Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/5598 E. 2008/10801 K. 18.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5598
KARAR NO : 2008/10801
KARAR TARİHİ : 18.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, 14.12.2004 tarihli dilekçesiyle, … Köyü 1848 parsel sayılı taşınmazın yörede 1942 yılında yapılıp kesinleşen … kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve … niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşmiş … kadastrosu sınırları içindeki taşınmaz için kadastro yoluyla oluşturulan tapu kaydının iptal ve … niteliğiyle tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen … kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahditin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı … Kadastro Komisyonu işlemleri ise 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı … kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
1- Kesinleşmiş … kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu … bilirkişiler ve … bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarla çekişmeli taşınmazın 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan … kadastrosunda … sınırları dışında bırakıldığı, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1976 yılında 7 numaralı … kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekip tarafından Teksarnıç Devlet Ormanının sınırlandırılması sırasında taşınmazın ekli … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 1225 m2 yüzölçümündeki bölümünün … sınırları dışında bırakıldığı, (C) ile gösterilen 67 m2, (D) ile gösterilen 3 m2 ve bölümü … alanı içinde, (B) ile gösterilen 1276 m2 yüzölçümündeki bölümünü ise … olarak sınırlandırıldığı, daha sonra 1989 yılında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince taşınmazın (B) ile gösterilen 1276 m2 yüzölçümündeki bölümünün 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına … sınırları dışına çıkarıldığı, belirlenerek taşınmazın … sınırları dışında kaldığı belirlenen (A) bölümü ile Hazine adına … sınırları dışına çıkarıldığı belirlenen ve krokide (B) ile gösterilen bölümlerine ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, … Yönetiminin bu bölümlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- … Yönetiminin çekişmeli parselin krokisinde (C) ile gösterilen 67 m2 ve (D) ile gösterilen 3 m2 bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince, aynı uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin bu bölümlerinin 1942 yılında … sınırları dışında bırakıldığı, 1976 yılında … olara sınırlandırıldığı ve sonraki işlemlerde durumunun değişmediği belirlenmiştir.
… kadastrosunun kesinleştiği hallerde bir yerin … sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşmiş … kadastro tutanakları ve Haritalarının uygulanması suretiyle belirleneceği, yörede ilk … kadastro işlemi 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleştiğinden, 1942 … kadastro haritasının uygulanması suretiyle ancak 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre devlet ormanı olan alanların belirlenebileceği, 1942 yılında yapılan işlemle … sınırları içinde bırakılan alanların devlet ormanı olduğunda kuşku bulunmadığı, 1942 yılında yapılan … kadastrosunun Yargıtay 2. Hukuk Dairesi başkanın Hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih ve 208 sayılı hakem kararı ile sadece … Yönetimine ait ekli krokide kapsamı belirlenen tapu kaydı kapsamındaki taşınmazlar için iptal edildiği, … Yönetiminin tapu kaydı kapsamı dışında kalan taşınmazlar için 1942 yılında yapılan … kadastrosunun hukuki varlığını koruduğu, 4785 Sayılı Yasa ile istisnalar dışında tüm ormanlar devletleştirildiğinden, 1942 … kadastro sınırları dışındaki devletleştirilen … alanlarının bu yasa hükümlerine göre sınırlandırılabileceği, 1976 yılında 7 numaralı … kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekip tarafından ilk defa tesis edilen … sınır hattıyla, çekişmeli taşınmazın kısmen Teksarnıç devlet ormanı sınırları içinde bırakılarak, Teksarnıç Devlet Ormanın kadastrosunun yapıldığı, bu işlemi yapan … kadastro komisyonunun 4785 sayılı