Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/2778 E. 2007/4889 K. 11.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2778
KARAR NO : 2007/4889
KARAR TARİHİ : 11.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili, …, … Köyü … Çiftliği 1521 parselin tamamı ile 139 parselin bir bölümünün orman olmadığı halde 1988 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırı içine alındığını belirterek, sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 10 yıllık hak düşürücü sürede açılan orman tahdidine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 01.07.1988 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma çalışması ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B uygulaması vardır.Genel arazi kadastrosu işlemi 17.01.1960 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayrılan ve 2510 Sayılı Yasa gereğince tevzi edilen yerlerden olduğu iddia edilmekteyse de, taşınmazların eski tarihli resmi belgelerde % 12-20 eğimde koruma makiliği sahasında kaldığı, bu nedenle 1988 yılında yapılan ilk orman kadastrosunda bir bölümünün Çenedağı Devlet Ormanı sınırları içine alınması işleminin yasaya uygun olduğu, 1972 yılında … Tevzi Komisyonunca … Köyünde bir kısım taşınmazlar mera olarak ya da şahıslar adına tahsis edilmişse de, kadastro sırasında taşınmazlara revizyon gören tapu kaydının özel yasalara göre oluşmayıp, T. Sani 1341 tarih 45 nolu tapu kaydı olduğu, sözü edilen tapu kaydı getirtilip uygulanmamışsa da bir an için dava konusu parsellere uyduğu kabul edilse dahi öncesi orman olan yerlerde oluşturulan tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa karşısında yasal değerinin bulunmadığı, 02.09.1986 tarih ve 19209 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve temyize konu bu davada uygulanması gereken 6831 Sayılı Orman Yasasına göre Orman Kadastrosu ve 2/B Madde Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 28. maddesine göre “evvelce makiye tefrik edilen fakat tevzii yapılmayan sahalarla 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine giren ancak istisna bentlerine girmeyen ormanlık alanların Devlet Ormanı olarak sınırlandırılacağı”, diğer taraftan makiye ayırma komisyonunun yasa ve yönetmeliğe uygun olarak kurulmadığı gibi, 17.08.1950 tarihli yönetmelik; muhafaza makilerinin makiye ayrılmasını yasaklaması nedeniyle, makiye ayırma işleminin de yine yasa ve yönetmeliğe uygun olarak yapılmadığı, özel yasalar gereğince oluşturulan tapu kaydı da bulunmadığından, 22.03.1996 … 1993/5-1 sayılı “maki tespit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerin geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kayıtlarına değer verileceği” konusundaki Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının somut olayda uygulanma olanağının bulunmadığı gözönünde bulundurularak, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 11/04/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.