Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/17587 E. 2007/1323 K. 01.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17587
KARAR NO : 2007/1323
KARAR TARİHİ : 01.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı köy tüzelkişiliği, Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 141 ada 1 parsel sayılı 15.280,01 m2, 141 ada 11 parsel sayılı 2505,40 m2, 141 ada 12 parsel sayılı 4743.20 m2, 141 ada 13 parsel sayılı 2873.18 m2, 141 ada 14 parsel sayılı 4710.14 m2, 141 ada 15 parsel sayılı 9033 m2, 141 ada 16 parsel sayılı 4367 m2, 141 ada 17 parsel sayılı 7000 m2, 141 ada 18 parsel sayılı 4663.38 m2, 141 ada 19 parsel sayılı 5159.48 m2, 141 ada 20 parsel sayılı 8897.13 m2, 141 ada 23 parsel sayılı 501.08 m2, 141 ada 22 parsel sayılı 4600 m2, 141 ada 24 parsel sayılı 700 m2, 141 ada 25 parsel sayılı 18.300 m2, 141 ada 27 parsel sayılı 13.200 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kişilerin işgalinde oldukları da belirtilerek mera olarak sınırlandırılmış, 142 ada 1 parsel sayılı 1033 m2, 141 ada 3 parsel sayılı 2500 m2, 141 ada 4 parsel sayılı 800 m2, 141 ada 5 parsel sayılı 1800 m2, 141 ada 6 parsel sayılı 2500 m2, 141 ada 7 parsel sayılı 10.000 m2, 141 ada 8 parsel sayılı 4900 m2, 141 ada 9 parsel sayılı 2000 m2, 141 ada 10 parsel sayılı 900 m2, 141 ada 21 parsel sayılı 2467 m2, 141 ada 26 parsel sayılı 1500 m2, 141 ada 2 parsel sayılı 200 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kişilerin zilyetliğinde olduğu da şerh edilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, kadastro mahkemesinde çekişmeli taşınmazların kendisine ve diğer mirasçılara muris Canip Asal’dan kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece 30 günlük askı ilan süresi içinde dava açılmadığından görevsizlikle dosyanın görevli … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 141 ada 4 ila 21, 23, 24, 26 ve 142 ada 1 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile, 141 ada 1 parselin (H) harfli 14.550,65 m2, 141 ada 17 parselin (D) harfli 6671.22 m2, 141 ada 22 parselin (F) harfli 786.72 m2, 141 ada 25 parselin (B) harfli 12.283,58 m2, 141 ada 27 parselin (J) harfli 7641.13 m2, 141 ada 3 parselin (L) harfli 1078.56 m2 bölümlerinin ifraz edilerek tapu kayıtlarının iptaline, … parsel numarası verilerek Canip Asal mirasçıları adlarına ve hisseleri oranında iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre tapuya kayıt ve tesciline 141 ada 2 parsel ile 141 ada 1 parselin (G) harfli 729.35 m2, 141 ada 17 parselin (C) harfli 328.77 m2, 141 ada 22 parselin (E) harfli 3813.27 m2, 141 ada 25 parselin (A) harfli 6016.42 m2, 141 ada 27 parselin (I) harfli 5558.86 m2, 141 ada 3 parselin (K) harfli 1421.43 m2 bölümlere yönelik davanın reddine, … parsel numarası verilerek mevcut tapu maliklerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı köy tüzelkişiliği, Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Davacı gerçek kişi kadastro mahkemesinde 28 parsça taşınmazın kendisine muris Canip Asal dan kaldığı iddiası ile kadastro tespitine itiraz davası açmış, kadastro mahkemesince davanın 30 günlük askı ilan süresi içinde açılmaması gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dava dosyası asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Bu durumda, dava tapu iptali ve tescil davası niteliğine dönüşmüştür. Çekişmeli taşınmazlardan bir kısmı mera olarak sınırlandırılmış, bir kısmı ise orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazların uzmanlığına başvurulan bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yapılan araştırmada kısmen orman sayılan kısmen de orman sayılmayan yerlerden olduğu raporu nazara alınarak ve orman sayılmayan yerlerde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulmuşsa da mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir.
Dosya içinde bulunan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.01.1962 tarih 1948/1275-1 sayılı dosyasında bazcaarmut köy tüzel kişiliği tarafından muris Canip Asal mirasçılarına karşı meraya elatmanın önlenmesi talebi ile dava açıldığı, bu davada ağaca köy tüzel kişiliği ile belediye başkanlığının müdahil olarak davaya katıldıkları, yapılan yargılama sonucunda mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin Kıraç, Bozcaarmut ve … Köyleri arasında bulunan büyükeğrek mevkiindeki … yaylağı olarak bilinen yer içinde kalan tüm yönlerden orman niteliğindeki taşınmazlar ile çevrili taşınmazın mera vasfında olduğu, davalıların merayı sürerek kullandıkları, kişilerin dayandığı 1322 tarih 77 nolu tapu kaydının taşınmaza ait olmadığı gerekçeleri ile davalıların elatmalarının önlenmesine karar verildiği, sözkonusu kararın 1. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, icra tetkik mercii hakimliğinin 14.05.1985 tarih ve 1982/7-2 sayılı kararı ile 15.07.1971 tarihli krokide gösterilen 89.995 m2 yüzölçümündeki bölümün köy tüzelkişiliğine teslimine karar verildiği kabul edilerek bunun dışında kalan 17.050 m2’lik bölümün teslim dışı bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazların resmi belgelerde bir bölümünün ormanlık alanda kısmen de açık alada kaldığı, bazılarının üzerinde dağınık ve seyrek halde bozuk vasıflı karaçam ağaçlarının bulunduğu, memleket haritasında çekişmeli taşınmazların 4 yönden ibreli ve yapraklı ağaç işaretli ormanlık alanda kaldığı, eylemli olarak ise tüm yönlerden bozuk vasıflı karaçam ağaçlarından oluşan normal koru ormanı ile çevrili olduğu, asliye hukuk mahkemesinin 15.01.1962 tarih 1948/1275-1 sayılı dosyasında bozcaarmut köy tüzel kişiliği tarafından muris Canip Asal mirasçıları aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davasında Canip Asal mirasçılarının elatmalarının önlenmesine karar verildiği, hükme esas krokide de çekişmeli taşınmazın 4 yönden orman olarak gösterildiği ve çekişmeli taşınmazların tamamının 6831 Sayılı Yasanın 17-2. maddesine göre orman içi açıklığı konumunda oldukları anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.

6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazların özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi kadastro mahkemesinde açılan tespite itiraz davası dava konusu taşınmazlarla ilgili kadastsro tutanaklarının kesinleştiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek Asliye Hukuk Mahmesine gönderildiğine göre, dava tapu iptali ve tescil davasına dönüşeceğinden kadastro sırasında mera olarak sınırlandırılan taşınmazların özel siciline yazılmadan, orman niteliği ile Hazine adına tespitleri yapılan taşınmazların da Hazine adına tapu kayıtları oluşturulmadan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali şeklinde infazda duraksama yaratacak biçimde karar verilmiş olması da doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı …, Orman Yönetimi ve davalı Köy Tüzelkişiliğinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 01/02/2007 günü oybirliği ile karar verildi.