YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/470
KARAR NO : 2023/1318
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Red
Taraflar arasındaki menfi tespit (ticari ilişkiden kaynaklanan)
davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kozmetik sektöründe iştigal eden müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki çerçevesinde müvekkiline ait … markalı 100 gramlık bebek pudrası ürününün dolumunun davalı tarafından yapıldığını, davalının bu hizmeti karşılığında 23.488.00 TL bedelli bir çekin müvekkili tarafından keşide edilerek davalıya verildiğini, doluma konu ürünlerden 540 kolisinin Suudi Arabistan menşeli Nahdi Medical Company firmasına ihracatı esnasında Arabistan gümrüğünde 29.8.2012 tarihinde kimyevi muayeneye tabi tutulması sonucunda, ürünlerde kurşun oranının makul değerler üzerinde olduğunun tespit edilerek ürünlerin gümrükten geçirilmesine müsaade edilmediğini, analiz sonucu gümrükten geçmemiş olmasının, davalı ediminin hukuken problemli olduğunu ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin sakatlandığını gösterdiğini, davalıya çekin tahsile konmaması için ihtarname keşide edildiğini ancak davalı tarafından cevap verilmediğini, davalı şirkete müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek davalıya verilen çekten dolayı davalı tarafa borçları bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; herhangi bir ayıplı hizmet vermediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.02.2015 tarih ve 2013/717 E., 2015/118 K. Sayılı kararı ile, davalı yüklenicinin üstlendiği edimleri tam olarak ve ayıpsız bir şekilde yerine getiremediği, davalı yüklenicinin kendisi tarafından sağlanarak kullanılan malzemenin ayıplı olmasından dolayı kusuru oranında davacıya karşı satıcı gibi sorumlu olacağı, davalı yüklenici ile ihbar olunan satıcı firma arasındaki ticari ilişkinin kendi iç ilişkileri olduğu ve davacının bu ilişkiden dolayı herhangi bir sorumluluğu olamayacağı,davacının davalı adına keşide ettiği çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini istemekle, sözleşmeden dönme iradesini ortaya koyduğu, bu nedenle davacının talebinin davalı ve ihbar olunan şirketin kusurları oranında kabul edileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ayrıca sözleşmeden dönüldüğünden dönme konusu ürünlerin de yüklenici davalıya iadesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 09.12.2019 tarih 2016/8127 E., 2019/5177 K. Sayılı ilamı ile Türk Ticaret Kanunun 23/son maddesi uyarınca tacirin ticari emtiada açıkça anlaşılmayan bir ayıp olması halinde 8 gün içerisinde incelemek, incelettirmek ve sonucu satıcıya bildirmek zorunda olduğu aksi takdirde bunun sonuçlarına katlanacağı, somut olayda davacı şirketin 8 günlük süre içerisinde emtiadaki ayıbı tespit ettirip davalı şirkete bildirdiğini iddia ve ispat etmediği, bu nedenle davanın reddi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25.02.2020 tarih ve 2020/1 E., 2020/147 K. Sayılı ilamı ile davalı tarafından dolumu yapılan ürünlerin ihraç edilmesine rağmen gümrükten geçmediği ve davalı yüklenicinin ürünleri ayıpsız bir şekilde teslim edilmemesinden dolayı ödemekten imtina ettiği, davacının TTK 23/son maddesi gereğince tacir olan davacının ayıplı olan ürünleri açıkça anlaşılmayan ayıp olması halinde 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve sonucuna davalıya bildirmek zorunda olduğu halde bu hususu süresi içinde tespit ettirip davalıya bildirdiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereği ayıbın niteliği, yüklenicinin kusurunun ağırlığı, ayıbın niteliğine göre ihbarı gibi incelemelerde bulunulmadan hatalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozularak davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddeleri, 818 Sayılı Borçlar Kanunu 135 nci madde, 359, 360. Türk Ticaret Kanunun 23 ncü maddesi
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.