığına,
4.Sanığın yetkisiz mahkemede yargılandığına, bu hususta süresinde yapılan yetki itirazlarının reddedildiğine,
5.Tanıkların başka dosyalarda sanık olduklarından yeminsiz dinlenmeleri gerekmesine rağmen, usule aykırı olarak yasal hakları hatırlatılmadan ve yemin verdirilerek dinlenildiğine, ayrıca tanık beyanlarının çelişkili olduğuna,
6.Sanığın ByLock kullanmadığına, ByLock programının hukuka uygun delil mahiyeti taşımadığına,
7.Hükmün 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinde yer alan unsurları içermediğine,
8.Suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına,
9.15 Temmuz 2016 tarihi öncesindeki eylemler nedeniyle kimsenin terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağına,
10.Bank …’daki hesabına talimatla para yatırmadığına, bu konuda bilirkişi raporu alınmadığına,
11. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’in FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kullanımı amacı ile oluşturulan ByLock isimli kriptolu yazışma programını kullandığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne ait evlerde kalan öğrenciler ile ilgilendiği, sanığın 2012-2014 yılları arasında Kırşehir’de örgüt ile bağlantısı bulunan Yurdeşen Baktıroğlu Yurdunda SGK kaydının bulunduğu, HTS kayıtlarında sanığın FETÖ/PDY terör örgütü suçundan hakkında soruşturma olan bir çok kişi ile irtibatının olduğu, Bank … hesap hareketlerinin örgüt lideri çağrısı ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında iddianamede suç tarihi 15.07.2016 olarak belirtilmiş ise de, mahkememizce örgüt üyeliği suçu temadi eden suçlardan olduğundan sanık Y.K.’nın gözaltına alındığı tarih olan 15.11.2016 tarihi mahkememizce suç tarihi olarak kabul edilmiştir.
Sanığın müdafii huzurunda mahkemede ve aşamalarda alınan beyanında kendi adına kayıtlı olan 0553 (…) (..) (..) GSM numaralı telefon hattı üzerinde 35530106144779 IMEI numarasıyla 16.12.2015 tesbit tarihli ByLock kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. ByLock kaydında belirtilen GSM numarası ve IMEI numarasının BTK’dan gelen sanığa ait 01.01.2013-03.06.2017 tarihlerini kapsayan (aranan-arayan-baz-IMEI kayıtlı) HTS kayıtlarında belirtilen 0553 (…) (..) (..) GSM numarası ve 35530106144779 IMEI numarasının birebir aynı olduğunun anlaşıldığı, sanığa ait ByLock baz kayıtlarının bulunduğu, ve sanığın ByLock kaydında belirtilen GSM numarası ve IMEI bilgilerinin BTK’dan gelen HTS kayıtlarındaki numara ve IMEI ile birebir örtüşmesi, uyumlu olması, 0553 (…) (..) (..) hatta ait tespit edilmiş ByLock Baz bilgilerinden de sanığın kullanmış olduğu hat ve IMEI numarasından ByLock programına defalarca giriş yapıldığı, BTK’dan gelen ve KOM şubeden gelen resmi kayıtlarlarla da değerlendirildiğinde sanığın ByLock isimli programı kullandığı anlaşılmış, sanığa ait 0553 (…) (..) (..) GSM numaralı telefon hattının ByLock mesaj içeriklerinde birçok örgütsel yazışmanın olduğu, kullanıcı adının “erdogannaz” olduğu, şifresinin nur40nur06 olduğu, ByLock konuşma listesindeki diğer kişilerin sanığı nazlı ismi ile kaydettiği, mesaj içeriklerinden sanığın örgütün kullandığı diğer kriptolu programları da kullandığının anlaşıldığı, örgüt adına örgüte müzahir yayınlara abone toplama çalışması yaptığı, eşi D.M. ile örgüt içi evlilik yaptığı, örgüt içerisinde sanığın etkin rol aldığı, örgütün öğrenci evleri ile ilgilendiği, ev sorumluluğu yaptığı, örgüt içerisinde bölge sorumlusu olarak görev yaptığı, örgüte maddi kaynak sağlamak amacı ile himmet topladığı, örgüt içerisinde kullanılan sistem Flash’ı kullandığı anlaşılmıştır. Sanığın aşamalarda ve mahkeme huzurunda vemriş olduğu beyanlarında ByLock kullanmadığını beyan etse de savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmış ve itibar edilmemiştir.
Sanığın Bank … hesaplarının yapılan incelenmesinde Bank … hesabı kullanıcısı olduğu ve kredi kartının bulunduğu, hesabın aktif şekilde kullanıldığı, 2014 yılı Ocak ayından sonra örgüt liderinin çağrısına uyumlu şekilde döviz ve altın alım satımı gerçekleştirdiği anlaşılmıştır.
