Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/18707 E. 2009/19210 K. 22.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18707
KARAR NO : 2009/19210
KARAR TARİHİ : 22.12.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜDAHİL : HAZİNE

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil Hazine ve davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 101 ada 2, 3, 4, 6, 7 ve 8 parsel sayılı 778, 1411, 3499, 1355, 1001 ve 882 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden tarla niteliği ile davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yer olduğu iddiası ile dava açmış, Hazine orman iddiası ile davaya katılmıştır. Mahkemece, kesinleşen tahdide göre davanın kabulüne, 2 parselin (A) harfli 82.62 m2, 3 parselin B=285 m2, 4 parselin C=840 m2, 6 parselin D=521.44 m2, 7 parselin E=269.06 m2 ve 8 parselin F=61.40 m2 bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına, geriye kalan sırası ile 696, 1126, 269, 834, 738 ve 761 m2lik taşınmaz bölümlerinin tesbit gibi davalılar adlarına tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … Yönetimi ve müdahil Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12/06/2008 tarih, 2008/5032- 8774 Sayılı Kararı ile temyize konu 6, 7, ve 8 parsel sayılı taşınmazların temyize konu bölümlerinin orman sınırı dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olup orman bütünlüğünü bozmadığı, … yıllar … arazisi olduğu anlaşılmakla, bu parsellere yönelik davacı … Yönetimi ve müdahil Hazinenin temyiz istemlerinin reddi ile bu parsellere yönelik hüküm onanmış; 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların gerçek kişiler adına tesciline karar verilmiş, 696, 1126 ve 2659 m2 yüzölçümündeki bölümlere yönelik hüküm ise bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamında “bu parsellerin birbirine bitişik olup, dört tarafının ormanla çevrili olduğu, sınırdaki ağaçların 50- 60 yaşlı … ağaçları olduğu, taşınmazların bu hali ile dört tarafı ormanla çevrili orman içi açıklığı konumunda zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi gereğince, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin verilmediği,
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2’de
( Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali) hükmünün bulunduğu, yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamayacağı, bu tür yerlerin özel mülk olamayacağı, yönetimin derhal el koyma hakkına sahip olduğu, orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak ormanın kullanılacağı, bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşmasının önlenemeyeceği ve orman bütünlüğünün bozulacağı, ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğunun bulunmadığı, zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazların, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayıldığı, 17. maddede tanımı yapılan olgunun, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERDİĞİ VE AMACININ ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAK OLDUĞU].
Yasa koyucunun ayrı bir kavram oluşturduğu ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapadığ, bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesinin bu olguyu değiştirmeyeceği, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazların özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı Dairemizin bu yoldaki kararlarının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenip ve yerleşik kararlar halini aldığı [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edildiği ve kalan fıkraların da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı,ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılmasının öngörüldüğü, bu tür yerlerin zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı ve özel mülk olarak tescil edilemeyeceği açıklandıktan sonra mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı … Yönetimi ve müdahil Hazinenin temyize konu 2, 3 ve 4 numaralı parsellere yönelik davasının tümden kabulü “ gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, çekişmeli … Köyü 101 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; bu karar Hazine ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1- Katılan Hazine tarafından temyiz dilekçesinde mahkemenin 16/01/2008 tarih, 2007/83 – 2008/5 sayılı kararının Dairemizce onanan 6- 7- 8 parsellerle ilgili bölümü için kurum tarafından karar düzeltme yoluna başvurulduğu, ancak mahkemece dosyanın bu istem üzerine Daireye gönderilmediğini ileri sürülmüştür. Dosyanın incelenmesinde Dairenin 12/06/2008 tarih, 2008/5032 – 8774 Sayılı kararının Hazineye 10/07/2008 tarihinde tebliğ edildiği gözlenmiştir. Dairemizin 10/11/2009 tarihli iade kararı üzerine Hazinenin karar düzeltme dilekçesi ile mahkeme temyiz defterinin ilgili 2008/3 sırasının bulunduğu sayfasına ait örnekler gönderilmiş olup Hazine tarafından süresi içinde 17/07/2008 tarihinde karar düzeltme dilekçesi … olduğu anlaşılmaktadır. Sözü edilen karar düzeltme dilekçesinde 6-7- 8 parsellerin memleket haritasında yeşil alanda kalan bölümlerinin Hazine adına tescili gerektiği, kişiler adına tescile karar verilen bölümlerinin ise 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 18. maddeleri gereğince Hazine adına tescilinin gerektiği ileri sürülmektedir. Bu dilekçe Dairemize evvelce ulaşıp incelemesi yapılmadığından Hazine tarafından ileri sürülen hususlar kesinlik kazanmamışsa da mahkemece yapılan inceleme ve araştırmaya göre 6, 7 ve 8 sayılı parsellerin temyize konu bölümlerinin orman sınırları dışında kaldığı, orman bütünlüğünü bozmadığı ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yolu ile … edinme koşullarının davalılar yararına oluştuğu belirlenerek hüküm kurulduğundan Hazinenin karar düzeltme istemi yerinde görülmemiştir.
2- Davalı gerçek kişilerin 2, 3 ve 4 sayılı parsellerin sırası ile 696 m2, 1126 m2 ve 2659m2lik bölümleri ile ilgili temyiz itirazlarına gelince; Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, bu yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 17/ 2 maddesi hükmü gereğince orman içi açıklık niteliği taşıdığı ve mahkemece bozma ilamına uyulmakla orman lehine kazanılmış hak oluştuğuna göre davalıların temyiz itirazları da yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle ve H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan Hazinenin karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı yasanın 442. maddesi uyarınca takdiren 170.00.- TL. para cezasının Hazineden alınmasına,
2- Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz istemlerinin reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalılara yükletilmesine 22/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.