Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/4830 E. 2008/8998 K. 24.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4830
KARAR NO : 2008/8998
KARAR TARİHİ : 24.06.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı gerçek kişilerin … Köyünde yer alan çekişmeli taşınmazların kök murislerinden kaldığı iddiası ile açmış oldukları tescil davası devam ederken yörede, 1985 yılında genel arazi kadastro çalışmalarının başlaması ve çekişmeli taşınmazların 1096, 588, 589, 66, 613, 38, 822, 820, 832, 974 ve 609 sayılı parseller altında tespit görmesi nedeniyle dava kadastro tespitine itiraz davasına dönüşmüş, tutanaklar davalı oldukları belirtilerek … haneleri boş bırakılmak sureti ile kadastro mahkemesine gönderilmiş; mahkemece, yapılan yargılama sonucunda kesinleşen orman tahdidi dışında kalmasına rağmen orman bütünlüğünü bozacak olmaları ve orman dışında bırakıldığı tarihten tespit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı belirtilerek, çekişmeli 609, 613, 588, 589 parsellerin tamamı ile 822 parselin 5032 m2’lik bölümünün orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline, diğer taşınmazların ise, davacı … davalı gerçek kişilerin zilyetliğinde olması nedeniyle bu kişiler adına tapuya tesciline karar verilmiş, davalı Hazine çekişmeli 1096, 66, 38, 974, 832 parsellerin tamamı ile 822 parselin güneydeki 4782 m2’lik bölüme yönelik olarak hükmü temyiz etmiş, karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin hükmüne uyulan bozma ilamında “uzman orman bilirkişisince düzenlenen krokideki orman tahdit hattı ile kesinleşen orman tahdit haritasındaki tahdit hattının şekil, yön ve mesafe olarak birbirinden farklı olduğu, kesinleşen orman tahdit hattının tam ve doğru olarak zemine uygulanmadığı, ayrıca yerel bilirkişinin zilyetlik hususundaki beyanları da yetersiz olduğu açıklandıktan sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 yada 5 orman tahdit sınır (…) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazların tahdit hattına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi, davalıların dayandıkları vergi kayıtlarında yol, …, …, gibi hudutların yazılı olduğu ve nizalı taşınmazların orman niteliğindeki taşınmaza ile hudut olduğu anlaşılmakla vergi kayıtlarını genişletilebilir nitelikte olması nedeniyle miktarı ile geçerli olacağı göz önüne alınarak miktar fazlası olan kısmın sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanılmaya çalışıldığı ve süresi ne olursa olsun zilyetlikle kazanılamayacağının düşünülmesi, yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması, bu cümleden olarak, yapılacak keşifte yerel bilirkişi ile zilyetlik tanıklarının taşınmaz başında dinlenmesi; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara
dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 38, 820, 832 sayılı parsellerin tamamı ile 66 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen 5000m2, 1096 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen 20000 m2 ve 822 parselin (B) harfli kısmı dışında kalan mavi ile … 4782 m2’lik bölümlerinin birer pay itibarıyla … …, … …, … … ve … … adlarına; 66 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 643m2 ve 1096 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 2291m2lik bölümlerinin miktar fazlası olarak Hazine adına, 974 sayılı parselin tamamının orman içi açıklık niteliği ile Hazine adına tescillerine karar verilmiş; bu karar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 16/11/1970 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli … Köyü 38, 820, 832 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 1096 parselin bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 20 000 m2’lik; 66 parselin (B) harfi ile gösterilen 5 000 m2’lik, 822 parselin (B) harfli kısmı dışında kalan mavi ile … 4782m2’lik bölümlerinin, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca 66 parselin (A) ile işaretli 643 m2, 1096 parselin (A) ile işaretli 2291 m2’lik bölümleri ile 974 sayılı parselin tamamı hakkında açılan davaların reddine karar verilmesi de doğrudur. Ancak; mahkemenin 20/11/2001 tarih, 2001/1- 2001/3 esas ve karar sayılı kararı ile orman olduklarına karar verilen ve gerçek kişilerce temyiz edilmeksizin kesinleşen çekişmeli 588, 589, 609 ve 613 parsellerin tamamı ile 822 parselin (B) harfi ile gösterilen 5032m2’lik bölümü ile 66 parselin (A) ile işaretli 643m2, 1096 parselin (A) ile işaretli 2291 m2’lik bölümleri ile 974 parselin tamamının orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 38, 820, 832 sayılı parsellerin tamamı ile 66 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen 5000 m2, 1096 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen 20000 m2 ve 822 parselin (B) harfli kısmı dışında kalan mavi ile … 4782 m2’lik bölümlerinin birer pay itibarıyla … …, … …, … … ve … … adlarına; 66 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 643 m2 ve 1096 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 2291 m2’lik bölümlerinin miktar fazlası olarak Hazine adına, 974 sayılı parselin tamamının orman içi açıklık niteliği ile Hazine adına tescillerine” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 38, 820, 832 sayılı parsellerin tamamı ile 66 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen 5000 m2, 1096 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen 20000 m2, ve 822 parselin (B) harfli kısmı dışında kalan mavi ile … 4782 m2’lik bölümlerinin birer pay itibarıyla … …, … …, … … ve … … adlarına; 66 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 643 m2 ve 1096 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 2291 m2’lik bölümlerinin miktar fazlası olarak Hazine adına, 974 sayılı parselin tamamının orman içi açıklık niteliği ile Hazine adına tescillerine” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “ davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 38, 820, 832 sayılı parsellerin tamamı ile 66 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen 5000 m2, 1096 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen 20000 m2 ve 822 parselin (B) harfli kısmı dışında kalan mavi ile … 4782 m2’lik
bölümlerinin birer pay itibarıyla … …, … …, … … ve … … adlarına; 66 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 643 m2 ve 1096 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 2291 m2’lik bölümleri ile 974 sayılı parselin tamamının ve evvelce orman olduklarına karar verilerek kesinleşen 588, 589, 609 ve 613 parsellerin tamamı ile 822 parselin (B) harfi ile gösterilen 5032 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tescillerine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 24/06/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.