yasadan kaynaklanan sınırlandırma yetkisi bulunduğu gibi, bu işlemin 15.09.1976 tarihinde ilan edilmek suretiyle 15.09.1977 tarihinde kesinleştiği, dava tarihine kadar 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçtiği, her ne kadar çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer Akdeniz makisi olarak ayrılmışsa da, … Köyünde 1952 yılında çalışan I ve 2 numaralı makiye ayırma komisyonları, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesinde öngörülen kişilerden oluşmadığından, yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı kurulan bu komisyonun, çalışmalarında yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadığı, zemine uygulama imkanı olmayan ölçeksiz kroki niteliğinde bir harita düzenlediği, yasaya aykırı kurulan komisyon tarafından yasaya aykırı olarak makiye ayrılan yerler için … tevzi işlemlerinin de yapılmadığı, 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Yasanın 1-e maddesi uyarınca kurulan maki tespit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerinde geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği” kabul edilip, davalı tarafın özel yasalar uyarınca oluşturulmuş tapu kaydının bulunmaması, makiye ayırma komisyonunun yasanın öngördüğü gibi kurulmaması ve yasaya uygun çalışmaması nedeniyle, bu komisyonun yaptığı makiye ayırma işlemlerine ve özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kayıtları dışında kalan başka tapu kayıtlarına ve zilyetliğe hukukça değer verilemeyeceği, Anayasa Mahkemesinin 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 45. maddesinin iptali konusunda verdiği 01.06.1988 gün 1987/31-13 ve 14.03.1989 gün 1988/35-13 ve 13.06.1989 gün 1989/7-25 sayılı kararlarında ve bir çok ilgili Yargıtay Daire Kararları ve H.G.K. kararlarında açıklandığı gibi, kesinleşen … kadastro sınırları içinde kalan tapu kayıtlarının yasal değerini yitireceği, (HG.K. 1978/778 Sayılı kararı), Y.K.D’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan H.G.K.’nun 27.02.2002 gün ve 2002/1-19-97 sayılı kararı ile “kesinleşen … sınırları içine alınan eski tapu kayıtları yasal değerini yitirdiğinden, o yer makiye ayrılmış olsa bile eski tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği” nin kabul edildiği, doğal olarak böyle bir yerde zilyetliğe değer verilmesinin de düşünülemeyeceği, gerek 3116 Sayılı ve gerekse 5653 Sayılı Yasada ve bu yasa gereğince çıkartıldığı kabul edilen yönetmelikte, makiye ayırma işleminin … rejimi dışına çıkarma işlemi, ya da kesinleşen … sınırını daraltma ve değiştirme işlemi olduğu veya olacağı konusunda da hiç bir hüküm bulunmadığı, kesinleşen … sınırı içinde kalan yerlerin niteliği ister tapulu tarla olsun, ister makilik olsun, isterse … içi boşluk, çayırlık olsun, o taşınmaz, 1961 Anayasasının 131/2 ve 1982 Anayasasının 169/2. Maddesindeki “Devlet Ormanları zamanaşımı ile mülk

edinilemez” hükmü gereği ve … mülkiyet hukuku ve … ceza hukuku yönünden … sayılan yer olduğundan, böyle bir yere el atıp zilyet olan kişinin eyleminin … yasasının ceza hükümlerine göre suç oluşturacağı, Kişilerin yasalar karşısında suç olan eylemleri kendi yararlarına hukuki bir sonuç doğuramayacağı, kesinleşen … kadastrosu bulunan yerlerde ceza hakiminin, kesinleşen … kadastrosunun, 3116 Sayılı Yasanın 13 veya 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesinin emredici hükmü gereğince tapuya tescil edilip edilmediğine bakmadan [Medeni Yasanın 715 (E.641) Maddesi hükmüne göre “…yararı kamuya ait mallar, Devletin hüküm ve tarrufu altındadır…. yararı kamuya ait … yerler, kimsenin mülkiyetinde değildir ve hiç bir şekilde özel mülkiyete konu olamaz” ve yine 999 (E.912) Maddesi gereğince “Özel mülkiyete tabi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazlar, bunlara ilişkin tescili gerekli bir ayni hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunmaz” kesinleşen … kadastrosu sınırı içinde kalan taşınmaz parçası hukuken kamu malı … sayılan yer olduğu ve tapu kütüğüne tescil edilmemiş olması taşınmazın hukuken … olma niteliğini ortadan kaldırmayacağı ve kesinleşen … kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kayıtları yasal değerini yitireceğinden] sadece … kadastro harita ve tutanaklarını uygulayıp, o yerin … sayılan yerlerden olup olmadığını tesbit ederek, o yer kesinleşen … sınırları içindeyse, makiye ayrılan yer bile olsa, o yere herhangi bir şekilde el atan kişiyi mahkum etmekte olduğu, H.G.K.’nun 1998/903 Sayılı kararında açıklandığı gibi … sınırlaması kesinleşen yerlerde bir yerin … sayılan yer olup olmadığının sınırlama harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirleneceği, makiye ayrılmakla o yerin … kadastro sınırları dışına çıkartılmış kabul edilmeyeceği, bu güne kadar Ceza mahkemelerinin ve Yargıtay’ın uygulamasının bu şekilde olduğu, 5653 Sayılı Yasanın, 08.09.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı … Yasasının 117. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, 5653 Sayılı Yasanın 1/e maddesine paralel nitelikte hüküm getiren, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi uyarınca, … Genel Müdürlüğünün 24.12.1959 ve şb 2.2802-1 sayılı teklifi ve Bakanlık makamının 24.12.1965 günlü oluru ile yürürlüğe giren Funda ve Makilik Sahaların Tespitine Ait Talimatnameyle, 17.08.1950 tarih ve 2.Şb 9857-203 sayılı tamimle yayınlanan Maki Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırdığı, buna rağmen Maki Yönetmeliği dayanak gösterilerek 24.12.1965 tarihine kadar ve yine bu tarihten sonra da Maki Talimatnamesi dayanak gösterilerek makiye ayırma çalışmalarının yapıldığı, 3116 sayılı yasanın 7. maddesi … kadastro komisyonlarının yaptıkları … kadastro işlemlerinin, 6831 sayılı yasanın 11. maddesinde … kadastrosu ve … rejimi dışına çıkarma (2/B) işlemleri sonuçlarının ilan edileceğini ve itiraz süresi içinde itiraz edilmez ve dava açılmaz ise işlemlerin kesinleşeceğini bildiriliği, yasalar ile bu konuda çıkartılan yönetmeliklerde de ilan süresi ile nerede? Ne kadar ? süre ile yapılacağı, ilandan sonra kimler tarafından nasıl itiraz edileceği, itirazın nasıl inceleneceği, davanın kimler tarafından hangi mahkemeye açılacağı konularının ayrıntılarıyla düzenlendiği, 2613, 5602, 766 ve 3402 Sayılı Kadastro yasaları ve bu yasalar gereği çıkartılan yönetmeliklerde de, bu konularda açıklayıcı ve emredici, hükümler bulunduğu halde, gerek 08.09.1956 tarihinden önce ve gerekse bu tarihten sonra yapılan makiye ayırma çalışmalarının hiçbiri ilan edilmemiş olduğu gibi yasa, yönetmelik ve talimatnamede, yapılan çalışmanın yerindeliğinin, hangi makam tarafından incelenip denetleneceği ve onanacağı konularında da hiçbir hüküm bulunmadığından, makiye ayırma çalışmalarının … İdaresinin bir iç işi olduğu, … rejimi yada … sınırı dışına çıkarma işlemi olmadığı, yapılan işlemin her zaman iptal edilebileceği, ya da yeniden yapılacak bir … kadastro çalışmasında makiye ayrılan yerlerin … kadastro sınırı içine alınabileceği, makiye ayrılmakla birlikte o taşınmazın hukuken … olmaya ve kesinleşen … kadastro sınırı içinde kalmaya devam ettiği, çünkü, “… niteliğini kaybetme nedeniyle … rejimi dışına çıkarma” kavramının 1961 Anayasasının 131. Maddesinin, 1970 yılında 1255 Sayılı Yasa ile değiştirilmesinden sonra hukukumuzda yer aldığı ve Anayasanın bu maddesinin değiştirilmesinden sonra 6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi değiştirilerek “bilim ve … bakımından … niteliğini yitirme” nedeniyle … rejimi dışına çıkartma işleminin …

kadastro komisyonları tarafından yapılmaya başlanıldığı ve kesinleşen … sınırları içinde iken makiye ayrılan yerlerin kesinleşen … kadastro sınırları içinde kalmaya devam ettiği kabul edilerek somut olayda olduğu gibi … rejimi içine alındığı, makiye ayırma işlemlerine değer verilmediği,
