YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15712
KARAR NO : 2023/1873
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2017 tarihli ve 2017/157 Esas, 2017/204 sayılı Kararı ile
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2018/185 Esas, 2019/305 sayılı Kararı ile
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.10.2021 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.ByLock’un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
2.Veri inceleme raporunun hükme esas alınması nedeniyle kararın hukuka aykırı olduğuna,
3.Tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, yoruma ve duyuma dayalı olduğuna, etkin pişmanlıktan faydalanmak amacıyla verilen beyanlar olduğuna ve 17/25 sürecinden önceki tarihlere ilişkin olduğuna ve,
4.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bir bağ kurduğu, münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından gizliliği sağlamak amacıyla haberleşme için bir kısım örgüt mensupları tarafından kullanılan ByLock özel iletişim ağına dahil olarak yoğun bir şekilde kullandığı, örgütün mahrem (Emniyet Yapılanması) kısmının hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı, mahrem yapının sohbet toplantılarına katıldığı, evinde sohbet düzenlediği ve sohbet abiliği yaptığı, sohbetlerde sözde örgüt lideri …’in kitaplarının okunduğu, polis memuru olarak Karabük’te çalıştığı dönemde örgüte ait bekar evinde kaldığı, örgüt içerisinde 5’lik olarak tabir edilen seviyede olduğu, 15 Temmuz 2016 günündeki darbe girişiminden iki hafta önce tanık A.E.’e “asker müdahale edecek” diye beyanda bulunduğu, örgüte finansal destek sağladığı, ByLock içeriklerine göre 7 farklı örgüt mensubuyla irtibatlı olduğunun tespit edildiği, bunlardan “Sedat” kod adlı A.A.’ın örgütün mahrem hizmetler Siirt Emniyet mahrem yapılanması içerisinde imam (müdür sıfatıyla) olduğu ve sanığın örgütün emniyet mahrem yapılanmasında öğretmenlik ve vekillik görevlerinin bulunduğu, bu şekilde üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, suç tarihinin yanlış yazılması nedeniyle eleştiri konusu yapılan husus dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve tüm dosya kapsamına göre;
Gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme aracı olarak 197388 ID numaralı ByLock kullanıcısı olan, tanık beyanlarına göre sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katılan, evinde sohbetler düzenlenen ve bu sohbetlerde abilik yapan, emniyet mahrem yapılanması içerisinde “SAYA” olarak “FETÖ mensubu olup-gassalın elindeki meyyit- olarak ifade edilen, zaafları olmayan, her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş polis memuru” şeklinde kodlandığı tespit edilen sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiklerinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler de yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle… Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2018/185 Esas, 2019/305 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Siirt 2.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.