Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/11053 E. 2009/13636 K. 30.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11053
KARAR NO : 2009/13636
KARAR TARİHİ : 30.09.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı yörede yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 2 adet taşınmazın orman olarak nitelendirildiğini ve 524 numaralı parsel olarak tescil harici bırakıldığını ,ancak yörede yapılan orman kadastrosu sırasında taşınmazın orman tahdit sınırları dışında bırakıldığını , ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu ileri sürerek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1/6/1971tarıhında ilan edilen ve kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu dava tarihinden önce 1956 yılında 766 Sayılı Yasaya göre yapılmıştır
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre her nekadar mahallinde keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın niteliği belirlenmemiş ise de yörede1956 yılında yapılan genel kadastro sırasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere 524 nolu parsel numarası verilerek gerçek kişi adına tespit tutanağı düzenlenmişse de, Uşak Tapulama Mahkemesinin 1957/419 -1965/9 sayılı kararı ile, dava konusu parselin 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince orman olduğu belirlenerek o tarihte yürürlükte bulunan 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince tespit harici bırakılmasına dair verilen kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1965/7186-7509 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, 1982 Anayasasının 138/4. maddesindeki “Yasama ve yürütme organlarıyla idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” hükmü ile Orman Kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 02 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Yasaya Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 23. maddesinde, orman kadastro komisyonlarınca devlet ormanı olarak sınırlandırılması gereken yerlerin sayıldığı, bu maddenin 1. fıkrasının (G) bendinde “Devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunan yerlerin devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı” (halen yürürlükte olan 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan yönetmeliğin 26/g maddesi) hükmünün bulunduğu, bu hüküm gereğince kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman olduğu saptanan taşınmazın, orman kadastrosu yapıldığı sırada orman olarak sınırlandırılması zorunlu olduğu halde, yörede yapılan

ve 01.06.1971 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakıldığı, 2. madde gereğince ancak bu olgunun kesinleşen mahkeme kararı ile orman olduğu belirlenen taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği, Anayasanın 169. maddesinde belirtildiği gibi ormanların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilemeyeceği 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne göre davaya konu taşınmazın “herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış orman” olması nedeniyle yeniden yapılacak orman kadastrosunda orman sınırı içine alınabileceği ve Orman Yönetimi yada Hazine tarafından dava konusu taşınmazın her zaman orman olarak tescilinin mahkemeden de dava yoluyla istenebileceği, bunu engelleyen bir yasa hükmü bulunmadığı gözönünde bulundurularak davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 30/09/2009 gününde oybiriği ile karar verildi.