YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1587
KARAR NO : 2023/2294
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
Sanık … müdafileri Av. … ve …’in 24.01.2022 tarihli gerekçeli temyiz dilekçelerinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde sunulmadığı anlaşılmıştır.
Sanık … müdafiinin sadece sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, sanık … müdafii Av. …’ın sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından kurulan hükümleri temyiz ettikleri belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar … ve … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenler sanık … müdafii Av. …’ın ve sanık … müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafileri Av. … ve …’in süreden sonraki duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 Tarihli ve 2019/141 Esas, 2021/179 Karar Sayılı Kararı İle
1. Sanıklar hakkında maktul …’ya karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmaların, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
2. Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 Tarihli ve 2021/1112 Esas, 2021/1207 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.02.2022 tarihli ve 2021/135424 sayılı, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi
Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğuna ilişkindir.
B. Sanık … Müdafii Av. …’ın Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğuna, suç vasfının hatalı belirlendiğine, suçu işlemediğine, iştirak hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, eksik incelemeye, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’in motosiklete ilgisinin bulunduğu, 2017 yılında düzenlenen motosiklet derneğinin panayırında sanık … ile tanıştığı ve derneğe üye olarak katıldığı, ilerleyen zamanlarda sanık …’ın dernek başkanı, sanık …’in başkan yardımcısı olduğu, maktul …’nın ise sanık …’in amcası olduğu, sanık …’in ve maktulün Başakşehir Demirciler Sitesinde bulunan, maktulün ortağı olduğu aile şirketinde çalıştıkları, sanık …’in iş yerinde işçi olduğu, maktulün iş seyahatlerinde bulunduğu zamanlarda ve yapılacak acil harcamalar ile ödemelerde kullanılmak üzere kiralık kasa hesabının açıldığı, hesabın da sanık …’in üzerine yapıldığı, bu hesaba maktulün şahsi işlerinde kullanmak üzere biriktirdiği yüksek meblağlı paranın da güvenlik amaçlı yatırılarak muhafaza edildiği, ancak hesabın kendi üzerine olmasından faydalanan sanık …’in yaşantısını bu hesaptan finanse ettiği, dernek ve dernek lokali olarak kullanılan kafeye yardımda bulunduğu, maktulün sanık …’e şahsi parasıyla kendisine menkul veya gayrimenkul gibi yatırım araçları alacağından bahsetmesi üzerine sanıkların hem şahsi hem de dernek ve dernek lokali olarak kullanılan kafe için yaptıkları harcamaların açığa çıkacağından korkarak maktulü öldürmek için plan yapmaya başladıkları, maktulün çoğunlukla iş yerine toplu taşıma ile gidip gelmesine rağmen sanık …’in olaydan birkaç gün öncesinden beri maktulü evinden alıp bıraktığı, olay günü sabahleyin ısrarla kaldırmak için aradığı, sanık …’ın olay yerine olay tarihinden önce de keşif amaçlı geldiği, sanık …’in Kadıköy Motosiklet Sürücüleri Derneği’nde gördüğü silahı diğer sanık …’a bir şekilde temin ettirdiği, olay günü iş yeri çalışanlarının mesai bitimi ile iş yerini terk etmelerinden sonra sanık …’in maktul ile yalnız kaldığı, sanık …’in 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliğe haiz silah ile banyoda abdest almakta olan maktulün baş kısmına yakın mesafeden iki kez ateş ettiği, maktulün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti sonucu
öldüğü, sonrasında birlikte plan yaptığı sanık …’ı arayarak iş yerine çağırdığı, sanık …’ın yanına torba alarak taksi ile dikkat çekmemek için önce sanık …’in belirttiği iş yerine yakın yere geldiği, sonrasında da sanık …’in aracıyla giderek sanık …’ı alarak iş yerine getirdiği, burada sanıkların maktulün cesedini parçalara ayırarak iş yerinde bulunan valize ve sanık …’ın getirdiği torbaya koyarak aracın içerisine yerleştirdikleri, sanıkların önceden yaptıkları plana sadık kalarak araçla yola çıktıkları ve ceset parçalarından kurtulmak maksadıyla bir kısmını yol kenarında viyadükten aşağı attıkları, sanık …’ın kafesine geldiklerinde ise burada temyiz dışı sanıklar … ve …’ya olayı anlatarak ceset parçalarından kurtulmak için beraber hareket ettikleri, araçtan kafenin içine taşıdıkları ceset parçaları ile maktulün kıyafetlerini yeniden ayrı ayrı poşetleyerek sanık … ile … ve …’un araçla gezip civardaki konteynırlara attıkları anlaşılmıştır.
2. Maktulün kesin ölüm sebebinin tespiti amacıyla düzenlenen;
a. Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun, 21.02.2020 tarihli ve 989 karar numaralı İhtisas Kurulu Mütalaasında;
“… Kişinin ateşli silah yaralanması dışında travmatik bir tesirle öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı…Otopsisinde kişinin vücudunda 2 (iki) adet ateşli silah giriş yarası tespit edilmiş olup; trajeleri boyunca oluşturdukları harabiyetler dikkate alındığında; her birinin tek başına ölüm meydana getirebilecek nitelikte olduğu…Kişinin vücudunda tespit edilen her iki ateşli silah giriş yarasının da yakın
atış mesafesinden yapılmış olduğu… Otopsisinde tespit edilen baş, ekstremite amputasyonları ve kesici delici alet yaraların cilt özellikleri dikkate alındığında; ölüm sonrası kesici-ezici vasıfta alet ve kesici delici vasıfta alet ile husullerinin mümkün olduğu…Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğu…”,
b. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 30.09.2019 tarihli ve 19-23921/863 sayılı otopsi raporunda;
“..Boyun bölgesinde ekimoz saptanan kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı, kafatası kırıkları ile birlikte, beyin kanaması ve beyin doku hasarı sonucu meydana gelmiş olduğu…”
Görüşleri açıklanmıştır.
3. Sanıkların savunmaları, katılanların ve tanıkların beyanları, olay yeri inceleme raporları ve krokileri, 27.02.2019 tarihli olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, 28.02.2019 tarihli görüntü inceleme tutanakları, suça konu tabanca, kovan ve deforme mermi çekirdekleri hakkında düzenlenen İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 07.03.2019 evrak kabul tarihli ve 19/03697 numaralı uzmanlık raporu, … Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2019 tarihli ve 2019/41795 soruşturma nolu adli muayene tutanağı, soruşturma aşamasında düzenlenen diğer tutanaklar, sanıkların nüfus ve adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafileri Av. … ve …’in Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık … müdafileri Av. … ve …’in 24.01.2022 tarihli gerekçeli temyiz dilekçelerinin, 5271 sayılı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde sunulmadığı anlaşılmakla, sanık müdafileri Av. … ve …’in temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık … Hakkında 6136 Sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Sanık … Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık müdafiinin; Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğuna, suçu işlemediğine, eksik incelemeye, suç vasfının hatalı belirlendiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İlk Derece Mahkemesince ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda isabetsizlik görülmediği, sanık … müdafiinin istinaf nedenlerinin ve re’sen tespit edilen diğer nedenlerin değerlendirildiği ve yerinde görülmediği, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği ve eksik incelemenin bulunmadığı, sanıkların birbiri ile çelişkili ve somut deliller ile örtüşmeyen savunmaları, suçta kullanılan silahın sanık … tarafından temin edilmesi, sanık …’ın olay yerine daha önce geldiğini gören tanık S. K’nin anlatımı ve görüntü kayıtları uyarınca eylemin sanık … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, maktulün sanık …’e şahsi parasıyla kendisine menkul veya gayrimenkul gibi yatırım araçları alacağından bahsetmesi üzerine sanıkların hem şahsi hem de dernek ve dernek lokali olarak kullanılan kafe için yaptıkları harcamaların açığa çıkacağından korkarak maktulü öldürmek için plan yapmaları, sanık …’ın olay yerine olay tarihinden önce de keşif amaçlı gelmesi ve suçta kullanılan silahı olaydan iki ay kadar önce sanık …’e vermesi karşısında suç vasfının nitelikli kasten öldürme suçu olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiğinden, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış ve Tebliğname’deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Sanık müdafiinin; iştirak hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna yönelen temyiz sebebi ve Tebliğname yönünden;
Maktulün sanık …’e şahsi parasıyla kendisine menkul veya gayrimenkul gibi yatırım araçları alacağından bahsetmesi üzerine sanıkların hem şahsi hem de dernek ve dernek lokali olarak kullanılan kafe için yaptıkları harcamaların açığa çıkacağından korkarak maktulü öldürmek için plan yapmaları, sanık …’ın olay yerine olay tarihinden önce de keşif amaçlı gelmesi, suçta kullanılan silahı olaydan iki ay kadar önce sanık …’e vermesi, sanık …’in öldürme eylemini gerçekleştirdikten sonra
sanık …’ı arayıp “Bağlı bulunduğum motor kulübünün tüzüğünü yerine getirdim, senin de buraya gelmen gerek” diyerek şifreli bir şekilde olay yerine çağırması, sanık …’ın olay yerine kargo çuvalını da alarak taksiyle gitmesi, taksi ile doğrudan olay yeri olan iş yerine değil, iş yeri yakınına gelmesi ve taksiden indikten sonra sanık …’in gelerek kendisini alıp olay yerine getirmesi karşısında, sanık …’ın sanık …’in eylemine iştirakinin sabit olduğu, bu nedenle Tebliğname’deki düşünceye iştirak edilmediği, ancak sanık …’ın plan ve keşif yapma, suçta kullanılan silahı temin etme ve cesedi yok etmeye yardım eylemlerinin fiil üzerinde ortak hakimiyet kurma boyutuna ulaşmadığı, sanık …’in maktule karşı gerçekleştirdiği nitelikli kasten öldürme eylemine 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında “yardım eden” olarak katıldığı gözetilmeksizin, iştirakin derecesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık … Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin; Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğuna yönelen temyiz sebebi yönünden;
İlk Derece Mahkemesince ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda isabetsizlik görülmediği, sanık müdafiinin sebebe ilişmeyen istinaf nedenlerinin ve re’sen tespit edilen diğer nedenlerin değerlendirildiği ve yerinde görülmediği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Müdafileri Av. … ve …’in Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık … müdafileri Av. … ve …’in temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında 6136 sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE,
C. Sanık … Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/1112 Esas, 2021/1207 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak
yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
D. Sanık … Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C-2) bendinde açıklandığı üzere sanığın 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/1112 Esas, 2021/1207 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.