YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1078
KARAR NO : 2023/3057
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/265 Esas, 2022/132 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 25.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.01.2023 tarihli ve 2022/26519 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/8520 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/8520 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinde yer alan ‘(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. (4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.’ şeklindeki düzenleme,
Benzer bir olay üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 01/06/2022 tarihli ve 2022/3741 esas, 2022/11070 sayılı ilamında; ‘sanığın kısmi iadede bulunduğu halde, kısmi iade sebebiyle ceza indirimine … gösterip göstermediği suçtan zarar gören kurumdan, sorulup sonucuna göre TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerekirken anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına dair yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden… Bozulmasına…’ şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda, müştekinin 24/01/2022 tarihli duruşmada alınan ifadesinde; sanığın zararının 2.000,00 Türk lirası kadarını karşıladığını, ancak geriye kalan kısmı kendisine ödemediğini belirtmesine karşın, müştekiden kısmi iade sebebiyle ceza indirimine … gösterip göstermediği sorulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun hükümden önce 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un etkin pişmanlık başlıklı 168 inci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları;
“(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.
…
(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.
…”
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; avukat olan sanığın, davalı vekili sıfatıyla Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/432 Esas sayılı dosyası kapsamında takip ettiği tapu iptal ve tescil davası sonunda, Mahkemece davanın kabulüne, önalım bedelinin davalıya ödenmesine karar verilmesini mütaeakip, bahse konu karar ile davalı olan katılanın ödemesine hükmedilen harç ve yargılama giderlerine yönelik katılandan 1.200,00 TL aldığı hâlde gereğini yerine getirmediği ve 21.858,92 TL önalım bedelini Beyşehir Mahkemeler veznesinden 23.10.2019 tarihli ve 6276 sayılı reddiyat makbuzu karşılığında tahsil ettiği hâlde, müvekkili olan katılana vermeyerek tamamını uhdesinde tuttuğu, ancak soruşturma aşamasında katılan 20.000,00 TL’nin kendisine ödendiğini, kalan 1.200,00 TL zararının ise halen ödenmediğini belirttiği, böylece sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin kabul edilmesi karşısında; öncelikle 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi, uzlaşmanın sağlanamaması durumunda ise 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesi gereğince, kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına … gösterip göstermediği katılandan sorularak, sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/265 Esas, 2022/132 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.