Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/20071 E. 2023/4267 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20071
KARAR NO : 2023/4267
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/266 E., 2016/209 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 25.02.2013 tarihli ve 2012/462 Esas, 2013/117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 26.03.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, … (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 14.11.2013 tarihli ve 2013/636 Esas, 2013/858 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararının infazının aynen devamına karar verilmiştir. Kararın 03.01.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

4. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, …(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli ve 2014/209 Esas, 2014/446 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci ve sekizinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 16.07.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.

5. Sanığın denetim süresi içinde 28.10.2014 tarihinde işlediği Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma suçundan … 9. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02.02.2016 tarihli ve 2015/98 Esas, 2016/98 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 22.02.2016 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, …

8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2016 tarihli ve 2016/266 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği, gereğinin yapılmasını arz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin 14.11.2013 tarihli ve 2013/636 Esas, 2013/858 Karar sayılı kararıyla sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi sabit görülerek 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 03.01.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığa tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanılması için tebligat çıkarıldığı, 10 gün içinde şube müdürlüğüne kararın gereklerinin yerine getirilmesi için müraacat etmesi hususunda çıkarılan tebligatın 15.01.2014 tarihinde birlikte oturan annesi imzasına tebliğ edildiği, buna karşın sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin yerine getirilmesi için denetimli serbestlik müdürlüğüne müraacat etmediği, devam eden yargılamada sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 16.07.2014 tarihinde kesinleşmesi sonrasında sanığın 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet, korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyetine karar verildiği, bu suretle sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 28.10.2014 tarihinde yeniden kasten suç işlemek suretiyle denetim tedbirine uygun davranmadığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suçun iddianamede belirtilen … (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.01.2012 tarihli ve 2011/166 Esas, 2012/9 Karar sayılı kararı ile hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında gerçekleştiği anlaşılmakla, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın

kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”, karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2016 tarihli ve 2016/266 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.