YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6634
KARAR NO : 2023/1016
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen elatmanın önlenmesi, eski hale iade ve tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; vekil edeninin dava konusu 1078 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalılar tarafından dava konusu taşınmaza harfiyat dökmek, kum yıkama tesisi kurmak ve sondaj yapıp su çıkarmak suretiyle müdahalede bulunulduğunu açıklayarak, davalıların dava konusu taşınmaza elatmalarının önlenmesine, meydana gelen zarar ziyanın giderilmesi ve taşınmazın eski hale getirilmesi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL’nin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan … ve … Beton ve Yapı Taşları San. Tic.A.Ş vekili cevap dilekçesinde; vekil edenlerinin komşu 1079 parsel sayılı taşınmazda beton parke taşı üretimi yaptıklarını, firmanın faaliyet alanı gereği atık çıkarmadığını, tamamen kendi arsasında faaliyet gösterdiğini beyanla davanın reddini savunmuş, davalılardan … vekili ise dava konusu taşınmaz ile bir ilgisinin bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2008/399 Esas, 2015/875 sayılı kararıyla; davalı … ve Taşel Madencilik San. Tic. Ltd. Şti yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın sübut bulmaması nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 24.12.2019 tarihli ve 2018/4307 Esas, 2019/11756 Karar sayılı ilamında; “mahkemece, yeniden mahallinde, alanında uzman bilirkişiler vasıtası ile keşif ve bilirkişi incelemesi ve gerekli olması durumunda analizler yaptırılmak suretiyle, 1078 parsel sayılı taşınmazda bulunan dolgu hafriyatının, 1079 parsel sayılı taşınmazda bulunan beton elaman üretme fabirakasının atıklarının olup olmadığı ya da 1078 parsel sayılı taşınmaza dökülen hafriyatın 1079 parsel sayılı taşınmazdaki hafriyatın devamı niteliğinde bulunup bulunmadığı hususları maddi olgulara ve Yargıtay denetimine elverişli olarak değerlendirilip tespit edilmeli, 1078 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan havuz, beton duvar ve sundurmanın, 1079 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki beton eleman üretme fabrikasının devamı niteliğinde ya da bu fabrikanın kullanımında olan alanlar dahilinde olup olmadığı hususları belirlenmeli, bu çerçevede yapılacak inceleme neticesinde müdahalenin 1079 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki fabrikayı işleten kuruluş tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi durumunda, fabrika işleticisinin kim olduğu hususu, Belediye Başkanlığı, Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüklerinden sorulmalı, davalı … ile … Beton ve Yapı Taşları San. Tic. A.Ş arasındaki bağ tespit edilmeli, ondan sonra toplanmış ve toplancak deliller değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle Taşel Madencilik San. Tic. Ltd. Şti yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar … Beton Ve Yapı Taşları San.Tic.A.Ş. ile … yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Bozma ilamından önce gerçekleşen tespit, keşif, tanık beyanları ve bilirkişi raporlarına aykırı biçimde ve müdahalenin varlığına dair tespit ve bulguları bertaraf etmeye elverişli olmayan keşif ve bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verildiğini,
2. Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/96 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit ile elatmanın varlığı nitelik ve boyutları tespit edildiğini,
3. Hükme esas alınan raporların denetime elverişli olmadığı gibi Yargıtay bozma ilamının gerekçelerini de karşılamadığını,
4. Hükme esas alınan bilirkişi raporları ile bozma öncesi ibraz edilen bilirkişi raporları ve tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporları arasında açık çelişki bulunmasına rağmen çelişki giderilmeden sonuca gidildiğini,
5. Davalıların dava konusu taşınmaza müdahale ettiklerini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, eski hale iade ve tazminat isteklerine ilişkin olup uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi şöyledir:
“Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
2. Bilindiği üzere, ispat yükü kural olarak davacıya düşer; yani, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
3. Yine, kural olarak herkes iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, kendisine ispat yükü düşmeyen diğer tarafın onun iddiasının aksini ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş sayılır.
4. Elatma bir haksız eylem olup varlığı her türlü delil ile ispatlanabilir. Dava konusu taşınmaza haksız elatıldığını ispat yükü davacıdadır. Hal böyle olunca, davalının haksız bir kullanımının var olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekir.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.