Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8449 E. 2023/1623 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8449
KARAR NO : 2023/1623
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kambiyo senedine dayalı takipte icra dairesinin yetkisine itiraz ve borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacıların yetki itirazının reddine, davacıların kambiyo vasfına yönelik şikayetinin kabulü ile takibin iptaline, takip iptal edilmiş olmakla davacıların sair itirazları konusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına, koşulları oluşmadığından davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından kendilerine karşı bonolara dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yetkisiz icra dairesinde icra takibi başlatıldığını, takipte … İcra Dairesinin yetkili olduğunu ve yetkiye itiraz ettiklerini, davacı borçlular ile davalı alacaklı arasında 05.04.2018 tarihli hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, takip dayanağı bonoların bu sözleşmeye istinaden teminat olarak verildiğini, senet üzerinde teminat senedi olduğu ve ciro edilemez kaydının bulunduğunu, senetler kayıtsız şartsız bir ödeme kaydını içermediğinden kambiyo senedi vasfına haiz olmadıklarını, aynı senetlere ilişkin ilamsız takip yapıldığını, itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını, mükerrer takibin iptalinin gerektiğini ileri sürerek itirazlarının kabulü ile takibin iptaline ve davalı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; HMK’nın 17. maddesi uyarınca yetki şartının geçersiz olduğunu, sözleşmede, dava konusu bonoların sebepten soyut olduğunu, muaccel bir para borcu ediminin ifasını temin amacıyla verildiğini, bu nedenle hiç bir şekilde teminat senedi niteliğinde olmadığını, kambiyo senedi vasfını tam olarak haiz olduğunu, genel haciz yolu ile yapılan ilamsız icra takibinden ayrı olarak, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başvurulmasının mümkün olduğunu, kötüniyet tazminatının koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur ve tarafları lehine asıl alacağın %20’si oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu bonolarda … İcra Dairelerinin yetkili olduğunun yazılması yetki sözleşmesi niteliğinde olup, davalı- alacaklının tacir olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediği gibi buna dair bir belgenin de ispat edilmediğine göre, takip tarihi itibari ile yürürlükte olan 6100 Sayılı HMK’ nun 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesi geçersiz olduğundan ve davacı- borçlu gerçek kişinin adresinin … olması itibari ile bu borçlu açısından … İcra müdürlüklerinin yetkili olduğu, davacı- borçlu şirket yönünden ise ödeme emrinin …/… adresi itibari ile tebliğ edilmesine rağmen yetkili icra dairesinin hatalı olarak … İcra daireleri olarak gösterilmesi nedeni ile davacıların yetki itirazının reddine , takip konusu senetlerin arka yüzünde, “… 05.04.2018 tarihli hizmet sözleşmesi gereği teminat senedidir. Temlik, devir ve ciro edilemez…” ibarelerinin bulunduğu kaydın, senedin kayıtsız şartsız borç ikrarına havi olması şartını ortadan kaldırdığı, taraflar arasında takip dayanağı bonoların dosya içerisinde bulunduğu 05.04.2018 tarihli hizmet sözleşmesine istinaden verildiği konusunda da uyuşmazlık bulunmadığı, takip dayanağı senetlerin kambiyo vasfı taşımadığı, dolayısıyla alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçeleriyle davacıların kambiyo vasfına yönelik şikayetinin kabulü ile takibin iptaline, takip iptal edilmiş olmakla davacıların sair itirazları konusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına, koşulları oluşmadığından davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Cevap dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmekle HMK’nın 17. maddesi uyarınca yetki şartının geçersiz olduğu, dava konusu bonoların sebepten soyut olduğu, hiçbir şekilde teminat senedi niteliğinde olmadığı, genel haciz yolu ile yapılan ilamsız icra takibinden ayrı olarak, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başvurulmasının mümkün olduğu, kötüniyet tazminatının koşullarının bulunmadığı ve tarafları lehine asıl alacağın %20’si oranında tazminata hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağı bonoların teminat olarak verildiğinin sözleşmenin konusu ve tarihi senet üzerine yazılarak şerh edildiği, davalının sözleşmeye yönelik bir itirazının bulunmadığı, davacıların borcu kabul ya da ödeme yapıldığı yönünde bir beyanlarının bulunmadığı, teminat senedi olarak düzenlendiği anlaşılan senetlerin ödenip ödenmeyeceği ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, kaldı ki takip dayanağı senetlerde tanzim tarihinin de mevcut olmadığı, bu hususun Mahkemece re’sen gözetileceği, tanzim tarihini içermeyen senedin bono ve kambiyo senedi vasfını haiz olmadığı, bu durumda TTK’nın 776/1-b ve 776/1-f maddelerine uygun düzenlenmeyen senetlere dayalı olarak takip yapılmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı ilamsız takipte icra dairesinin yetkisine itiraz ve takibe dayanak senedin kambiyo vasfı şikayeti ve takipte derdestlik şikayetine dayalı borca itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1., 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …
2., HMK md.17,
3., 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 776. Maddesinin 1. fıkrasının b. ve f. bentleri,
4., 2004 sayılı İİK md.170/a,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.