YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/302
KARAR NO : 2023/1081
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve ihale bedeli üzerinden %10 oranında hesaplanan para cezasının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddine ve dava konusu ihale bedeli olan 131.000,00 TL’nin %5’ine tekabül eden 6.550.000,00 TL para cezasının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular (… mirasçıları) tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu şikayet dilekçesinde özetle;
1. Şikayete konu taşınmaz adresinin gereği gibi satış ilanına yazılmadığı, halbuki taşınmazın zemin katta olduğunun belirtilmiş olması durumunda dükkan vasfındaki taşınmazın çok daha cazip hale geleceği,
2. Satış ilanında belirtilen KDV oranının hatalı olduğu, taşınmazın imar durumunda mesken olarak göründüğü, 150 metrekareye kadar konut satışlarında KDV oranının %1 olması gerektiği ancak İcra Müdürlüğünce KDV oranının %18 olarak belirlendiği dolayısı ile KDV oranının yüksek yazılmış olması alıcı kitlesinin azalmasına ve ihaleye katılımın azalmasına yol açtığı,
3. Satış ilanının gazetede yayımlanmadığı,
4. Yapılan kıymet takdirinin satıştan çok önce yapılmış olduğu şikayetleri ile ihalenin feshini talep etti.
II. CEVAP
Alacaklı … Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle, borçlunun hukuki dayanaktan yoksun beyanlarının süre kazanmak üzere başvurulan bir yol olduğu, satış ilanında belirtilen bilgilerin eksiksiz olduğu, gazete ilanı yapılmaksızın sadece elektronik ortamda ilan yapıldığı, dolayısıyla satış kararının ve satış ilanının düzenlemeye uygun olduğu, ayrıca … yeri vasfında olan davaya konu taşınmazın KDV oranının %18 olduğunu belirterek açılan ihalenin feshi davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhale alıcısı …’a Mahkeme tarafından dava dilekçesi ve duruşma davetiyesi tebliğ edilmiş, herhangi bir cevap dilekçesi sunmamış, duruşmada alınan beyanlarında ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine ve ihale bedeli üzerinden %10 oranında hesaplanan para cezasının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
Anılan mahkeme gerekçesinde özetle; borçlunun dava dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerin ihalenin feshini gerektirecek sebepler olmadığı, icra dosyasının ve kıymet taktiri raporunun kesinleşmiş olduğu ve kesinleşen kıymet taktirine istinaden hazırlanan satış kararının ve pandemi nedeni ile sürelerin durdurulması sonrasında verilen satış kararının da borçlunun bizzat kendisine tebliğ edildiği, dolayısı ile bu hususlarda şikayet sürelerinin tebliğ süresinden itibaren yedi gün olarak belirlendiği, yalnızca ihale sırasında ve ihale sonrasında oluşabilecek işlemlerde yapılan hatalı işlemlere karşı ihale tarihinden itibaren şikayette bulunabileceği ancak şikayet dilekçesinde belirtilen hususların icra dosyasında ihale öncesinde yapılan işlemler olduğu ve yapılan her işlemin borçlunun kendisine bizzat tebliğ edildiğinin belirtildiği görülmektedir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde özetle; şikayet dilekçesini tekrarla, salgın tedbirleri sonrası yeniden yapılandırma talebi beklenmeksizin satış işlemlerine başlanmasının yerinde olmadığı, satış ilanının gazetede yayınlanmadığı, belediyede ilan da yapılmadığı, satış ilanında taşınmaz bilgilerinin eksik ve hatalı olduğu, taşınmazın mesken değil dükkan olduğu ve zemin katta olduğunun satış ilanında belirtilmediği, ödeme emrindeki faiz oranının ipotek senedindeki faiz oranından fazla olduğu, müvekkiline hesap özeti ve kat ihtarının tebliğ edilmediği, satış ilanında KDV oranının hatalı gösterildiği, kıymet takdir raporunun müvekkiline tebliğ edilmediği, kıymet takdirinin satıştan çok evvel yapıldığını ve yeniden kıymet takdiri yapılması gerektiği ve müvekkili aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle kararın kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince; şikayete konu satışın düşürülmesinden sonra yeniden gazete ilanı söz konusu olmayıp, sadece elektronik ortamda ilanın yeterli olduğu, somut olayda, İİK’nın 150/ı maddesi kapsamında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip söz konusu olmayıp, ödeme emrinde kat ihtarına dayanılmadığı, yine ödeme emrindeki takip sonrası faiz oranının fahiş olduğuna ilişkin şikayetin ihalenin feshi sebepleri arasında olmayıp şikayet yolu ile ileri sürülebileceği, satış ilanında yer alan bilgilerin tapu kaydı ile uyumlu olduğu, katılımı azaltabilecek şekilde eksik bir bilginin bulunmadığı, işyeri olan taşınmazın mesken olarak nitelendirilmediği, özellikleri kısmında bilirkişi raporuna uygun şekilde dükkan olarak değerlendirme yapıldığı, borçlunun taşınmazın açık artırma ilanında KDV’nin yanlış yazıldığına ve kıymet takdirinin tebliğ edilmediğine yönelik iddiası satışa hazırlık işlemine ilişkin şikayet niteliğinde olmakla, şikayetçi borçlu vekiline satış ilanı 18.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği halde, satış ilanı tebliği usulsüzlüğü iddiası da olmadığı göz önünde bulundurularak yasal 7 günlük süre içerisinde bu işlemin şikayet konusu yapılmadığının dosya kapsamı ile sabit olduğu, dolayısıyla süresinde şikayet edilmeyen satış öncesi işlem kesinleştiğinden artık bu hususa dayalı olarak ihalenin feshinin istenemeyeceği, ihaleye konu taşınmazın kıymet takdirine ilişkin keşfin yapıldığı 28.10.2019 tarihi itibariyle kıymet takdirinin kesinleştiği, kıymet takdirinin kesinleşmesinden itibaren 2 yıllık süre dolmadan ihalenin gerçekleştirildiği, ihale bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin % 50’si ve satış giderlerini karşıladığı, tapu kaydına göre rüçhanlı alacağın mevcut olmadığı, satış kararına uygun olarak yeterli sürede satış ilanlarının ve elektronik ortamda ilanın yapıldığı, sonuç olarak talebin reddine dair kararın yerinde olduğu ancak istinaf incelemesi aşamasında yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3. maddesi gereğince, fesih gerekçeleri ve feshi isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda, davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı ve Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesinin nazara alınması gerektiğinden bahisle davacı aleyhine hükmedilen para cezasının, ihale bedelinin %5’ine indirilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde özetle; şikayet dilekçesini tekrarla ihalenin Cumhurbaşkanlığı Kararına aykırı yapıldığı, satış ilanının gazetede yayınlanmadığı, belediyede ilan edilmediği, taşınmaz bilgilerinin eksik ve hatalı yazıldığı ve sair aynı şikayetler ile gelerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshine yönelik şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.İİK 134 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı/borçlu mirasçıların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.