YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3379
KARAR NO : 2023/497
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava konusu 570, 587, 628, 636, 669, 679, 682, 684, 689, 697, 701, 708, 713, 715, 719, 720, 722, 736, 780 ve 843 parsel sayılı taşınmazlarda davalıların miras bırakanı Sait Ramanlı’nın hisselerinin harici satış ile vekil edeni tarafından satın alındığını ve taşınmazlarda 20 yıldan fazla süredir zilyet olduğunu açıklayarak TMK.nun 713/2. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazlarda davalılar adına kayıtlı hisselerin iptaliyle vekil edeni adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, satım sözleşmesinin geçersiz olduğunu, dava konusu taşınmazlar bakımından TMK.nun 713/2. maddesinde belirtilen kazanma koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı lehine TMK’nın 713/2. maddesi uyarınca davalıların hisselerini kazanma koşulları oluştuğu, dava konusu 715, 719 ve 722 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise kamulaştırma yoluyla Hazine adına tescil edildiklerinden tapu iptali ve tescil talep edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 570, 587, 628, 636, 669, 679, 682, 684, 689, 697, 701, 708, 713, 720, 736, 780 ve 843 numaralı parsellerde davalıların mevcut tapu hisselerinin iptaliyle bu hisselerin davacı … mirasçıları adına hisseleri oranında tapuya tesciline, 715,719 ve 722 numaralı parseller yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8.Hukuk Dairesince: “…dava konusu taşınmazların bir kısmı için TMK’nın 713/2. maddesi anlamında kazanım koşullarının süre itibarıyla dolmadığı ancak davacının kadastro tespiti tarihi ile tespitin kesinleşmesi arası dönem için harici satın almaya da dayanıldığından dolayı dosya arasında anılan bilgi ve belgeler için araştırma ve inceleme yapılarak TMK’nın 713/1. maddesi ve Kadastro Kanununun 14. maddesi anlamında kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiği; yine diğer bir kısım taşınmaz için de TMK’nın 713/2. maddesi kapsamında yirmi yıllık kazanım süresinin dolduğu tespit edilmiş olmasına rağmen, kazanım için aynı maddenin birinci fıkrası anlamında kazanım koşullarının, zilyetliğin başlangıcı, süresi, malik sıfatıyla olup olmadığının açıklığa kavuşturulmamış olduğu…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı … yönünden yapılan değerlendirmede: mahkemece verilen ilk karara yönelik olarak davalının temyizden feragat ettiği, böylece mahkeme kararının ilgili davalı yönünden kesinleşiğine karar verilmiştir
2.Diğer davalılar yönünden ise, davalıların murisi Sait Ramanlı tarafından tanzim edilen 20/02/1982 tarihli adi yazılı belgede; “ Kesme köprü (Kuşu – şeyin) Köyünde kain tapuca kayıtlı bilumum arazilerimi …’e sattım. Bilahare satış ve tapu muamelelerini yapmak üzere dilediği şahsa noterlikçe vekaletname vereceğimi mübeyyin iş bu senet tanzim ve eta kılındı.” ifadelerinin yer aldığı, 24/02/1982 tarihli banka dekontunda davacı … tarafından davalıların murisi Sait Ramanlı’ya dönemin parası ile (eski türk lirası) 100.000 TL para gönderildiği, Ankara 13. Noterliği’nin 12/10/1982 tarih ve 29822 yevmiye No.lu vekaletnamesi ile dava konusu taşınmazların satılması yetkisini de içerir şekilde Ferzent Demirer’e vekaletname verdiği anlaşılmıştır.
3. Dava konusu 722,719,715 parsel sayılı taşınmazları için kamulaştırma işlemine tabi tutulduğundan, önceki karardaki gibi davanın reddine karar verilmiştir.
