YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15608
KARAR NO : 2023/1825
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli ve 2017/374 Esas, 2018/84 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/73 Esas, 2018/282 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tanzim olunan 22.09.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle,
1.İstinaf başvuru dilekçesinde belirtilen itirazların değerlendirilmeden karar verildiğine,
2.Sanığın üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.TCK’nın 26 ve 30 uncu maddeleri kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğine,
4.Sanığın ByLock kullanmadığına,
5.ByLock delilinin hukuka uygun yöntemlerle ele geçirilmediğine, adli delil niteliği taşımayacağına,
6.Bilirkişi raporu alınmadığına,
7.Tespit ve değerlendirme tutanağı bulunmadığına,
8.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
”…FETÖ/PDY yapılanmasının kapsamında sanığın örgütün gizli iletişim aracı olarak kullandığı ByLock sistemini kullanması ve tanık anlatımına göre de FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin kullanmış olduğu gizli iletişim ağı olan ByLock programının sanıkta da var olduğu ve bu gizli program üzerinden tanık ile yazıştıkları; eylemlerinin Yargıtay’ın örgüt suçları açısından aradığı süreklilik ve çeşitlilik kriterine uyduğunun anlaşılmakla sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği anlaşılmakla 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 314/2 nci maddesinden cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.”
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suç tarihi ve tutuklama tarihinin yanlış yazılması haricinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden sanığın kullandığı iddia edilen ByLock programına ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip gerekirse teknik olarak programı kullandığının tespiti açısından HIS/CGNAT kayıtları ve HTS üzerinden uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-)Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin dijital verilerin incelenmesi sonucunda düzenlenen veri inceleme raporu, bu rapora dayanak teşkil eden gizli tanık Garson’un daha önce hakim huzurunda alınmış ifadesi ve delilin el konulmasına ilişkin hakimlik kararı getirtilerek sanık hakkında düzenlenen bir kayıt olup olmadığının tespit edilmemesi,
c-)Tanık ….’nın alınan ifadesinde sanık ile ByLock programından yazıştıklarını beyan etmesi karşısında tanık C. K.’nın kullandığı ByLock’a ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağının araştırılarak bulunması halinde dosyaya getirtilip sanığın ekli olup olmadığı araştırılmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
d-)UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıkla ilgili beyan bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa onaylı suretleri dosyaya getirtilip, gerekirse tanık veya tanıkların duruşmaya çağrılıp dinlenildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/73 Esas, 2018/282 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …