Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/5345 E. 2008/8559 K. 09.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5345
KARAR NO : 2008/8559
KARAR TARİHİ : 09.06.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 167 ada 4 parsel sayılı 1377,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın taşlık, … ve hali yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi ühkmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın taşlık, … ve hali nitelikte Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu savı ile tesbitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep ederek dava açmıştır. Hazinenin orman savı yoktur. Davada, Orman Yönetimi taraf değilse de, uzman orman bilirkişi aracılığı ile resmi belgelere dayalı yapılan incelemede taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve taşınmaz eğiminin % 30-40 olduğu ve batıdaki orman parselinden Devlet karayolu ile ayrıldığı ve diğer üç yönden meyve bahçesi ile çevrili olduğu ve üzerinde meyve ağaçları bulunan ve 1959 tarihli memleket haritasında açıklık alan olarak göründüğü ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiştir. Ziraat bilirkişi raporunda ise; taşınmazın ortalama eğiminin % 20-30 olduğu, üzerinde 10-12 yaşlarında çeşitli sayı cinste meyve ağaçları bulunduğu ve 7-8 yıldır … işlemeli … yapılmadığı, otu biçilmek suretiyle faydalanıldığı 5403 sayılı … Koruma ve Arazi Kullanımı Yasasının 3. maddesi (j) bendi anlamında … arazisi olduğu söylenmiş ve bu raporlara dayanılarak mahkemece davanın reddine karar verilmişse de alınan raporlar ve yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Taşınmazın belgesizden davalı adına kadastroda tesbiti yapılmıştır. Davacı Hazinenin savı karşısında, 3402 Kadastro Yasasının 14 ve 17. maddelerine göre kadastro tesbitinden öncesine ilişkin 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin ya da imar ihyanın varlığını davalının kanıtlaması gerekir.
Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımları, taşınmazın otunu biçmek suretiyle kullanıldığı şeklinde soyut olup, kullanıma ilişkin beyanlar maddi olaylara dayalı olmadığı gibi, taşınmazın kimden kime kaldığı, kimlerin ne süreyle ne şekilde kullandığı ve zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı konularında
ayrıntılı bilgi alınmamıştır. Kaldı ki; taşınmaz memleket haritasında beyaz renkli açık alanda kaldığı bildirilmişse de, memleket haritasında yeşil alanların … rumuzlu, açık alanların ise seyrek vasıfta meşe rumuzları ile işaretlendiği ve renkli fotoğrafında kahverengi rumuzlu orman toprağı görünümünde olduğu görülmektedir. Ayrıca uzman orman bilirkişi tarafından taşınmazın … fotoğraflarındaki görünümü ile 1980 li ve 1990’lı yıllara ait fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftası getirtilerek taşınmaz ve çevresinin davalı olan aynı adadaki diğer parsellerle birlikte o tarihlerde kullanılıp kullanılmadığı ve sözü edilen bu haritalarda mülkiyet sınırının gözüküp gözükmediği özel aletlerle ve bilimsel yöntemlerle araştırılıp incelenmemiştir. Bu nedenle;
Mahkemece, en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile 1980’li ve 1990’lı yıllara ait fotogometri yöntemiyle düzenlenen pafta ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer resmi haritalar ve belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, Hazineye karşı gerçek kişinin zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının varlığını kanıtlaması ve araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, gerekirse … numunesi de alınmak suretiyle bilimsel inceleme yaptırılarak bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği ve zilyetliğin sürdürülüş biçimi sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup
oluşmadığı belirlenmeli; taşınmazın salt otunu biçmenin zilyetliğin kanıtı olamayacağı tartışılmalı, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, gerekiyorsa murisler yada bayiler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 09.06.2008 günü oybirliği ile karar verildi.