Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17581 E. 2009/3985 K. 10.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17581
KARAR NO : 2009/3985
KARAR TARİHİ : 10.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil, elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan 10.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.03.2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili Av … ile karşı taraftan … vekili Av…. geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki ve Dairenin 18/05/2007 tarihli iade kararı gereğince eklenen tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı …, … 40 ada 11 parsel sayılı taşınmazın, ARSA niteliği ve 270 m2 yüzölçümü ile davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu ve yörede daha sonra aplikasyon ile 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 2896 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması, 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması çalışmalarında dahi orman sınırı içinde bırakıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescilini, davalıların el atmasının önlenmesi ile üzerindeki her türlü yapı ve tesisin yıkılmasını istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydı iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline davalıların el atmasının önlenmesine yıkım giderleri davalıya ait olmak üzere, üzerindeki muhdesatın -biri tek katlı diğeri iki katlı yapı ve eklentilerinin- yıkılmasına karar verilmiş, hüküm … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescili ile el atmanın önlenmesi ve yıkıma ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılarak 24/03/1938 tarihli Resmi Gazetede ilan edilmek suretiyle kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 28/08/1979 ve itirazlı yerler için 04/11/1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen “daha önce sınırlaması yapılan devlet ormanları ile özel ormanların aplikasyonu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 29/12/1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır. Yörede 1958 yılında yapılan tapulama sırasında … 59 parsel sayılı taşınmazın kişi adına tespit ve tescil edildiği, daha sonra yörede yapılan imar uygulaması ile dava konusu 40 ada 11 parsel sayılı taşınmazın da içinde bulunduğu imar parsellerinin oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamından; Orman Yönetiminin kesinleşen orman kadastrosuna göre dava açtığı ve mahkemece yapılan keşifte, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılacağı, sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre inceleneceği, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınaceği” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak yaptığı uygulama sonucu, aplikasyon hattının memleket haritasındaki bulgularla desteklendiği; buna göre, çekişmeli parselin ifrazen geldisi olan 59 sayılı asıl parselin tamamının 1939 yılında yapılıp kesinleşen ve 3116 Sayılı Yasanın 13. maddesi gereğince tapuya tescil edilen Belgrat Devlet Orman kadastrosunun sınırları içinde kaldığı, 1958 yılında bu durum gözönünde bulundurulmadan arazi kadastro ekiplerince taşınmazın hata ile ikinci kere kadastrosunun yapılıp yeniden yolsuz olarak (T.M.Y.1025) tapuya tescil edildiği, ancak 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. Maddesi hükmüne göre ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı, T.M.Y.’nın 1026 (İsviçre M.Y. 976) maddesi gereğince herhangi bir süreye bağlı kalmaksızın iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. Maddesi hükümlerinin uygulama olanağının bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının malikine davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıçtan itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai), mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhavi), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda Türk Medeni Yasasının 1023 (T.M.Y. 931, İsviçre M.Y. 974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek yazılı olduğu gibi karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.- YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı … YÖNETİMİNE verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı’ya yükletilmesine 10/03/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.