20. Hukuk Dairesinin Y.K.D. Aralık 2001 sayısında yayınlanan 10/05/2001 gün ve 2001/3179-3713 sayılı kararını direnme yoluyla inceleyen ve 20.Hukuk Dairesinin kararında belirtilen ilkeleri aynen ve oybirliği ile benimseyen, Hukuk Genel Kurulunun 03/07/2002 gün ve 2002/20- 558- 588 sayılı kararı ve 20. Hukuk Dairesinin bir çok kararları ile 1. Hukuk Dairesinin 27/06/2000 gün 6766/8652 ve 02/04/2001 gün ve 2670/3847 ve 14/05/2001 gün ve 5062/5949 sayılı kararlarında makiye ayırma çalışmalarının idare tarafından her zaman iptal edilebileceği ve makiye ayrılan yerin halen … sınırı içinde kalmaya devam ettiğinin kabul edildiği, … Yönetiminin de, Maki Yönetmeliği ve Maki Talimatnamesindeki hükümleri bu şekilde anlayıp yorumlayarak, uygulamalarını da buna göre yürüttüğü, yasaya aykırı olarak yapılan bir kısım maki çalışmalarını iptal ettiği, kesinleşen … sınırları içinde makiye ayırma çalışması yapılmışsa bunun hiç bir yasal yasal değeri bulunmadığını kabul ederek somut olayda olduğu gibi 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması yaptığı yerlerlerde 2/B madde koşullarını taşımayan yerleri … kadastro paftalarının yenilenmesi (aplikesi) sırasında … sınırları içinde bıraktığı, … niteliğini yitiren yerleri 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi ve 2/B maddesi gereğince … rejimi dışına çıkarttığı yada 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesindeki “… her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tesbiti, … kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince çıkartılan 26/Mayıs/1958 tarihli … Tahdit ve Tescil Talimatnamesinin 31. maddesi ve 25 Haziran 1970 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan … Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 26-38. ve 19 Ağustos 1974 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan … Kadastro Yönetmeliğinin 32/j-51. ve 20 Mayıs 1984 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan … Kadastro Yönetmeliğinin 22/k-35. ve 02 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan … Kadastro Yönetmeliğinin 17/k-28. ve son olarak 15 Temmuz 2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan … Kadastro Yönetmeliğinin 20/k-31. maddelerindeki “maki tefrik komisyonlarınca yapılan belirtme tutanağı ve haritaların yapılacak … kadastrosuna (tahdidine) hazırlık olmak üzere bulunduğu yerlerden getirtilerek … kadastrosu (tahdidi) çalışmaları sırasında kadastro komisyonlarınca döküman olarak kullanacağı” ve yine “daha önce makiye ayrılan yerlerin … olduğunun tesbit edilmesi halinde bu yerlerin yapılacak … kadastrosu sırasında … kadastrosu sınırları içine alınacağı” hükümleri gereğince, makiye ayrılan bir kısım yerleri, sonradan yapılan … kadastrosu sırasında … sınırları içine alarak işlemleri kesinleştirdiği, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin konu ile ilgili bir çok kararlarında bu tür yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğu kabul edildiği gibi, 16. Hukuk Dairesinin 15.01.1991 gün 1990/5423-121 ve 1. Hukuk Dairenin 19/01/2000 gün 1999/13546- 257 sayılı ve Hukuk Genel Kurulunun 05/02/2003 gün ve 2003/20-84-50 ve 28/05/2003 gün 2003/20- 371- 358 sayılı kararlarında da … Yönetiminin bu işlemleri yasaya uygun kabul edildiği, H.G.K.’nın 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 sayılı, 05.05.1999 gün ve 1999/1-302 -258 sayılı ve aynı gün 1999/1-304 -260 ve 30.06.1999 gün ve 1999/1-544-561 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açacağı iptal davaları 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı, aynı sav ile … Yönetimi tarafından açılan davanın da 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığının kabulü gerekeceği gözetilerek, çekişmeli parselin kesinleşmiş … kadastrosu sınırları içinde kaldığı belirlenen ve … bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen 67 m2 ve (D) ile gösterilen 3 m2 yüzölçümündeki bölümlerine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu bölümlere ilişkin davanın bilirkişi raporları ve dosya içeriği ile bağdaşmayan gerekçeyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetiminin çekişmeli parselin ekli … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 1225 m2 ve (B) ile gösterilen

1276 m2 yüzölçümündeki bölümlerine ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli parselin krokisinde (C ) ile gösterilen 67 m2 ve (D) ile gösterilen 3 m2 yüzölçümündeki bölümlerine ilişkin hükmün BOZULMASINA 18/07/2008 günü oybirliği ile karar verildi.