08.03.2017 tarihinde kolluk kuvvetlerine yapılan ihbar üzerine, Kırşehir ili … ilçesi Akçaağıl köyü mevkinde yol kenarına atılmış vaziyette toplam 219 adet örgüt liderinin yazarı olduğu kitap ve CD ele geçirilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda kitaplardan bazılarının üzerinde sanık N.N’nin adının yazılı olduğu, ayrıca torbaların içerisinde sanığa ait Ziraat Bankası banka kartı ve kitap faturası olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kullanımı amacı ile oluşturulan ByLock isimli kriptolu yazışma programını kullandığı ve başkalarına yüklediği, mesaj içeriklerinden sarığın örgüt içerisinde etkin rol aldığının anlaşıldığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir evlerde kalan öğrenciler ile ilgilendiği, sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asyadan hesabının olduğu, sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir yayın organlarına abone olduğu, HTS kayıtlarında sanığın FETÖ/PDY terör örgütü suçundan hakkında soruşturma olan bir çok kişi ile irtibatının olduğu hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın örgütün amaç ve menfaatleri doğrultusunda eylemlerinin bulunduğu, sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ayrıca sanığın bu örgütle önceden beri süreklilik, yoğunluk ve çeşitlik arz eden organik bağının bulunması ve örgüt içinde uzun yıllardır bulunması örgüte tam bir bağlılık içerisinde hareket ettiği, böylelikle sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği anlaşılmış, sanığın kastının yoğunluğu, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın amaç ve saiki gözönüne alınarak alt sınırdan cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık hakkında 3713 sayılı Kanun gereği cezasında arttırım yapılmış ve sanığın duruşmalardaki iyi hali, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri de nazara alınarak TCK’nın 62 nci maddesi tatbik edilerek hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın 0553 (…) (..) (..) numaralı hat üzerinden ByLock’u kullandığı, “153853” ByLock ID (kimlik numarası), “erdogannaz” kullanıcı adı, “nur40nur06” şifresi ile ByLock iletişim sisteminde kayıtlı olduğu, ByLock mesaj içeriklerinde birçok örgütsel yazışmanın bulunduğu, sanığın ByLock sistemine dahil olduğu anlaşılmıştır.
İddianamede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller, suçlamanın hukuki nitelendirmesi, CMK’nın 282 nci maddesi gereğince, ilk derece mahkemesinin gerekçeli hükmü, istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi, görevlendirilen üyenin inceleme raporu, tanıklar Y.K., M.Y’nin beyanları ile hükümden sonra gelen B.C. isimli kişinin duruşmada okunan ifadesi
, ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ve içerikleri, Bank Asyada 2014 yılı Ocak ayından sonra örgüt liderinin çağrısına uyumlu şekilde döviz ve altın alım satımı gerçekleştirmesi ile dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler, deliller değerlendirilip tartışılarak ulaşılan sonucuna göre;
Sanığın inkara dayanan savunmalarına itibar edilmeyerek dosya içerisinde bulunan diğer delillerle birlikte FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu sonucuna ulaşan İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesi ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak;
Gerekçe kısmında alt sınırdan cezalandırılmasına karar verildiğinin belirtilmesine rağmen hüküm kısmında alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesi ve yine gerekçe kısmında TCK’nın 62 nci maddesi tatbik edilerek hüküm kurulduğu belirtilmesine rağmen hüküm kısmında indirim yapılmasına yer olmadığına denmek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulduğu,
Temel hapis cezasının belirlenmesinde dosya içindeki bilgi ve belgeler, terör örgütü içerisindeki konumu, yaptığı faaliyetlerdeki çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gözetildiğinde, TCK’nın 61/1 ve 3/1 inci maddeleri hükümlerine göre temel hapis cezasının teşdiden belirlenmesinin somut olaya uygun olmadığı ve orantılı bulunmadığı, eylemi düzenleyen kanun maddesinindeki alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir neden tespit edilemediğinden İlk Derece Mahkemesinin kararı temel cezanın belirlenmesi bakımından kaldırılarak ve ceza takdiren alt sınırdan belirlenerek hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, usule uygun şekilde hükme esas alınan tutarlı ve ayrıntılı tanık beyanları, ByLock Tespit Değerlendirme Tutanağı, CGNAT kayıtları ve sanık savunmalarına göre, ByLock kullandığı ve başkalarına yüklediği, mesaj içeriklerinden sanığın örgüt içerisinde etkin rol aldığının anlaşıldığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir evlerde kalan öğrenciler ile ilgilendiği, Bank …’da hesabının olduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/1637 Esas, 2019/70 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …