Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/8910 E. 2023/3797 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8910
KARAR NO : 2023/3797
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı

… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2017 tarihli ve 2016/326 Esas, 2017/40 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 24.02.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.03.2022 tarihli ve 2019/10568 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2022 tarihli ve KYB-2022/49365 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2022 tarihli ve KYB-2022/49365 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” Şüpheli hakkında verilen “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.05.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilemediğinin dosya kapsamından tespit edilemediği,… Ptt Müdürlüğünün 10.12.2021 tarihli yazı içeriğinde anılan tebligatların imha edildiğinin bildirildiği, yapılan sorgulamalardan da tebligatların akıbetinin tespit edilemediği, dolayısıyla denetime elverişli olmayan tebligatın usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğinden ve şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanındığından bahsedilemeyeceği, bahsi geçen hususun sanık lehine yorumlanması gerektiği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık hakkında, 16.04.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2016 tarihli ve 2016/4562 Soruşturma, 2016/1824 Esas, 2016/1597 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin doğrudan … 3.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli ve 2016/326 Esas, 2017/40 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin
24.02.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
B. Sanık hakkında daha önceden 29.04.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2015 tarihli ve 2015/5671 soruşturma, 2015/309 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın tebliğine ilişkin dosya arasında bir bilgi ve belge bulunmadığı, tedbirin infazı için 11.06.2015 tarihinde … Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
… Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi üzerine erteleme kararı kaldırılarak … Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2015 tarihli ve 2015/5671 Soruşturma, 2015/3851 Esas, 2015/3459 sayılı iddianamesi ile … 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 tarihli ve 2015/667 Esas, 2015/803 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın 15.12.2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.05.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilemediğinin dosya kapsamından tespit edilemediği,… Ptt Müdürlüğünün 10.12.2021 tarihli yazı içeriğinde
anılan tebligatların imha edildiğinin bildirildiği, yapılan sorgulamalardan da tebligatların akıbetinin tespit edilemediği, dolayısıyla denetime elverişli olmayan tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığından ve şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanındığından sözedilemeyeceği, bu hususun sanık lehine yorumlanması gerektiği,
5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; Mahkemesince “durma” kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2017 tarihli ve 2016/326 Esas, 2017/40 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.