Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/2809 E. 2023/835 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2809
KARAR NO : 2023/835
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, tayin olunan 14.02.2023 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karar bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu … Mahallesi 1805 ada 1 parsel sayılı taşınmazın satışına karar verilmesi adına … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/762 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, iş bu dosyada dava konusu taşınmazın toplamda 2.731.401,00 TL’den aşağı olmamak üzere satılmasına yetki ve izin verildiğini, vekil edeni ile davalılardan Nusrettin Özer arasında 07.07.2014 tarihinde taşınmazın satışının ne şekilde ve miktarda yapılacağına ilişkin sözleşme tanzim edildiğini, sözleşmede dava konusu taşınmazın 2.750.000,00 TL bedelle davalı … Özer’e satışına ve davalının taşınmazın satış bedelini ne şekilde ödeyeceğinin düzenlendiğini, 21.07.2014 tarihinde iş bu sözleşmeye ek bir sözleşme daha yapılarak evrak teslim tarihinin 15.09.2014 olarak belirlendiğini, müvekkili vakfın edinimlerine uygun hareket ederek 21.07.2014 tarihinde dava konusu taşınmazı tapuda davalı tarafa devir yaptığını, davalı tarafın edinimlerini yerine getirmeyerek müvekkili mağdur ettiğini, … 2. Noterliğinin 02437 yevmiye No.lu ve 21.02.2017 tarihli ihtarname ile davalı tarafa ihtar çekerek taahhüt etmiş olduğu borcunu ödemesi ve ödemelere ilişkin belgeleri vakfa teslim etmesini istemiş olmasına rağmen gereklerin yerine getirilmediğini belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili vakıf adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; vekil edenlerinin sözleşme yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin devam ettiği, davacı tarafın irade sakatlığı hallerine dair bir iddiasının bulunmadığı, davalı taraf her ne kadar sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmemiş olsa da, sözleşme feshedilmediği için tapunun bu haliyle iptal edilip davacı adına tescil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında geçerliliğini koruyan sözleşmenin bulunmadığını, 07.07.2014 ve 21.07.2014 tarihli sözleşmelerin imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak taşınmazı davalıya devrettiğini ancak davalının sözleşme ile yüklendiği edimini yerine getirmediğini, davalıya gönderilen ihtarnamede edimlerin ifa edilmemesi halinde yasal yollara başvurulacağının belirtildiği, davalı yanın borçlarını ifa ettiğine ilişkin belgeyi sunmayacağına ilişkin karşı ihtarnamesinin dosyaya sunulduğunu, davalının edimlerini yerine getirmediğini, müvekkillerinin ihtarına davalının edimini ifa etmeyeceğine ilişkin cevabi ihtarnamesi ile sözleşme ilişkisinin son bulduğunu, açılan tapu iptal ve tescil davasının sözleşme ilişkisinin son bulduğu anlamını taşıdığı, tapu iptal ve tescil talebinin doğal olarak sözleşmenin feshini de içerdiğini, aksi düşüncelerinin olması halinde dava ile sözleşmenin ifasına ilişkin talepte bulunacaklarını, ayrıca sözleşmenin feshedilmediğinden bahisle davanın reddedilmesi halinde öncelikle kendilerine eksikliğin giderilmesi için süre verilmesi gerektiğini, bu dava sonucunda sözleşmenin feshedilerek yeniden dava açmanın kesin hüküm sonucuyla karşılaşılacağını, karşılıklı borç yükleyen akitlerde TBK’nın 124 üncü maddesi gereği davalı tarafa mehil verilmeksizin sözleşmenin feshi mümkün olmasına rağmen davalıya mehil verildiğini, TBK’nın 125 ve 126 ncı maddeleri çerçevesinde sözleşmenin feshedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin ani edimli sözleşme veya sürekli edimli sözleşme olarak kabulü halinde dahi açtıkları dava ile sözleşmeyi feshettiklerinin açık olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre bedelin anlaşmaya uygun olarak ödenmemesi halinde tapunun iadesinin ek sözleşmede düzenlendiği, Türk Borçlar Kanunu’nun 246 ncı maddesinde taşınır satışına dair hükümlerin kıyas yolu ile taşınmaz satışlarında da uygulanacağı öngörülmüş olup aynı Yasa’nın 235 inci maddesi hükmü gereğince bedel ödenmediği takdirde taşınmazın mülkiyetinin iade edileceğine dair ihtirazi kaydın konulması halinde tapu iptal tescil talebinin dinlenebileceği, davacı yana yapılacak iade tapu devrini içermekte olup iade şartları ve tapunun geri alımına ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerektiği, yerel mahkemenin gerekçesinde yer aldığı üzere taraflar arasındaki sözleşmenin TBK’nın 123 ve devamı maddelerinde belirtilen şekilde feshedilmeksizin tapunun geri alınması talebinde bulunulmasınında yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine benzer nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup uyuşmazlık davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı, hükmün fer’ilerinde usul ve yasaya aykırılık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Hukukî işlem” kenar başlıklı 706 ncı maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
“Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır…”

3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Şekil” kenar başlıklı 237 nci maddesi söyledir:
“Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır.
Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz.
Önalım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır”

4. 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ncı maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
“Mülkiyete, mülkiyetin gayrı ayni haklara ve müşterek bir arzın hissedarları veya birbirine muttasıl gayrimenkullerin sahipleri arasında bunlardan birinin veya bir kaçının o gayrimenkul üzerinde mevcut veya inşa edilecek binanın, muayyen bir katından veya dairesinden yahut müstakillen istimale elverişli bir bölümünden munhasıran istifadesini temin gayesiyle Medeni Kanun’un 753 üncü maddesi hükümlerine göre irtifak hakkı tesisine veya tesisi vadine mütedair resmi senetler tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri tarafından tanzim edilir…”

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.