Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/7839 E. 2023/631 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7839
KARAR NO : 2023/631
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : …. Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Oya Tercan ve müştereklerine ait Ordu ili, Durugöl Mahallesi 2787 ada, 37 parsel taşınmazın 17.597,42 m²’lik kısmının 22.04.2013 tarihinde bedelsiz olarak kamuya terk edildiğini, işbu parselde kayıtlı taşınmazın kamuya terk edilen kısmı içinde yer alan ilk öğretim alanı olarak kamuya terkin edilen kısım için Ordu Belediyesinin 20/06/2013 tarihli 2013/913 sayılı encümen kararı ile ihdas kararı alındığını, Büyükşehir yasası uyarınca Ordu Belediyesinin kapatılması neticesinde Ordu Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun 27/05/2016 tarihli kararına istinaden Ordu Büyükşehir Belediyesine devredilerek büyükşehir adına tescil edildiğini, dava dışı maliklerce yapılan kamuya terk işleminin muvazaalı olup bu işlemi takip eden Ordu Belediyesi adına tescil ve Ordu Büyükşehir Belediyesine devir şeklindeki zincirleme işlemleri de sakatladığını, dava konusu taşınmazın Hazine adına tescili için Ordu Valiliği İdare ve Denetim Müdürlüğüne talepte bulunulmuş ise de, taleplerinin kabulü yönünden karar verilmediğini, dava konusu taşınmazın Hazineye iadesinin Ordu Büyükşehir Belediyesinden de istenildiğini, cevaben alınan yazılarında mülkiyeti Ordu Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı Durugöl Mahallesi 2874 ada 1 parselin Hazine adına tescil edilmesine muvafakat edilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, davanın kabulü ile Ordu ili, Altınordu ilçesi, Durugöl Mahallesi 2874 ada l parsel sayılı Ordu Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanışamı ve hak düşürücü süre yönlerinden reddini talep ettiklerini, davaya konu taşınmazlarda 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesi uyarınca uygulama yapılarak düzenleme ortaklık payı düşülmesi gerektiği halde maliklere terkin işlemi yaptırmak ve daha sonra ihdas kararı verilip taşınmazın muvazaalı olarak müvekkili kurum adına tescil edildiği iddia edilmiş ise de, bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, 2787 ada 37 No.lu parselin ifrazına ilişkin kararın maliklerinin talebi üzerine alındığını, adı geçen maddeye istinaden Ordu Belediyesi Encümeninin 21/03/2012 tarih ve 2013/148 sayılı Kararının alındığını ve mevzuat gereği Kadastro Müdürlüğü tarafından sunmuş oldukları tescil bildirimi hazırlandığını, tescil bildiriminde açıkça görüleceği üzere malikler tarafından tapudaki terk işlemine imza atılarak onay verildiğini, dolayısıyla davaya konu işlemin maliklerin talepleri üzerine ve onların imzaları ile gerçekleştirildiğini, davacı tarafın aksi yöndeki iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, 01/07/2013 tarihli Tescil Bildiriminde görüleceği üzere 2874 ada l No.lu parsel olarak Ordu Belediyesi adına ihdasen tescil edilmiş olup tescil işleminin hukuka uygun olduğunu, davacı tarafça varsayım üzerine işbu davanın ikame edildiğini, davacı yanca İmar Kanunun 18’e göre uygulama yapılsa idi ilköğretim okulu olan alanın İl Özel İdaresi adına tescil edileceğini, İl Özel İdaresi adına tescil edilmiş olsa idi Ordu İlinin Büyükşehir olması ile birlikte Hazine adına tescil edileceği yönünde beyanda bulunularak bu nedenlerle davaya konu taşınmazın adlarına tescil edilmesi gerektiğini iddia ettiklerini, bu durumda davacı tarafın davaya konu okulun İl Özel İdaresi adına tescil edilmiş olsa idi kendi kurumlarına devredileceği yönündeki beyanlarının dayanaktan yoksun olduğunu, davacı yanca encümen kararına ve davaya konu taşınmaza ilişkin komisyon kararına itiraz edilmediğini, öncelikle davacı tarafça terkin ve ihdasa yönelik encümen kararlarına karşı açılmış herhangi bir dava bulunmadığını, davacı tarafın gerek hukuka aykırılık gerekse muvazaalı işlem yapıldığı yönündeki iddialarının dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmak suretiyle şehir plancısı akademisyen bilirkişi heyetinden aldırılan rapora göre, dava konusu taşınmazın 21/03/2013 tarihli Ordu Büyükşehir Belediyesi encümen kararı ile DOP kesintisi ile oluştuğu, imar uygulamasından sonra 20/06/2013 tarihli Ordu Büyükşehir Belediyesi encümen kararı ile İmar Kanununun 15-16. maddeleri ile ihdas edildiği, 22/04/2013 tarihinde dava dışı malikler tarafından kamuya terk işleminin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, zaten öncesinde DOP kesintisi yapılarak taşınmazın kamuya terk edileceğinin öngörüldüğü, belediye ile dava dışı taşınmaz malikleri arasında muvazaa olgusunun bulunduğu, dolayısıyla ilk uygulama baz alındığında heyet raporunda da belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescil edilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmediği sürece Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu kararlarının geçerli olacağının belirtildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tamamen hatalı değerlendirme yapıldığı ve kararın da hatalı olduğunu, Valilikte kurulan komisyonca Hazine adına devrinin mümkün olamayacağının belirtildiğini, davaya konu olayda maliklerin talebi ile gerçekleştirilmiş terkin işleminin söz konusu olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi taşınmaz ilköğretim alanı olarak tescil edilmiş olsa dahi bu taşınmazın Hazineye devrolacağı yönünde bir düzenleme bulunmadığını, keşif sonucu taşınmazın değerine yönelik yapılan hesaplamaların fahiş olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması için davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalı vekili ek beyan dilekçesinde ise; Uyuşmazlık Mahkemesinin 2019/628 Esas, 2019/827 Karar sayılı emsal nitelikteki kararında idari yargının görevli olduğuna ilişkin karar verildiği göz önüne alınarak somut uyuşmazlıkta da taşınmazın müvekkil kuruma devrine ilişkin komisyon kararına itiraz niteliğinde olduğundan davanın görev yönünden reddine karar verilmesi için hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3194 sayılı Yasa uyarınca yapılan imar düzenlemesi sonucunda oluşan dava konusu taşınmazın okul alanı olduğundan belediye adına oluşan tescilin yolsuz tescil olup olmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16.maddesi “Kamunun ortak kullanılmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerlerle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlerden:

