YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5172
KARAR NO : 2008/8704
KARAR TARİHİ : 11.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.03.2005 gün ve 2402-3395 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli … Köyü 262 ada 2 parsel hakkında Hazinenin …, Orman Yönetiminin müdahil olduğu tapu iptali tescil davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmişse de, taşınmaza komşu 262 ada 1 parsel hakkında Hazinenin aynı iddia ile … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/377 sayılı dava bulunduğu, diğer komşu parseller hakkında bu tür dava olup olmadığının ve taşınmazın orman içi açıklık olup olmadığının araştırılmadığı, bu tür dava varsa birleştirilerek yeniden yapılacak keşifte 109 ila 114 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hattın oluşturduğu 2 numaralı orman içi parselinin tamamını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunun ve orman içi açıklık olup olmadığının belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 2/B rumuzlu 3433 m2 taşınmazın … … adına olan tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, 2/A rumuzlu 11655 m2 yere ilişkin davanın reddine, 262 ada 1 parsele ilişkin birleşen davanın kısmen kabulüne, 1/B=278 m2 bölümünün tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, davalıların elatmalarının önlenmesine, 1/A=28202 m2 bölümüne ilişkin davanın reddine, 264 ada 7 parsele ilişkin birleşen davanın kısmen kabulüne, 7/B=1590 m2, 7/C=2418 m2 bölümlerinin tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, davalıların elatmalarının önlenmesine, SSK lehine oluşturulan haczin iptaline, 7/A=9128 m2 bölümüne ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 19.07.1968 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece, kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma ve inceleme sonunda, kesinleşen tahdidin dışında kalan (1 ve 2 numaralı orman içi poligonuna dahil) taşınmaz bölümleri hakkındaki davaların reddine, orman olan bölümler hakkındaki davaların ise kabulüne karar verilmişse de, davası reddedilen 262 ada 1 parselde (A), 262 ada 2 parselde yine (A) bölümleri doğudan 263 ada 1, 2, 3, 4, 5 parsellere; 264 ada 7 parselde (A) bölümü de batıdan 264 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 parsellere komşu olup, sözü edilen komşu parseller kadastro tesbitlerine itiraz olmaması nedeniyle 25.04.1992 tarihinde kesinleşerek kişiler adına tapuya tescil edilmişlerdir. Ancak, gerek 1, gerekse 2 nolu orman içi poligonları dörter sınırı itibariyle tahdidi kesinleşen devlet ormanı ile çevrilidir. Bu durumda, çekişmeli taşınmazlar ve komşu parselleri 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık durumundadır. Hazine, komşu 263 ada 1 ila 5 parseller ile 264 ada 1 ila 6 parsellere her zaman tapu iptali tescil davası açabilir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü … ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca
benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Çekişmeli 262 ada 1, 2, 264 ada 7 parsellerin tüm bölümleri hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 11/06/2008 günü oybirliği ile karar verildi.