YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8294
KARAR NO : 2023/3557
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2015 tarihli ve 2014/443 Esas, 2015/339 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın suç kastının olmadığına, delil yetersizliği olduğuna ve re’sen nazara alınacak hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılana olan borcuna karşılık katılana, alacaklısının kendisi olduğu, borçlusu ise gerçekte var olmayan … … olarak gözüken 30.08.2013 tanzim ve 30.09.2013 vadeli 11.000,00 TL bedelli sahte bonoyu cirolayarak verdiği, vadesi gelen senedi tahsil etmek isteyen katılanın yaptığı tüm araştırmalara rağmen senette borçlu olarak gözüken … … isimli şahsa ulaşamadığı, soruşturma aşamasında yapılan zabıta araştırmasında da … … isimli şahsın senette yazılı … Toptancılar Sitesi 8 Blok No: 27 sayılı adresinde bulunamadığının tespit edildiği, sanığın bu şekilde katılana sahte senet vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilmiştir.
2. Sanık, katılanın tefecilik yaptığını bu nedenle borcuna karşılık suça konu senedi kendisine ciro ettirdiğini, senette borçlu olarak gözüken … … isimli şahsı tanımadığını savunmuştur.
3. Tanıklar, sanığın katılandan borç para aldığını, katılanın da cebinden çıkarttığı senedi sanığa cirolattırdığını beyan etmişlerdir.
4. Mahkemece, her ne kadar tanıklar beyanlarında sanığın savunmasını doğrular şekilde katılanın senedi cebinden çıkartıp sanığa ciro ettirdiği beyan etmişler ve sanık da suça konu senedi katılanın isteği üzerine cirolayıp katılana verdiğini savunmuş ise de, sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, suça konu senette borçlu olarak gözüken … … isimli şahsın gerçek var olmadığı, sanığın hayali bir şahıs adına senet düzenleyip kendisini alacaklı gösterdikten sonra sahte olan bu senedi cirolayıp katılana verdiği, sanığın bu suretle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Suça konu belgenin aslı elde edilmeden fotokopi belge üzerinden dava açıldığının anlaşılması karşısında; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin … ait olduğu gözetilerek, belge aslının bulunup bulunmadığı katılandan sorulup dosyasına celp edilerek duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının gerekçeli kararda tartışılması, belge aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kabule göre; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2015 tarihli ve 2014/443 Esas, 2015/339 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.