Kamu hizmetinde kullanılan, bütçelerinden ayrılan ödenek veya yardımlarla yapılan resmi bina ve tesisler, (Hükümet, belediye, karakol, okul binaları, köy odası, hastane veya diğer sağlık tesisleri, kütüphane, kitaplık, namazgah, cami genel mezarlık, çeşme, kuyular, yunak ile kapanmış olan yollar, meydanlar, pazar yerleri, parklar ve bahçeler ve boşluklar ve benzeri hizmet malları) kayıt, belge veya özel kanunlarına veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, il, belediye köy veya mahalli idare birlikleri tüzelkişiliği, adlarına tespit olunur.” şeklindedir.

6360 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 5. fıkrası ise; “(5) Bu Kanun ile tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idarelerinin her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları, komisyon kararıyla ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, valiliklere, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığına, büyükşehir belediyesine ve bağlı kuruluşuna veya ilçe belediyesine devredilmesine karar verilir. Devir işlemi, yapılacak ilk mahalli idareler genel seçimi tarihinde uygulamaya konulur. Maliye Hazinesine devredilen taşınmazlar Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla kullanmakta olan kurumlara tahsis edilmiş sayılır. Hazinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan Maliye Bakanlığınca, bu Kanunun 1 inci maddesiyle tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idarelerine, belediyelere ve köy tüzel kişiliklerine tahsis edilmiş olanlar; kuruluş kanunlarıyla kendilerine verilen kamusal nitelikteki görevleri yerine getirmeleri amacıyla ve komisyon kararıyla; ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşlarına, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarına, büyükşehir belediyelerine, büyükşehir belediyelerinin bağlı kuruluşlarına ve ilçe belediyelerine tahsis edilmiş sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir.

3. Değerlendirme
Hemen belirtmek gerekir ki, davada ileri sürülen isteklerin idari işlemin iptaline yönelik olmadığı, davanın mülkiyet hakkına dayalı olarak yolsuz tescil iddiasıyla açıldığı gözetildiğinde, uyuşmazlığın çözümünün adli yargının görevinde olduğu kuşkusuzdur.

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, belediyece 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca DOP olarak bırakılan yerin imar uygulamasıyla ihdasen belediye adına tescili cihetine gidilmesi nedeniyle anılan tescilin yolsuz olduğu, diğer bir deyişle illetten yoksun bulunduğu ve belediye adına tescil keyfiyetinin yasal dayanağının bulunmadığı saptanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.