YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1991
KARAR NO : 2009/4256
KARAR TARİHİ : 16.03.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, …Köyü 101 ada 2, 3, 4, 5, 6 ve 10 parsel sayılı sırasıyla 8561,46 m2, 885,22 m2, 1184,95 m2, 129,46 m2, 208,13 m2 ve 233,72 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, 6 parsele yönelik davanın kabulüne, 2, 3, 4, 5 ve 10 parsellere yönelik davanın reddine, çekişmeli 6 parselin tesbitinin iptaline ve orman niteliği ile Hazine adına, 2, 3, 4, 5 ve 10 parsellerin tesbit gibi davalılar adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından 2, 3, 4, 5 ve 10 parsellere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına göre, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 1947 yılında herhangi bir köy ya da belde sınırı esas alınmadan seri bazında yapıldığı ve köyün tamamını kapsamadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; kadastrosu yapılan seri dışında kalan Devlet Ormanlarının, orman kadastrosu yapılmamış sayılır.
Somut olayda; yörede seri usulde yapılan ve Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan yerlerin dışında kalan taşınmazlar yönünden kadastro komisyonlarınca incelemesi yapılmadığı ve taşınmazların niteliği belirlenmediği, başka anlatımla, o orman serisi dışında kalan yerlerde bir orman sınırlandırılmasının varlığından söz edilemeyeceğinden, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadıkları ve hukuki durumlarının eski tarihli memleket haritası, … fotoğraflarının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, … yapısı, eğimi ve çevresinin incelenmesi sonucu belirlenmesi gereklidir.
Bu nedenle; mahkemece yaptırılan keşifte görev alan orman bilirkişinin hükme dayanak alınan raporundan, davalı taşınmazlardan temyize konu 3, 4, 5 ve10 parsellerin tamamının, 2 parselin ise krokide (A) harfi ile gösterilen 2918,44 m2’lik kısmının 1959 tarihli memleket haritasında ve 1955 tarihli … fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından, orman niteliği ile tescile karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 16/03/2009 günü oybirliği ile karar verildi.