4. Dava konusu 570, 587, 628, 636, 669, 708, 720, 736 ve 843 numaralı parseller yönünden kadastro tespitinin 23.07.1957 tarihinde yapıldığı, Hazinenin açtığı davalar nedeni ile kadastro tespitlerinin kesinleşmesinin geciktiği, davalılar murisi Sait Ramanlı adına kayıtlı hisselerin 1992, 1993, 1995, 1996 yıllarında tapuya tescil edildikleri anlaşılmıştır. Davacıların murisi ile davalıların soy isimleri farklı olmakla birlikte aynı anne ve babadan (Emin ve Vesile’den) olma kardeş oldukları anlaşılmıştır. Ayrıca taşmazlar … ve Sait Ramanlı’nın murislerinden kalmış olduğundan, TMK’nın 677. Maddesinin “Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmenin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.” hükmü uyarınca davalıların murisi Sait Ramanlı tarafından düzenlenen 20/02/1982 tarihli adı yazılı belgenin geçerli olduğu ve hüküm ifade ettiği kabul edilmiştir. Dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları, 20/02/1982 tarihli adi yazılı belge, 24/02/1982 tarihli banka dekontu ve Ankara 13. Noterliği’nin 12/10/1982 tarih ve 29822 yevmiye No.lu vekaletnamesi hep birlikte değerlendirildiğinde iş bu dava konusu taşınmazların davalıların murisi Sait Ramanlı tarafından davacıların murisi …’e 1982 yılında satıldığı, …’in taşınmazları söz konusu tarihten bu yana dava tarihine kadar malik sıfatı ile kullandığı” gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
5. Dava Konusu 679, 682, 684, 689, 697, 701, 713 ve 780 numaralı parseller yönünden; taşınmazların tapulama nedeniyle 09.11.1957 tarihinde tapuya tescil edildikleri, davalılar murisi Sait Ramanlı’ya ait hisselerin 31.12.2009 tarihinde mirasçılar adına intikalinin sağlandığı, bir kısım mirasçıların da payını davacı …’e devrettiği görülmüştür. Söz konusu taşınmazlarda davalılar murisi Sait Ramanlı adına kayıtlı hisselerin 1957 yılında tapuya tescil edildikleri, Sait Ramanlı’nın 20.09.1985 yılında vefat ettiği, dava konusu hisselerin 31.12.2009 tarihinde mirasçılar adına intikali gerçekleştirilmiş ise de, ölüm tarihinden intikal tarihine kadar kazanmaya ilişkin 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay bozma kararı sonrasında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar söz konusu taşınmazların tamamını 1980 yılından bu yana davacıların murisi …’in kullandığını beyan etmiş olduklarından, söz konusu taşınmazların davalıların murisi Sait Ramanlı’nın 1985 yılında vefatından sonra, 2009 yılındaki intikal tarihine kadar 20 yıldan uzun süredir … tarafından kullanıldığı, bu nedenle intikal tarihi itibariyle … lehine iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir.
6. Dava konusu taşınmazlardan 689, 708 ve 720 parsel sayılı taşınmazların yargılama devam ederken kamulaştırıldığı gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden taşınmazların davalıların hisselerinin miras hisseleri oranında davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, sözleşmenin şekil koşullarını taşımadığından geçersiz olduğu, kanun maddesindeki koşulların oluşmadığı, malik sıfatıyla kullanım bulunmadığını savunulmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TMK’nın 713/1-2. maddelerine dayalı olarak kazandırıcı zamanaşımıyla iktisap ve harici satıma dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Medeni Kanununun, Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması – Kazanma yolları – Kazandırıcı zamanaşımı – Olağanüstü zamanaşımı başlığını taşıyan 713. maddesi: “ Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır. Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilan olunur. Son ilandan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hakim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur. Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler. Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir. Özel kanun hükümleri saklıdır.” hükümlerini ihtiva etmektedir.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun, bozma ilamında belirtildiği üzere dava konusu taşınmazların bir kısmıyla ilgili olarak harici satış hususu üzerinden değerlendirme yapılmasının, diğer bir kısmı için de TMK’nin 713/1. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.