YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8107
KARAR NO : 2008/12315
KARAR TARİHİ : 07.10.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 114 ada 32 parsel sayılı 22358 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, fındıklık niteliğiyle belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tutanak düzenlenmişse de, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/18 sayılı dosyasında davalı olduğundan sözedilerek malik hanesi açık bırakılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosya kadastro mahkemesine devredildikten sonra mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki, dava 16.01.1965 tarihinde tescil davası olarak açılmış ancak yargılama sırasında arazi kadastrosu yapılması nedeniyle Kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Orman Yönetimi Asliye Hukuk Mahkemesi’nde iken davaya müdahil olmuş taşınmazın orman olduğunu iddia etmiş bunun üzerine mahkemece Tarım ve Orman Bakanlığından alınan 28.04.1966 tarihli mütalaada orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır.Bundan sonra dava Kadastro mahkemesinde görülürken herhangi bir orman araştırması yapılmamıştır. Ancak 17.09.2007 tarihli keşif sonunda verilen fen bilirkişi raporunda yörede kesinleşen orman kadastrosunun varlığından sözedilmiştir. Dava 1965 yılında açıldığına göre bu tarihten sonra yapılan orman kadastrosu eldeki dava nedeniyle kesinleşmez ise de taşınmazın orman olduğu iddia edildiğine ve aynı zamanda tutanağın malik hanesi açık bulunduğuna göre gerek bu iddianın araştırılması bakımından gerekse 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince re’sen çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiler tarafından usulünce araştırma yapılması gerekir. Mahkemece kesinleşmeyen orman sınırlandırmasına ait tutanak ve haritalar ile komşu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları getirtilmemiştir.
O halde; mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan ve eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastro çalışmalarına ait işe başlama, çalışma, işi bitirme tutanakları ile orman kadastro haritası ve ayrıca komşu taşınmaz tutanakları ile dayanağı kayıt ve belgeler ilgili yerlerden getirtilmeli, daha sonra önceki keşiflerde görev almamış bir fen elemanı ile uzman orman mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu begelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; taşınmazın orman olmadığı anlaşıldığı takdirde bu kez yerel bilirkişi ve tarafların göstereceği tanıklardan zilyedliğin sürdürülüş biçimi kesin tarih ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, komşu taşınmazlara uygulanan kayıt varsa çekişmeli taşınmaz yönünün ne olarak nitelendirildiği araştırılmalı böylece toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 07/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.