Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/23668 E. 2023/1853 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/23668
KARAR NO : 2023/1853
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2017 tarihli ve 2016/94 Esas ve 2017/640 sayılı Kararı
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı) 3, 5/1 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2018/116 Esas, 2018/471 sayılı Kararı
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli ve 2018/255 Esas ve 2018/892 sayılı Kararı
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 62/1, 53, 58/9, 63 üncü maddeleri ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı) 3, 5/1. maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2019/448 Esas, 2020/589 sayılı Kararı
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.04.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi,
Sanığın üst aramasında ele geçtiği iddia olunan notların sanığın eli ürünü olmadığına,
Defterde ismi yazılı bulunan şahıslarla ilgili olarak herhangi bir soruşturma bulunmadığına,
Tapelerin hayatın olağan akışına uygun olduğuna,
Sanık ile ilişki ve irtibatı kurulamayan defterlerdeki yazılı notlardan, sanığın resmi bir siyasi partinin meclis üyesi olması ve bu sıfatla yürüttüğü kimi siyasi faaliyetleri dolayısıyla yapmış olduğu kimi telefon görüşmelerinden yola çıkılarak sanığın örgüt üyesi olduğunun kabulünün mümkün olmadığına,
Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine,
Her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil olmaması sebebiyle sanığın beraati gerektiğine, hukuka aykırı karar verildiğine,
Ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2017 tarihli ve 2016/94 Esas ve 2017/640 sayılı Karar kabulü
İlk Derece Mahkemesince “sanığın sosyal paylaşım sitesi üzerinden terör örgütü propagandası niteliğindeki ve sempati ve iltisak boyutunu aşan paylaşımlar sebebiyle kanaat getirilen kişiliği, örgüt çağrıları kapsamında gerçekleştirilen eylem ve propaganda niteliğindeki gösterilere katılım gösterme ve eleman temin etme, örgüt mensuplarından bu hususta talimat alma ve talimatları uygulamaya koyma yönündeki eylemleri, örgütsel bilgileri kuryelik faaliyeti kapsamında örgüt sorumlularına aktarma ve örgüt yapılanmasına eleman temin etme yönündeki eylemlerinin Yargıtay 16. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatları doğrultusunda silahlı örgüt üyeliği kabul edilebilecek ve yukarıda örnekleyici olarak sayılan haller kapsamda olduğu değerlendirilmek suretiyle sanığın örgütle arasında güven ilişkisinin tesis edildiği ve bu sebeple örgütle arasında organik bağ kurmak suretiyle PKK/KCK silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak örgüte katılım göstererek silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğinin ve tek bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde birden fazla kez sosyal paylaşım sitesi üzerinden örgüt propagandası yapmak suretiyle zincirleme terör örgütü propagandası suçunun işlediği sabit olduğu ve mevcut deliller göz önüne alındığında sanığın savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla, sanığın sabit görülen eylemine uyan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan TCK’nın 314/2 nci maddesi, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca cezalandırılmasına, verilen cezadan TCK’nın 62 nci maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılmasına, şartları oluşmadığından CMK’nın 231, TCK’nın 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın sabit görülen eylemine uyan terör örgütü propakandası yapmak suçundan suç tarihi itibariyle sanığın eylemlerinin 6352 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla 6352 sayılı Kanun’un geçici 1/b maddesi gereğince sanık hakkında kovuşturmanın ertelenmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..” gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2018/116 Esas, 2018/471 sayılı Karar kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince “Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 25.01.2018 tarih, 2017/2744 Esas ve 2018/136 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; UYAP kayıtlarının incelenmesinde, Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/489 Esas sayılı dosyası ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dava açıldığı ve yargılamasının halen devam ettiği, sanığa yüklenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu gözetilip, olaylar arasında hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığı, aynı olayları da kapsayıp kapsamadığının tespiti bakımından anılan kovuşturma dosyası celp edilerek öncelikle olaylar arasında hukuki veya fiili kesinti olup olmadığı tespit edildikten sonra mümkün olması halinde dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş olmaları durumunda ise onaylı örnekleri dosya arasına alındıktan sonra bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verildiği, anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf itirazları yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK’nın 280/1-d maddesi uyarınca hükmün bozulmasına,” karar verilmiştir.
C- Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli ve 2018/255 Esas ve 2018/892 sayılı Kararı
İlk Derece Mahkemesince “sanığın sosyal paylaşım sitesi üzerinden terör örgütü propagandası niteliğindeki ve sempati ve iltisak boyutunu aşan paylaşımlar sebebiyle kanaat getirilen kişiliği, örgüt çağrıları kapsamında gerçekleştirilen eylem ve propaganda niteliğindeki gösterilere katılım gösterme ve eleman temin etme, örgüt mensuplarından bu hususta talimat alma ve talimatları uygulamaya koyma yönündeki eylemleri, örgütsel bilgileri kuryelik faaliyeti kapsamında örgüt sorumlularına aktarma ve örgüt yapılanmasına eleman temin etme yönündeki eylemlerinin Yargıtay 16. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatları doğrultusunda silahlı örgüt üyeliği kabul edilebilecek ve yukarıda örnekleyici olarak sayılan haller kapsamda olduğu değerlendirilmek suretiyle sanığın örgütle arasında güven ilişkisinin tesis edildiği ve bu sebeple örgütle arasında organik bağ kurmak suretiyle PKK/KCK silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak örgüte katılım göstererek silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğinin ve tek bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde birden fazla kez sosyal paylaşım sitesi üzerinden örgüt propagandası yapmak suretiyle zincirleme terör örgütü propagandası suçunun işlediği sabit olduğu ve mevcut deliller göz önüne alındığında sanığın savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla, sanığın sabit görülen eylemine uyan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan TCK’nın 314/2 nci maddesi, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca cezalandırılmasına, verilen cezadan TCK’nın 62 nci maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılmasına, şartları oluşmadığından CMK’nın 231, TCK’nın 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın sabit görülen eylemine uyan terör örgütü propakandası yapmak suçundan suç tarihi itibariyle sanığın eylemlerinin 6352 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla 6352 sayılı Kanun’un Geçici 1/b maddesi gereğince sanık hakkında kovuşturmanın ertelenmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
D. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2019/448 Esas, 2020/589 sayılı Karar kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup, yakalanma ile temadi kesileceğinden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “23.09.2015” yerine yazılı şekilde gösterilmesi mahallinde giderilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmekle başkaca
bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1-Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/94 esas sayılı dosyasının 12.04.2016 tarihli birinci celsesinde sanığın huzurda hazır edilerek savunmasının alındığının anlaşılması karşısında; SEGBİS ile savunmasının alındığından bahisle savunma hakkının kısıtlandığına dair tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2-Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Sosyal paylaşım sitesi üzerinden terör örgütü propagandası niteliğindeki ve sempati ve iltisak boyutunu aşan paylaşımlar yapan, örgüt çağrıları kapsamında gerçekleştirilen eylem ve propaganda niteliğindeki gösterilere katılım gösteren ve eleman temin eden, örgüt mensuplarından bu hususta talimat alan ve talimatları uygulamaya koyan sanık hakkında örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiş yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2019/448 Esas, 2020/589 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.