Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13604 E. 2023/2387 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13604
KARAR NO : 2023/2387
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması/Yeniden hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki haczin kaldırılmasına ilişkin şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile Ankara 16. İcra Müdürlüğü’nün 2019/16165 Esas sayılı dosyasında, borçlunun Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü’ne yazılan haczin kaldırılmasına ilişkin 30.12.2019 tarihli icra müdürlüğü işleminin iptaline, hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edilen borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Alacaklı şikayet dilekçesinde; borçluya usulüne uygun yapılan tebligatın iade edildiğini, tebligatın iadesine ilişkin 11.12.2019 tarihli ….., Avukatlık Ortaklığı adına sunulan dilekçede borçlu şirket tarafından verilen vekaletnamede tevilli olarak vekil olduklarını kabul etmekle birlikte tebligat alma yetkilerinin bulunmadığı şeklinde beyana yer verdiklerini, ancak sözü edilen vekaletname örneğinin dosyaya ibraz edilmediğini, bu nedenle takibin kesinleştirildiğini ve borçlunun Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü’ndeki hesabına haciz uygulanması taleplerinin icra müdürlüğünce kabul edildiğini, 23.12.2019 tarihli yazıda haciz uygulandığının belirtildiğini, bu kez icra müdürlüğünce 30.12.2019 tarihli yazının bankaya gönderilerek 23.12.2019 tarihli yazı ile uygulanan haczin kaldırılmasına karar verildiğini, icra müdürlüğünce bu işleme gerekçe olarak makul bir sebep gösterilmediğini, sürecin gereksiz yere sürüncemede kalmasına sebebiyet verildiğini belirterek 30.12.2019 tarihli haczin kaldırılması işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen borçlu cevap dilekçesinde; icra takibinde Meta Platforms aleyhine başlatılan icra takibinde ödeme emrinin Meta Platforms’un İrlanda’daki adresine değil, adli işlemlerle temsil etme yetkisi bulunmayan ……, Avukatlık Ortaklığı’nın “… Cad. No:48 … B Blok Kat:4…/İstanbul adresine gönderildiğini, söz konusu tebligatın usulsüz olduğunu, 7 günlük süre içerisinde iade edildiğini, öte yandan Meta Platforms’un işbu şikayete taraf yapılmadığından şikayetten haberdar olmadıklarını, müvekkili şirketin kendi aleyhine başlatılan icra takibinden haberdar oldukları takdirde ise mahkeme kararına istinaf başvurusunda bulunduğunu, kararın kaldırılarak yargılamanın yeniden yapılmasına karar verildiğini, ancak mahkemenizce verilen bu kararla icra takibinin usulsüz bir şekilde kesinleşmesi sonucunu doğurduğunu, ileri sürerek şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra müdürlüğünün haciz kaldırma yetkisinin bulunmadığı kabul edilmekte ise de ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal itiraz süresi içinde ödeme emri tebligatının dosyaya iade edildiği, bu husustaki dilekçenin 12.12.2019 tarihi itibariyle dosya kapsamında bulunduğu, buna göre haciz talep edilen 23.12.2019 tarihinde borçlu hakkındaki takibin kesinleşmediği nazara alındığında icra müdürlüğünce haciz talebinin kabul edilmesinin yerinde olmadığı, mahkememizin bu kabulüne göre icra müdürlüğünün 30.12.2019 tarihli kararının netice itibari ile dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi alacaklı istinaf dilekçesinde; alacaklının şikayet dilekçesindeki nedenlerin yanında borçlunun tebligat usulsüzlüğü iddiasının Ankara 4. İcra Mahkemesi’nin 2020/412 Esas 2020/403 Karar sayılı kararı ile 17.09.2020 tarihinde reddedildiği, bu karara yönelik istinaf başvurusununda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi’nin 2020/1960 Esas 2021/2418 Karar sayılı kararı ile 06.01.2022 tarihinde esastan reddedildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği iddiasının borçlu tarafından icra mahkemesinde şikayet konusu yapılması halinde incelenebilecek bir husus olduğu, icra müdürlüğünce bu durumun re’sen değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, borçlunun, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu iddiasına dayalı olarak tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemiyle icra mahkemesine yaptığı başvurunun Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 17.09.2020 tarih ve 2020/412 Esas 2020/403 Karar sayılı kararı ile şikayetin yasal sürede olmadığı gerekçesiyle reddedildiği, yine bu karara yönelik borçlunun istinaf başvurusunun da Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi’nin 15.12.2021 tarih ve 2020/1960 Esas 2021/2418 Karar sayılı kararı ile esastan reddedildiği, bu durumda, icra mahkemesi kararlarının uygulanması için kesinleşmesi aranmayacağından takibin kesinleşmediği hususunun istinaf incelemesine konu dosyada tartışılmasının imkanı olmadığı, takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı tarafından talep edilmesi üzerine haciz uygulanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, icra müdürlüğünce haczin kaldırılmasının doğru olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile Ankara 16. İcra Müdürlüğü’nün 2019/16165 Esas sayılı dosyasında, borçlunun Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü’ne yazılan haczin kaldırılmasına ilişkin 30.12.2019 tarihli icra müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayet edilen borçlu temyiz dilekçesinde; bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulüne uygun ödeme emri tebliği yapılmadığı ve tebligatın iade edildiği gerekçesiyle haczin kaldırılmasına ilişkin 30.12.2019 tarihli icra müdürlüğü işleminin iptali istemidir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 16. Maddesi ,Tebligat Kanunu 10, 11, 32, maddeleri, HMK’nun 73, Avukatlık Kanununun 41. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.