YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8886
KARAR NO : 2008/10483
KARAR TARİHİ : 14.07.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mülkiyetin tespiti davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … ve … Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi … … … Mahallesinde bulunan, … tarafından kamulaştırılan ve kamulaştırma haritasındaki 32 numaralı kamulaştırma parselinde kayıtlı taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu bu nedenle taşınmazın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile … İlçesi … Köyünde bulunan ve davalı … Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırarak 32 parsel numarası verilen, fenni bilirkişi raporunda yeşile … olarak gösterilen 449,70 m2 yüzölçümlü taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı … ve … Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mülkiyetin tespiti niteliğindedir.
… Köyünde orman kadastrosu yapılmamış, 2000 yılında kamulaştırma nedeni ile kısmı kadastro yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın dava dilekçesinde … … sınırlarında kaldığı bildirilmiş olup ayni şekilde orman bilirkişi raporlarında … … … Mahallesi sınırları içinde olduğu yine 24.04.2006 ve 15.03.2007 tarihli fenni bilirkişi raporlarında … … sınırları içinde kaldığı beyan edilmiştir. 19.04.2006 tarihli keşif ile 14.03.2007 tarihli keşif sırasında tutanağa geçen mahkeme gözlemlerinde taşınmazın … … Dikiçiler Mahallesi yolu üzerinde bulunduğu bildirilmiş olup hüküm kısmında da … Köyünde bulunana taşınmazı ilişkin mülkiyetin tespitine karar verilmiştir. Çekişmeli taşınmazın hangi köy sınırlarlı içinde olduğu sabit olmayıp bu konuda dosyada farklı bilirkişi raporlar ve beyanlar mevcuttur. 15.03.2007 tarihli fenni bilirkişi raporlarından çekişmeli taşınmaza 117,118 ve 119 parsellerin komşu olduğu anlaşılmakta olup 2000 yılında yapılan ve 117-118 ve 119 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu yeri gösterir kısmı kadastro paftası da getirtilmemiş ve mahallinde uygulanmamıştır.
O halde; çekişmeli taşınmazla birlikte komşu 117,118 ve 119 numaralı parselleri gösterir 2000 yılında yapılan kısmi kadastroya ilişkin kadastro paftasıyla yine 117, 118 ve 119 numaralı parsellere ve 32 numaralı kamulaştırma parseline ilişkin tüm kamulaştırma evrakları ile kamulaştırma haritaları getirtilerek önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, önçelikle çekişmeli taşınmazın … … sınırları içindemi yoksa … … sınırları içindemi kaldığı kesin olarak tespit edilmeli, eğer … … sınırları içinde kalmakta ise,… … Tüzelkişiliği davaya dahil edilmeli ve … Köyünde orman
kadastrosu ve genel arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılarak yapılmış ise bunlara ilişkin belgeler getirtilmeli; çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; eğim durumu belirlenmeli, çekişmeli taşınmazların üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı, yaşı ile kapalılık oranı belirlenmeli; … ve orman bilirkişileri tarafından çekişmeli ve komşu taşınmazların tümünün memleket haritasına göre konumu saptanmalı; memleket haritasında bu parsellerin tümünün bulunduğu yer belirlenerek, orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra her iki harita çekişmeli taşınmazları ve komşularını da gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, orman ve … bilirkişilerin onayını taşıyan çekişmeli taşınmaz ile komşu parselleri bir arada gösteren kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazın kamulaştırma haritasındaki konumu tespit edilmeli, mahkemece çekişmeli taşınmaz gözlenmeli ve üzerinde neler bulunduğu keşif tutanağına yazılmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma ( Medeni Yasanın 713. maddesi, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki ) koşulların araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli, çekişmeli yerlerin öncesinin ne olduğu, imar ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihten başlayıp kimler tarafından, kaç yıl, ne şekilde sürdürüldüğü, kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların ve yerel bilirkişinin imar ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı … ve … Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 14.07.2008 günü oybirliği ile karar verildi.