Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/835 E. 2023/1450 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/835
KARAR NO : 2023/1450
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Elatmanın önlenmesi talebi yönünden dosyanın işlemden kaldırılması, ecrimisil talebi yönünden davanın kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; elatmanın önlenmesi talebi yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına, ecrimisil talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili, dava konusu 2453 parsel sayılı taşınmazı hiçbir akdi ve kanuni muvafakati olmamasına rağmen davalıların işgal ettiklerini, davalıların taşınmaza elatmasının önlenmesi ile 43.754,00 TL’nin her yılın tazminatına tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini, dava konusu taşınmazın eski hale getirilmesi için yapılacak masrafların da tespiti ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

2. Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde; davalılardan İbrahim’in ölmesi nedeniyle mirasçılarını davalı göstererek asıl davadaki taleplerini ileri sürmüştür.

II. CEVAP
Bir kısım davalılar, asıl davanın ve birleştirilen davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dava ecrimisil talebi yönünden harçlandırıldığı halde elatmanın önlenmesi talebi yönünden harçlandırılmadığından dava konusu edilen taşınmazın tespit edilen dava değeri üzerinden eksik olan 22.861,45 TL peşin harcın tamamlanması için davacı tarafa süre verildiği, davacı vekilinin ecrimisil talebi yönünden davanın devamını, elatmanın önlenmesi talebi yönünden davanın müracaata bırakılmasını talep ettiği, aynı celse hazır bulunan davalılar vekilinin elatmanın önlenmesi yönünden davayı takip ettikleri, davacının verilen kesin süreye rağmen eksik harcı ikmal etmediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2019 tarihli ve 2020/1730 Esas, 2020/3863 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.06.2020 tarihli ve 2019/155 Esas, 2019/2358 Karar sayılı ilamında belirtilen “Aynı celse davalı vekilinin davayı takip edeceğine yönelik beyanı karşısında davalı tarafa peşin harcı tamamlaması için süre verilmesi, verilen sürede harç tamamlanmaz ise dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği ve mahkemece davacının harcı yatırılmış ecrimisil talebine ilişkin davası hakkında olumlu-olumsuz bir hüküm kurulmadan, davacının tüm talepleri hakkında yazılı şekilde redde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “asıl ve birleştirilen davanın ecrimisil talebi yönünden kabulüne, 224.438,48TL’nin 43.754,00TL’sinin dava tarihinden, kalan 180.684,48 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline, elatmanın önlenmesi talebi yönünden ise davalılar davayı takip etmeyeceklerini bildirdiğinden dosyanın işlemden kaldırılmasına” karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Davalılar lehine elatmanın önlenmesi talebi yönünden vekalet ücretine hükmedilmesini,

2. Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan dolayı ceza mahkemesinde görülmekte olan davada yer alan Jandarma tutanağında, davalıların 2001 yılından sonra taşınmazı kullanmadıklarının belirtildiğini,

3.Taşınmazda davalıların kullandığı iddia edilen kısımların net olarak tespit edilemediğini,

4. Takdir edilen ecrimisil bedelinin ise çok yüksek olduğunu, hükmün bozulmasını istediklerini dile getirmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava ve birleştirilen dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat türüdür. Nitekim, 08.03.1950 gün ve E:1949/22, K:1950/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle;
a) Haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklindeki olumlu zarar,

b) Kullanmadan doğan olumlu zarar,

c) Malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (Hukuk Genel Kurulunun 25.02.2004 gün ve E:2004/1-120, K:2004/96 sayılı ilamı).

2. Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hâkimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ncı vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.

3. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu Tarım İl veya İlçe Müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

4. İşlemden kaldırma ve davanın açılmamış sayılması müessesesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150 nci ve 320 nci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde gereğince; usulüne uygun biçimde çağırıldığı halde, taraflardan (veya vekillerinden) hiç biri duruşmaya gelmezse, mahkemece dava yenileninceye kadar dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilir. (HMK m.150/1) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin (veya vekilinin) dilekçe ile başvurması üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, oturum, gün, saat ve yerini bildiren çağrı kağıdı ile birlikte taraflara tebliğ olunur. (HMK m.150/4) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (HMK m.150/5.) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (HMK m.150/6). Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır. (HMK m.150/7)

5. Dosyanın işlemden kaldırılması kararı ile dava açılmamış sayılmaz. Bilakis dava üç ay süre ile derdest kalmakta devam eder. Bu nedenle mahkeme, dosyanın işlemden kaldırılması kararında yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hakkında bir karar vermez. Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti, üç ay sonra verilecek davanın açılmamış sayılması kararında hüküm altına alınır.

Dosyası işlemden kaldırılan dava üç ay süre ile derdest kalmakta devam ettiğinden, dosyanın işlemden kaldırılması kararı, aslında bir ara karar niteliğindedir.( Kuru, Medeni Usul Hukuku El Kitabı, CII,1224 vd.).

3. Değerlendirme
1. Dosyanın işlemden kaldırılması kararı yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekili dava dilekçesinde elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuş ise de; elatmanın önlenmesi yönünden talebini harçlandırmamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamı üzerine mahkemece davacı vekiline 2 hafta süre verilmiş, davacı vekili davalıların dava konusu taşınmazı kullanmayı bırakmaları nedeniyle elatmanın önlenmesi davasının müracaata bırakılmasını, takip eden oturumda ise harç ikmali yönündeki ara karardan rücu edilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar vekili ise elatmanın önlenmesi yönünden davaya devam ettiklerini, davacının harcı tamamlamaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini istediklerini bildirmiş, bozma ilamı sonrası devam eden yargılamada davayı takip etmediklerini beyan etmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda elatmanın önlenmesi talebi yönünden dava takip edilmediğinden dosyanın işlemden kaldırılmasına, ecrimisil talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Yukarıda da belirtildiği üzere dosyanın işlemden kaldırılması kararı esasında bir ara karar olduğundan ve bu karar ile birlikte dosya derdest kalmaya devam ettiğinden temyizi kabil olan ecrimisil isteminin kabulüne ilişkin asıl karar ile birlikte temyiz kanun yolu açık olacak şekilde hüküm altına alınması mümkün değildir.

Mahkemece yapılması gereken, elatmanın önlenmesi talebi yönünden dosyayı tefrik ederek dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek ve işlemden kaldırılmasına dair verilen kararın üzerinden 3 ay geçtikten sonra dava yenilenmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar vermektir.

2. Ecrimisil talebi yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; dava konusu taşınmaz tarla vasfında olup hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.

Hükme esas bilirkişi raporunda, tarım arazisi niteliğindeki çekişmeli taşınmazda ürün gelir metodu uyarınca ecrimisil hesabı yapılmamış, arsa vasfındaki taşınmazlar için kabul edilen değerleme oranı uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmıştır.

Mahkemece yukarıda belirtilen esaslara göre bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.