Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/10245 E. 2008/12194 K. 06.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10245
KARAR NO : 2008/12194
KARAR TARİHİ : 06.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … mezrası, … mevkiinde bulunan 80 ve 10 dönüm yüzölçümlü iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde sınırları yazılı 89,470 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1980 yılında yapılmış ve sonuçları 25.01.1980-25.02.1980 tarihleri arasında ilan edilip kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Davacı, çekişmeli taşınmazın 251 sayılı parsel ile bir bütün halinde kullanılıp 251 parsele uygulanan tapu kayıtlarının sınırları içinde kaldığını, 251 sayılı parsele revizyon gören tapu kayıtlarından birisinin yüzölçümü belli olmadığından ve güney sınırında … okuduğu için kadastro sırasında 251 sayılı parselden ayrılarak bu bölümün tescil harici bırakıldığı iddiası ile temyize konu davayı açmıştır.
Davalı taşınmazın kuzeyinde kalan ve bir bütün olarak kullandığı iddia edilen 251 sayılı parsele revizyon gören Ekim 1968 tarih 19 nolu tapu kaydının 171217 m2, Ekim 1968 tarih 24 nolu tapu kaydının 79500 m2 olduğu, diğer Ekim 1968 tarih 69 nolu tapu kaydının ise yüzölçümü yazılı değilsede, bu tapu kaydının geldi kayıtlarında yüzölçümünün 26 dönüm (metrekareye çevrildiğinde 23894 m2) olduğu anlaşılmaktadır. Bu üç tapu kaydının yüzölçümleri toplamının 274611 m2 olduğu halde miktarından çok fazlası ile 291600 m2 yüzölçümlü 251 sayılı parselin davacı adına tesbit ve tescil edildiği görülmektedir. Revizyon gören tapu kayıtlarının sınırları, doğusu ve batısı sahibi senet, kuzeyi değirmen arkı ve güneyi … okumaktadır.
Uygulanan tapu kayıtlarının güney sınır … okuduğundan değişebilir sınırlı olan bu tapu kayıtlarının kapsamı 3402 Sayılı Yasanın 20/c maddesi gereğince yüzölçümüne değer verilerek belirlenmesi gerekir. Dava konusu taşınmaza güney sınırda komşu 380 sayılı parsel hükmen orman olarak Hazine adına tescil edilmiştir. Yörede bu güne kadar orman kadastrosu da yapılmamıştır. Tapu kayıtları lehe olduğu kadar aleyhe de delil oluşturur. Tapu kayıtlarının miktar fazlasının ormandan kazanıldığının kabulü gerekeceğinden zilyetlikle kazanılması olanaklı değildir.
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacının davasının reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 06.10.2008 günü oybirliği ile karar verildi.