YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7236
KARAR NO : 2008/10153
KARAR TARİHİ : 08.07.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Beldesi 1780 parsel sayılı taşınmazların tamamının öncesinin orman olduğunu, yörede 13.04.1999 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne çekişmeli parselin (C) ile işaretli 76.14 m2’lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ORMAN niteliği ile Hazine adına tesciline, (A) ile işaretli 645.48 m2’sinin tapusunun iptali ile tapunun beyanlar hanesinde 2/B uygulaması ile OSları dışına çıkarıldığının şerh verilmesine, kalan bölümler hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava;parselin tamamının öncesinin orman olduğu, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 21.05.1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 13.04.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunması halinde, kural olarak bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Ancak orman kadastrosu 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce yapılmışsa, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılacağını öngördüğünden, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakılan taşınmazların orman olup olmadığını belirlemekte yetersiz kalır. Bu halde, taşınmazın orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan iadeye tabi olacakların koşulları 5658 Sayılı Yasada gösterilmiştir.
Yörede 4785 sayılı yasa hükümleri gözetilmek suretiyle yapılmış bir orman kadastro çalışması bulunmadığından orman kadastro sınırları dışında kalıp da memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarında orman olarak görünen taşınmaz bölümlerinin de orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmesi gerektiği düşünülmelidir.
Raporu hükme esas alınan bilirkişilerce memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları yöntemince uygulanmış ve bu belgelerde orman alanında kalan 1780 sayılı parselin (C) harfi ile gösterilen bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmişse de rapora ekli memleket haritasının incelenmesinde yeşil alanda kalan bölümünün
kuzey batıya doğru daha geniş bir alanı kapsadığı, taşınmazın yarısına yakın bir bölümünün orman olduğu anlaşılmaktadır. Bu bölümün miktarının azaltılarak orman olan kısmın yüzölçümünün daraltılması doğru değildir. O halde dosyanın raporu hükme esas alınan … ve orman uzmanı bilirkişilere tevdii ile kendilerinden yeşil alanda kalan bu bölümü de gösterir infaza elverişli kroki alınması ve çevredeki geniş orman parselleri ile birlikte orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi zorunludur.
Bundan ayrı kesinleşen orman kadastro sınırları içinde iken 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu anlaşılan (A) harfli taşınmaz bölümüne ait tapu kaydının iptaline ve kaydın beyanlar hanesinde 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan sahada kaldığının şerh verilmesine karar verilmişse de bu bölümün Hazine adına tesciline karar verilmemiştir. Değinilen yönler göz ardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 08.07.2008 günü oybirliği ile karar verildi.