YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8288
KARAR NO : 2023/3663
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Temyizin kapsamına göre Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2014 tarihli ve 2014/2114 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü ve 43 üncü maddesinin birinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli ve 2014/642 Esas, 2015/381 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Tebliğnamede, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceğine işaret edilerek onama yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi sanık hakkında İstanbul 73. Asliye Ceza Mahkemesinde, Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinde ve bu Mahkemede suça konu aracın konu olduğu 3 ayrı yargılama dosyasının olması nedeniyle hukuki ve fiili irtibat nedeniyle davaların birleştirilmesi gerektiği halde Mahkemece fikri içtima hükümlerinin uygulanma ihtimali göz ardı edilerek bu suçtan ayrıca mahkumiyet hükmü kurulduğuna, sanığın iyiniyetli olarak satın aldığı araçta sahte plaka takılı olduğunu ve araç içerisinde sahte ruhsat olduğunu bilmediği için kuşkudan sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat etmesi gerektiğine, suçu işlediği sabit görülse dahi alt sınırın üzerinde mahkumiyet hükmü kurulmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur …’nin İstanbul ili Beşiktaş ilçesindeki ikametgâhının önünden 06.09.2014 tarihinde 34 ……. plaka sayılı BMW marka 2014 model aracının çalınması hadisesiyle ilgili şikayetçi olduğu ve açık soruşturma evrakının bulunduğu tespit edilmiştir.
2. Jandarma görevlilerinin Topçular feribot iskelesinde trafikte kontrol uygulamaları sırasında sanık … İleri’nin trafikte seyir halinde olduğu … plaka sayılı BMW marka aracı durdurdukları, araç üzerinde yapılan incelemede, 34 KN… plakası ile araçtaki şase ve motor numarasının birbiriyle uyuşmadığı, bu numaraların aslında çalıntı bildirimi olan 34 … plakalı araca ait olduğu, araç içerisinden ise her iki plakaya ait iki ayrı ruhsatın çıktığı belirlenmiştir.
3. Polis kriminal laboratuvarından alınan rapora göre, … plakalı araca ait ruhsatın orijinal olduğu, suça konu 34 KN… plakaları ve soğuk mühürde ihtiva eden bu plakaya ait ruhsatın sahte olduğu belirlenmiş, hem bilirkişi raporu hem de Mahkeme gözlemine göre aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Sanık suçu inkar ederek aracı açık kimlik ve adres bilgilerini bildiremediği … adlı birisinden satın aldığını, plaka ve ruhsattaki sahteciliği bilmediğini savunmuştur.
5. Mahkemece sanığın oluşa aykırı ve çelişkili savunmaları, tutanaklar, bilirkişi raporları ve duruşmada suç konusu plakalar ve ruhsat üzerinde yapılan gözlem birlikte değerlendirilerek sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin temyizi yönünden; temyiz dilekçesinde belirttiği ve bağlantılı olduğunu öne sürdüğü yargılama dosyaları Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden incelenmiş olup, bu cümleden olarak;
a. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/232 Esas sayılı dosyasının örgüt kapsamında araç çalarak sahte bir takım belgelerle bu araçları yurt dışına çıkarma eylemleriyle ilgili olduğu, sanık hakkında yalnızca dosyamıza konu eylemin anlatıldığı ve bu dosyamızda resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı tespit edildiği için resmi belgede sahtecilik suçundan ayrıca kamu davası ikame edilmeyerek örgüt üyeliği ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından kamu davası açıldığı, UYAP sorgusunda yargılamasının devam ettiği,
b. İstanbul (Kapatılan) 73. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2014/872 Esas, 2016/183 Karar sayılı kararına göre suça konu aracın çalınması ile ilgili sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/4162 Esas, 2021/20132 Karar sayılı kararıyla Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/232 Esas sayılı yargılama dosyasıyla birleştirilmesi için bozulduğu,
Anlaşılmış, bu dosyamız ile izah edilen dosyalar arasında hukuki ve fiili bağlantı olduğu belirlenmiş ise de diğer dosyalardaki eylemlerin sübutunun bu dosyadaki resmi belgede sahtecilik suçunu etkilemeyeceği, dosya içerisinde sanığın bu suçtan mahkumiyetine yeterli rapor ve diğer delillerin mevcut olduğu, birden fazla belgenin aynı anda ele geçirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi de isabetli olduğundan Mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli ve 2014/642 Esas, 2015/381 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.