YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9111
KARAR NO : 2008/12288
KARAR TARİHİ : 07.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2004 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, çekişmeli … Köyü 154 ada 1 parsel 4245,28 m2 miktarla ham … niteliğinde, 154 ada 2 parsel 4588,40 m2 miktarla tarla niteliğinde 2/B madde uygulaması nedeniyle, 154 ada 3 parsel 1975,06 m2 miktarla tarla niteliğinde 2/B madde uygulaması nedeniyle, 154 ada 4 parsel ise, 1397,68 m2 miktarla tarla niteliğinde yine 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacı … tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasının 3402 Sayılı Yasanın 28/2. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına ve taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş, karar kesinleşerek taşınmazlar Hazine adına tapuya tescil edilmişlerdir.
Davacı …, bu kez Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada çekişmeli parsellerin eşi … zilyetliğinde … alanı iken onun 1996 yılında ölümü üzerine yapılan rızai taksimde kendi payına düştüğünü, çekişmeli yerlerin öncesinden beri … alanı olduğunu ileri sürerek Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile adına tescillerini istemiştir.
Davacı vekili, 01.03.2007 tarihli dilekçesinde her ne kadar 154 ada 1, 2, 3, 4 parsellerle ilgili olarak dava açılmışsa da, davayı “fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile” şeklinde belirtme yaparak açmış olduklarını da belirtip 153 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların da davaya dahil edilerek davaya 154 ada 1, 2, ve 153 ada 2 parsel yönünden devam edilmesini, mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi rapor ve krokisinde belirtilen miktarlardaki bu taşınmaz bölümlerinin davacı adına tescilini istemiş ve davayı ıslah ettiklerini bildirmiştir.
Daha sonra ise, 12.04.2007 tarihli bir dilekçe ile tapu iptali ve tescil istemlerinin kabul edilmemesi halinde tapu kaydının beyanlar hanesinde davacının kullanımında olduğu hususunun şerh verilmesi istenmiştir.
Mahkemece, davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddine, şerhle ilgili istemin kısmen kabulüne, 154 ada 2 parsel ile 153 ada 2 parselin ve 154 ada 1 parsel içinde kalan, bilirkişi krokisinde (E) harfi ile gösterilen 3603,38 m2 kısmın davacı … zilyetliğinde olduğunun tapunun beyanlar hanesinde yazılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, bu karar davacı … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman kadastrosu yapılmıştır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece davaya konu … Köyü 154 ada 1 ve 2 sayılı parsellerin tamamı ile 153 ada 2 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B) harfi ile işaretli bölümünün öncesinin orman olduğu ve 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı; bu tür yerlerin kazandırıcı zaman aşımı yolu ile kazanılamayacağı; 153 ada 2 parselin (A) kısmının ise kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlenerek davacının tescil isteminin reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı gerçek kişinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; 154 ada 1 parsel içinde kalan ve bilirkişi krokisinde (E) harfi ile gösterilen 3603.38 m2’lik bölümün halen boş olup kimsenin zilyetliğinde bulunmadığı, tarıma elverişli yerlerden olmadığı, çok yıllık keven gibi otsu bitkiler ile … çalıları ve çok büyük yerli kayalarla kaplı olduğu dosya içeriğinden, özellikle bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. Taşınmazın bu niteliği itibarı ile davacının zilyetliğinin bulunduğundan söz edilemez. Kalan taşınmaz bölümleri yönünden ise yörede halen 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre bir kullanım kadastrosu yapılmadığı, bu yasa hükümlerine göre yapılacak çalışmada 2924 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre yada hak sahipliği tespit komisyonu çalışması sırasında zilyet olanların belirleneceği düşünülmeden bu bölümlerin tapu kaydı üzerinde zilyetlik şerhi verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenlerle davanın tümü ile reddi gerekirken, kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 07/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.