Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/11111 E. 2008/14648 K. 06.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11111
KARAR NO : 2008/14648
KARAR TARİHİ : 06.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydının iptal ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.03.2006 gün ve 2006/2368-3438 sayılı bozma kararında özetle; (Kesinleşmiş orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritaların zemine aplikesine dayalı keşif sonucu uzman bilirkişi ve … elemanı bilirkişi tarafından müştereken düzenlenen rapor ile, kabule konu çekişmeli parselin krokisinde (B) ile gösterilen bölümünün, 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bırakıldığı, Aralık 1948 tarih ve 77 sıra numarasıyla tapuya tescil edildiği, 1979 yılında da 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ile oluşan orman kadastro haritasına uygun olarak, Aralık 1948 tarih 77 sıra numaralı orman tapusunun oluştuğu, Devlet Ormanı olarak tapuda kayıtlı taşınmazın, 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması halinde sadece niteliğinin değişeceği, taşınmazın tapulu olma durumunun değişmeyeceği, bu nedenle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu edilemeyeceği, hukukumuzda ilk kez orman dışına çıkarmaya ilişkin yasal düzenlemenin, 1961 Anayasasının ormanla ilgili 131. maddesindeki değişikliğe paralel olarak 04.07.1973 tarihinde yürürlüğe giren 1744 Sayılı Yasayla yapıldığı, gerek 3116 Sayılı Yasanın 13. ve 11/4 maddesi gereğince tahditi yapılıp kesinleşen ormanların hiçbir resim ve harç alınmadan Hazine adına tescil edileceği, orman niteliğiyle Hazinenin mülkü olan taşınmazın nitelik kaybı nedeniyle orman reejmi dışına çıkarıltılması halinde Hazinenin mülkiyet hakkının taşınmazın niteliği değişmiş olarak devam edeceği, 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre Orman Bakanlığının emrine geçeceği, Orman Bakanlığı bu yerleri Anayasanın 170. maddesi gereğince bir kamu hizmetinin yerine getirilmesi için kullanılacağından bu tür yerlerin 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi hükmüne göre imar ihya ve zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanların, fiilen orman olduğunun saptanması halinde, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 11. madde hükmüne Hazine tarafından bu yerlerin Orman Genel müdürlüğüne tahsis edilmesinin zorunlu olduğu, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 18/2. maddesi hükmüne göre “Yasaları uyarınca devlete kalan taşınmaz mallar tapuda kayıtlı olsun olmasın zilyetlikle kazanılamayacağı.” Yasanın bu maddesinde “yasaları uyarınca devlete kalan taşınmaz malların”
-2-
2008/11111 – 14648

hangi malları kapsadığı sayılmamışsa da 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan yerler ile geçerli bir işlemle makiye ayrılan yerlerin de 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi anlamında “yasalar uyarınca devlete kalan taşınmaz mallar” olduğu kabul edilmesi, bu nedenle dahi davanın reddine karar verilmesi) gereğine değinilmiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alan niteliğiyle Hazine adına tapuda kayıtlı olan … Köyü 136 ada 15 sayılı parselin, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapu kaydını iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 1975 yılında yapılıp 07.03.1978 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 07.03.1979 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 2002 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. madde hükümlerine göre yapılıp dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması mevcuttur.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 06/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.