YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10943
KARAR NO : 2007/14038
KARAR TARİHİ : 08.11.2007
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … tarafından açılan tescil davasının kabulüne ilişkin Yerel Mahkemenin 20.02.2004 gün ve 2003/289-2004/51 sayılı kararı Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2004 gün ve 2004/8371-13414 sayılı kararıyla onanmış, Orman Yönetiminin Daire kararının düzeltilmesini istemesiyle, hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05.05.2006 gün ve 2006/5111-6273 sayılı kararıyla, Orman Yönetiminin karar düzeltme istemi kabul edilerek, onama kararı kaldırılmış ve Yerel Mahkemenin sözü edilen kararı; “Mahkemece yapılan orman araştırmasının yetersizse de, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosunun 3116 sayılı yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleştiği, bu çalışmayla devlet ormanları sınırlandırılıp, 1945 yılında yürürlüğe giren 4785 sayılı yasa hükümlerine göre devletleşen ormanların kadastrosu yapılmadığından, 1942 tutanak ve haritalarının uygulanmasıyla çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenemeyeceği, 1997 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması ile de çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmışsa da, çekişmeli taşınmaz 1957 yılında yapılıp, 09.09.1960 tarihinde kesinleşen genel kadastroda orman olarak tapulama dışı bırakıldığından, bu taşınmazın bulunduğu yerde 1997 yılında yapılan orman kadastrosuna kadar, orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerekeceği, 1997 yılına kadar orman sayılan taşınmaz üzerinde davacı gerçek kişinin zilyetliğinin hukuken sonuç doğurmayacağı, 1997 yılından sonra, dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm Davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılan ve tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın, Medeni Yasanın 713 maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1997 yılında yapılıp, 16.12.1997 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu … köyünde arazi kadastrosu 1957 yılında yapılmış, sonuçları 10.8.1960 ila 09.09.1960 tarihleri arasında ilan edilmiş, davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıldan fazla süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 08/11/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.