YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6025
KARAR NO : 2008/10157
KARAR TARİHİ : 08.07.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi kadastro mahkemesinin 1984/10-14 sayılı dosyası ile … parsel sayılı taşınmazın 20000 m2’lik kısmının adına, kalan kısmın ise kendi zilyetliğinde olduğu şerh verilerek … adına tesciline karar verildiğini; ancak, bu dosyadaki kroki ölçekli olmadığından kararın infaz edilemediğini ve karadan sonra kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz elde edilebilecek taşınmaz miktarının 20 dönümden 100 dönüme çıkarıldığını, taşınmazın tamamının zilyetliğinde olduğunu bu nedenle tamamının adına tescilini talep etmiştir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1979 yılında genel arazi kadastrosu yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamı , kararın dayandığı gerekçeye ve Tapulama mahkemesinin 7. Hukuk Dairesinin onama kararı ile kesinleşen 31.5.1984 gün ve 1984/10-14 sayılı kararı ile dava konusu … numaralı parselin 20000 dönümlük bölümünün 766 Sayılı Yasanını 33/1 maddesi gereğince davalı … Kurupınar adına, kalan bölümün … adına tesciline karar verildiği; ancak, mahkeme hükmüne infaz krokisi eklenmediği, bu sebeple Tapulama Mahkemesinin kararının bu güne kadar infaz edilemediği , dava konusu … numaralı parselin 20.07.1083 tarihli çapa göre hem güney doğu, hem de güney batı sınırının … olarak paftasında yazılı olması nedeniyle davalı kişi adına tescil edilen 20 dönümlük kısmın ifrazının yapılamadığı ve tapulama mahkemesi kararının bu güne kadar infaz edilemediği, davacının ancak … numaralı parselin 20000 m2’lik bölümünde … olup fazlasında … bulunmadığının kesinleşen tapulama mahkemesi kararıyla belirlendiği, davacının mahkeme kararı ile adına tescil edilen 20 dönümün ifrazının nasıl yapılacağı konusunda bir davasının bulunmadığı, taşınmazın tamamının adına tescili talebi ile dava açtığı ancak kesin hüküm karşısında bunun mümkün olmadığı bu nedenle mahkeme kabulünün doğru olduğu, yörede 2005 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarının henüz ilana çıkmadığı, şayet … numaralı parselin orman sayılmayan yerlerden olarak orman kadastro sınırları dışında kalması halinde davacının 3402 Sayılı Yasanın 20/C, 21 ve 32. maddeleri hükümlerine göre mahkeme kararının infazının sağlanması için açacağı dava sırasında düzenlenecek kroki ve verilecek karar ile tapulama mahkemesi kararının infazının sağlanabileceği göz önünde bulundurularak mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 08.07.2008 günü oybirliği ile karar verildi.