YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8237
KARAR NO : 2008/12480
KARAR TARİHİ : 09.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.02.2006 gün ve 2005/14495-2619 bozma kararında özetle: “Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı bildirilmişse de, raporun denetime olanak tanımadığı, genel arazi kadastrosunda paftasında devlet ormanı olduğu işaretlenerek tapulama dışı bırakılan ancak 16.11.1977 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılan taşınmazın, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilmesi için öncelikle imar ihya edilmesi gerektiğinin gözetilmediği, yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının imar ihya olgusuna yer vermedikleri beyanlarına itibar edildiği, taşınmazın … yatağı olup olmadığı hususunda jeolog bilirkişi dinlenmediği, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1977 yılında 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek yapılan orman kadastrosu 16.11.1977 tarihinde askıya çıkartılarak 16.11.1978 tarihinde kesinleştiği, dosyada bulunan pafta fotokopisine göre, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin 1956 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda devlet ormanı olduğu paftasına işaretlenerek tapulama dışı bırakıldığı, o halde, yerel bilirkişi ve tanıklar, taşınmazın öncesinin orman olmadığını, 1952 yılından beri … alanı olarak kullanıldığını ve sonra seralar yapılarak tarıma devam edildiğini ifade etmişlerse de, yukarıda açıklanan nedenlerle, çekişmeli taşınmazın 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek 1977 yılında yapılan orman kadastrosunun kesinleştiği 16.11.1978 tarihine kadar orman sayılacağı, Yüksek Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242/292 sayılı kararında da değinildiği gibi, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu yapılıp da tahdit dışında bırakıldığı 16.11.1978 tarihinden itibaren kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu edilebileceği, 3402 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince, İl, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda İmar ihya yoluyla taşınmaz edinilemeyeceği, 16.11.1978 tarihinden, taşınmazın imar palanı sınırları içine alındığı 1983 yılına kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi dolmadığından, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 639. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu … Köyünde 1941 yılında askı ilanı yapılarak 1942 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 18.07.1977 tarihinde yapılarak 16.11.1977 tarihinde askıya çıkartılan ve dava tarihinde kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında yapılmış ve sonuçları 03.05.1956 – 04.06.1956 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Çekişmeli parsel bu işlemde … yatağı olarak tapulama dışı bırakılmıştır. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Taşınmazın şehir … imar planı dışında kaldığı belirlenmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 09/10/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.