Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5750 E. 2023/1207 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5750
KARAR NO : 2023/1207
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; 697, 145, 264 ve 143 parsellerde kayıtlı bulunan taşınmazların müvekkili … ve … adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin bu taşınmazların tamamını tapu kaydının kendisine intikalinden geriye doğru yaklaşık 35 yıldır kullandığını, bu taşınmazların müvekkili adına tescil edilmesi amacıyla … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/358 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açıldığını, mahkemece yapılan yargılamada müteveffa …’in geride bıraktığı tek mirasçı olarak müvekkili …’ın kalmış olduğunun tespit edildiğini, … öldükten sonra geriye herhangi bir mirasçı bırakmamış olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin de yıllardır bu taşınmazları mal edinme amacıyla yaklaşık 37 yıldır zilyetliğinde bulundurduğunu, yıllarca taşınmazları nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla kullandığını, tüm bu nedenlerle müteveffa Ayşe Yümin adına kayıtlı bulunan ve 20 yılı aşkın süredir müvekkili tarafından kullanılan dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptaline ve bu taşınmazların müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yarıgılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…Dava, TMK’nin 713/2 fıkrasında yer alan “maliki 20 yıl önce ölmüş..” hukuki sebebine dayalı olarak TMK’nin 713/1-2 fıkraları gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Öncelikle mahkemece davanın nitelendirilmesinde hataya düşülerek davanın olağanüstü kazandırıcı zamanaşımına yönelik tapu iptal ve tescil davası olarak görüldüğü anlaşılmıştır. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 143, 145, 264 ve 697 parsel sayılı taşınmazların davacı ile dava dışı Ayşe Yümin arasında paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. “…Hal böyle olunca, Mahkemece yapılması gereken iş, davanın, Hazine hasım gösterilmek suretiyle açılacak mirasçıların tespiti davası ile belirlenecek mirasçılarına yöneltilmesi açısından davacıya imkan ve süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, malik hiç mirasçı bırakmadan ölmüş ise şimdiki gibi Hazine aleyhine açılan davanın devamı ile taraf delilleri toplanarak TMK’nin 501. maddesi de dikkate alınarak, uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın nitelendirilmesinde hataya düşülerek yazılı gerekçelerle kabul kararı verilmesi isabetsizdir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk derece mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararda: “…Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacıya Hazine hasım gösterilmek suretiyle 697 parsel maliki Mustafa kızı Ayşe Yümin’in mirasçılık belgesini alarak davaya dahil etmek üzere süre verildiği, davacının Ceyhan SHM’nin 2020/831 esas sayılı dosyasında dava açtıklarını belirtmesi üzerine söz konusu dosyanın kesinleşmesinin bekletici mesele yapıldığı, davacının 12/10/2020 tarihinde Hazine hasım göstermeksizin hasımsız olarak Ceyhan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/831 esas sayılı dosyasında veraset ilamı talepli dava açtığı ve söz konusu davanın yargılaması neticesinde davanın ispatlanamadığından 01/07/2021 tarihinde reddine karar verildiği, davacının verilen kararın kesinleştirme sürecini o tarihten bu yana gerçekleştirmediği ve dosyanın sürümcemede bırakıldığı, davacı tarafından verilen kesin sürelere rağmen Yargıtay bozma ilamı kapsamında Hazine hasımlı veraset ilamı davası açılmadığı ve buna göre de dosyada taraf teşkili sağlanamadığı, ayrıca taraf teşkili sağlanamadığından usule ilişkin olarak karar verildiğinden davalının TMK’nın 501. maddesine göre talebi hususunda değerlendirme yapılmadığı…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; veraset dosyası henüz tebliğe çıkmadığı için ilgili karar itiraz edilmediğini, mahkemenin kendiliğinden hazineyi taraf göstermesi gerektiğini, paydaş Ayşe’nin tek mirasçısı olduklarını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, maliki yirmi yıl önce ölmüş hukuki sebebine dayalı olarak TMK’nın 713/1-2 fıkraları uyarınca açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Türk Medeni Kanununun 713.maddesi: “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…)31 hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.(31) Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır. Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur. Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur. Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler. Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir. Özel kanun hükümleri saklıdır.” hükmünü ihtiva etmektedir.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilamı doğrultusunda hasımlı veraset ilamı alınması için davacıya süre ve imkan verildiği, davacının hasımsız olarak açtığı davanın reddine karar verildiği, verilen kesin sürelere rağmen Hazine hasımlı veraset ilamı davası açılmadığı ve taraf teşkili sağlanamadığı gerekçesiyle verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.