Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8952 E. 2023/1996 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8952
KARAR NO : 2023/1996
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki takibin iptaline ilişkin şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile takibin şikayetçi borçlular yönünden iptaline karar verilmiştir.

Kararın şikayet edilen alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edilen alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlular şikayet dilekçesinde; takibe konu edilen bonoda vade tarihinin olmadığını, bononun bu haliyle kambiyo vasfında olmadığını, vadesi olmayan senedin düzenleme tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ibraz edilmesi gerektiğini, düzenleme tarihinden iki yıl sonra başlatılan takibin iptali gerektiğini, ayrıca borca ve ferilerine ilişkin tüm itiraz ve dava haklarını, mükerrer takibe ilişkin tüm hakları ile faktoring sözleşmesine ilişkin tüm hukuki haklarını saklı tuttuklarını belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; takibe konu bonoya ilişkin şikayetçilere ihtarname tebliğ edildiğini, şikayetçilerin keşideci ve avalist sıfatına haiz olduğu bu nedenle bir sene içinde ibraz şartı aranmayacağını, zamanaşımı süresi dolmadan takibe geçildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu edilen bononun lehtarının … Kredi Faktoring A.Ş. olduğu, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu’nun 9/2. maddesi ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesi uyarınca bono yönünden alacağını ve yetkili hamil olup olmadığını fatura ile tevsik etmesi gerektiği, takibe konu edilen senedin tahsile konulabilmesi için bahsi geçen kanun ve yönetmelikte yazılı koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının yargılamayı gerektirdiği, İİK’nın 170/a-2. maddesi gereğince icra mahkemesi, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyebileceği, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 8/1. maddesinde öngörülen şartın gerçekleşip gerçekleşmediği dolayısı ile alacaklının yetkili hamil olup olmadığı, alacağın miktarı ve tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2021/13943 Esas sayılı icra dosyasında başlatılan takibin davacı/borçlular yönünden İİK’nın 170/a-2. maddesi uyarınca iptaline, İİK 170/a maddesinde tazminat düzenlemesi bulunmadığından davacıların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayet edilen alacaklı istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece herhangi bir belge istenilmeden, belgeler üzerinde inceleme yapılmadan kanuna aykırı karar verildiğini, mahkemece kambiyo vasfına ilişkin olarak yalnızca şekil yönünden inceleme yapılabileceğini, mahkemenin bononun faktoring sözleşmesi çerçevesinde verilip verilmediği, teminat senedi olup olmadığı konularında denetim yapmasının görev sınırını aştığını ayrıca davacı tarafın bu yönde bir talebi veya beyanı olmadığını, 6361 sayılı Yasa’nın belirttiği tüm yükümlülükleri yerine getirerek dava konusu bononun iktisap edildiğini, davacılara ihtarname tebliğ edildiğini, senedin kambiyo vasfına haiz olduğunu, yasal sürede takibe geçildiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu’nun 9/2. maddesi ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesi uyarınca bono yönünden alacağını ve yetkili hamil olup olmadığını fatura ile tevsik etmesi gerektiği, takibe konu edilen senedin tahsile konulabilmesi için yukarıda bahsi geçen kanun ve yönetmelikte yazılı koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının yargılamayı gerektirdiği, İİK’nın 170/a-2. maddesi gereğince icra mahkemesi, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek takibin iptaline karar verebileceği, bu nedenle mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayet edilen alacaklı temyiz dilekçesinde; mahkemenin İİK 170/a-2 maddesi çerçevesi dışına çıkarak inceleme yaptığını, takip dosyasına faktoring sözleşmesi ve buna ilişkin belgeler sunulmamış olmasına rağmen alacaklının ünvanında faktoring olmasından hareketle boşlukları tamamlayarak 6361 sayılı yasanın 9/2 maddesine ve bu maddeye istinaden çıkarılan yönetmeliğin 8/1 maddesine aykırı olduğu sonucuna varıldığını, varsayıma dayalı olarak herhangi bir bilgi belge olmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6361 sayılı yasada alacakların ödeme vasıtası olarak alınan veya alınacak olan kambiyo senetlerine ilişkin bir atıf olmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte takibin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 170/a-2 maddesi, 6361 sayılı Kanun 9/2. maddesi, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 8/1. maddesi ve ilgili hükümleri

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

HK/MBÇ