Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/10556 E. 2008/13094 K. 14.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10556
KARAR NO : 2008/13094
KARAR TARİHİ : 14.10.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Yönetim tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyünde bulunan taşınmazının ormanla ilgisi olmadığı halde, orman sınırı içine alındığını bildirerek sınırlamanın iptalini istemiş, mahkemece davanın kabulü ile 24.05.2007 tarihli krokide 272 m2 işaretli taşınmazın orman sınırlamasının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı Yönetim tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık sürede açılan orman tahdidine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 02.08.2006 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu bulunmaktadır. Bu güne kadar genel arazi kadastrosu yapılmamıştır
Mahkemece eski tarihli resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme sonucu çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de mahkemece yapılan araştırma hükme yeterli değildir.Şöyle ki orman kadastro haritasının orijinal renkli (elle boyama olmayan ) hali dosyada bulunmadığı gibi, çekişmeli taşınmaz ile sınırındaki … üçgen şeklindeki orman içi parsel birlikte düşünüldüğünde memleket haritasındaki konumunun orman içi açıklığa benzediği görülmektedir. Mahkemece bu konu tartışılmadan karar verilmiştir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
O halde mahkemece değinilen yönler gözetilerek ,öncelikle taşınmazın bulunduğu yere ait orijinal renkli orman kadastro haritası getirtildikten sonra yeniden yapılacak keşifte orman kadastro haritası ve memleket haritası aynı ölçekte denkleştirilerek birbiri üzerine aplike edilmeli, çekişmeli taşınmazın sınırındaki iç parsele orman yönetimi tarafından açılmış bir orman kadastrosuna itiraz davası olup olmadığı , iç parselin yüzölçümü ve çekişmeli taşınmazla birlikte kaç dönüm oldukları araştırılmalı, memleket haritasındaki konumuna göre taşınmazın orman içi açıklık olup olmadığı, sınırlarda yeşil renkli görülen bölümlerin tahdidin kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmişse ada parsel numarası verilip verilmediği araştırılarak hüküm kurulmalıdır.Eksik araştırma ve inceleme sonucu davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 14/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.