Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9874 E. 2023/2656 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9874
KARAR NO : 2023/2656
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde takibin ve icra emrinin iptali istemli şikayetten dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Borçlular İcra Mahkemesine başvurularında; borçlu şirket hakkında konkordato mühlet kararı verildiğini, asıl borçlu ve ipotek veren arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğunu bu nedenle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılamayacağını, icra emrinde ipotek miktarını aşar şekilde bu meblağa ilaveten işlemiş ve işleyecek faiz, temerrüt faizi ve sair alacakların tahsili talebinin yasaya uygun olmadığını, alacaklı banka tarafından gönderilen hesap kat ihtarına itiraz edildiğini, ortada kesinleşmiş bir alacak bulunmadığını belirterek takibin ve icra emrinin tümüyle iptal edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı, şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın 295. maddesinde mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeni ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabileceği veya başlamış olan takiplere devam edilebileceğinin düzenlenmiş olduğu, bu durumda rehinli takiplerin yapılması ayrık tutulduğundan takibin usulüne uygun olduğu, İİK.150/ı uyarınca borçluya icra emri gönderilebilmesi için, hesap kat ihtarının tebliğinin yeterli olup, ihtarnameye itiraz edilmiş olmasının icra emrinin tebliğine engel olmayacağı, ayrıca söz konusu takibin niteliği ve dayanak belgeleri göz önünde bulundurulduğunda, takibin ipotek limiti ile sınırlı olarak yapılması gerektiği gerekçesiyle şikayetin kısmen kabul kısmen reddine, ipotek limiti 300.000,00 TL olmakla, icra emrinin 300.000,00 TL yi aşan faiz, BSMV, vekalet ücreti ve talep edilen masraflar yönünden iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlular istinaf dilekçesinde; borçlu şirket hakkında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/940 E. sayılı dosyası üzerinden 26.12.2018 tarihinde geçici mühlet, 27.03.2019 tarihinde de kesin mühlet kararı verildiğini, 29.09.2021 tarihinde konkordatonun tasdik edildiğini, İİK’nın 294. maddenin açık hükmü gereğince şirket hakkında icra takibi başlatılamayacağını, şirket tarafından tasdik edilen konkordato planı çerçevesinde 48 ayda eşit taksitler halinde borcun ödenmeye başlandığını ve bugüne kadar da ödenmeyen taksitin söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin konkordato mühletinin verildiği tarih itibariyle davalı bankaya muaccel borcu bulunmadığını, konkordato mühleti verilmesinin akabinde hesaplarını kat ederek hesap kat ihtarnamesi gönderilmesinin usulsüz olduğunu, alacaklı bankanın gönderdiği ihtarname ve ekindeki hesap özetine itiraz edildiğinden ortada kesinleşmiş bir asıl alacak ve faiz alacağı bulunmadığını, bu nedenle icra emri gönderilmesinin İİK’nın 149. maddesine aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı istinaf dilekçesinde; borçlu şirket tarafından Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/940 E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulması üzerine mahkemece 29.09.2021 tarihinde tasdik kararı verildiğini, İİK’nın 295. maddesinde mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeni ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabileceği veya başlamış olan takiplere devam edilebileceği hüküm altına alındığından bu yönüyle takipte bir usulsüzlük olmadığını, icra emri incelendiğinde üst sınır ipoteği olduğundan takibin başlangıcında sadece üst sınır ipotek miktarı 300.000,00 TL’nin alacak bedeli olarak gösterildiğini, başka bir talepte de bulunulmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kısmen ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafından borçlular aleyhine 08.04.2020 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığı, borçlu Desen Matbaacılık…Ltd. Şti yönünden Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28.12.2018 tarih 2018/940 E. sayılı dosyasında geçici mühlet, 27.03.2019 tarihinde de 1 yıl süreyle kesin mühlet kararı verildiği ve İİK’nın 295. maddesindeki şekli ile alacaklılar bakımından sonuç doğurmasına hükmedildiği, İİK’nın 295.maddesi gereğince mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabileceği veya başlamış olan takiplere devam olunabileceği, ayrıca her ne kadar 29.09.2021 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verilmiş ise de; tasdik kararında da rehinli/ipotekli takiplerin yapılamayacağına ya da başlamış takiplerin duracağına dair bir tedbir kararının bulunmadığı, Genel Kredi Sözleşmesi, borçlulara tebliğ edilen hesap kat ihtarı ve ipotek senedi ibraz edilmek suretiyle İİK’nın 150/ı maddesi uyarınca borçlular hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, alacaklı tarafından gönderilen ihtarnamenin şikayetçi borçlulara 08.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ancak borçlular tarafından yasal 8 günlük süreden sonra 29.01.2021 tarihinde hesap kat ihtarına itiraz edildiğinden hesap katında bildirilen alacak ve faiz miktarının kesinleştiği, bu yöndeki itirazın dinlenemeyeceği, İcra Müdürlüğünce takip talebine uygun icra emri düzenlenmesi gerektiği, bu nedenle takip dosyasında yer alan ve icra müdürlüğünün ıslak imzasının bulunduğu, takip talebine uygun şekilde düzenlenen 05.04.2019 tarihli icra emrinin geçerli olduğu, mahkemece bu icra emrinde yer alan ipotek limiti 300.000,00 TL’yi aşan faiz, BSMV, vekalet ücreti ve masrafların iptaline ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibinde icra emrinin ve takibin iptali istemine ilişkin şikayet niteliğindedir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 150/ı ve TMK’nın 875 maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.